Ana içeriğe geç
Sözlük

ispat ile cümle

ispat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.L'efficacia del modello AIMS è oramai dimostrata:
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.АИМН вече е доказан модел.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.АИМН на данный момент является проверенной моделью.
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.آيمز الآن هي نموذج مثبَت
AMBE şimdi kendini ispatlamış bir model.私たちはこれを増やす必要があります
Analizde ilerlediğimizde, bunu, daha ispat ağırlıklı yaparız. -n! 분의 x의 n 제곱 함수를
Analiz dersinde başarılı olmak veya yaptıklarımızın önemini kavramak için bu ispata ihtiyacınız yok.Pero la voy hacer posiblemente.
Ancak bence bunu ispat etmek için deneysel olarak da yapılabilecek müthiş bir örnek var.Credo ci sia un esempio veramente affascinante di cosa si possa fare sperimentalmente per dimostrarlo.
Ancak bence bunu ispat etmek için deneysel olarak da yapılabilecek müthiş bir örnek var.Istnieje fascynujący przykład na to, co można eksperymentalnie zrobić aby to zademonstrować.
Ancak bence bunu ispat etmek için deneysel olarak da yapılabilecek müthiş bir örnek var.이를 시연해보일 수 있는 굉장히 멋진 예가 하나 있다 하겠습니다.
Ancak bence bunu ispat etmek için deneysel olarak da yapılabilecek müthiş bir örnek var.Nhưng tôi nghĩ có một ví dụ thực sự ấn tượng về việc ta có thể thực nghiệm để chứng minh thực tế điều này.
Ancak bence bunu ispat etmek için deneysel olarak da yapılabilecek müthiş bir örnek var.אבל אני חושב שיש דוגמא באמת מרתקת על מה שניתן לעשות באופן ניסיוני כדי לנסות ולהציג זאת.
Ancak bence bunu ispat etmek için deneysel olarak da yapılabilecek müthiş bir örnek var.و لكن أعتقد أن هناك مثال رائع بالفعل عما يستطيع الشخص فعله لاستيضاح ذلك.
Ancak bence bunu ispat etmek için deneysel olarak da yapılabilecek müthiş bir örnek var.非常に興味深い例があります 飲料水媒介の感染の場合は
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.Detta argument, som det är givet här, är bara giltigt för trädsökning.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.Ich sollte dazusagen, dass dieses Argument nur für Baumsuchen gültig bleibt.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.Maintenant, je devrais dire que cet argument ne tient que pour le parcours d'arbre.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.Men jeg bør sige, at dette argument kun holder som det står, for træsøgning.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.Nyní bychom měli říct, že takto to platí pouze pro stromové prohledávání.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.Ora devo dire che questo ragionamento funziona solo nella ricerca ad albero.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.Ten argument, co powinienem powiedzieć, obowiązuje tylko dla dzrzewa przeszukiwań.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.Teraz by sme mali povedať, že toto platí len pre stromové prehľadávanie.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.Это доказательство в данной формулировке действительно только для поиска по дереву.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.הטיעון הזה, יש לציין, תקף רק לגבי חיפושי עץ.
Ancak bu ispatın yalnızca "ağaç yapılı arama" için geçerli olduğunu söylemeliyim.木探索が行われた時のみです グラフ探索ではもう少し複雑になりますが
Ancak, hala var olmadığını ispatlamış değiliz.Ma non abbiamo ancora dimostrato che non esiste.
Ancak, hala var olmadığını ispatlamış değiliz.Pero aún no hemos demostrado que no existe.
Ancak, hala var olmadığını ispatlamış değiliz.Въпреки това все още не сме демонстрирали, че не съществува.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Bez względu na pieniądze i spory, dowody są wszędzie.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.하지만 돈이나 논쟁을 떠나서 증명은 세상 어디에나 존재합니다.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Mais au-delà de l'argent et des argumentations, les démonstrations sont partout.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Ma oltre al denaro e ai ragionamenti le dimostrazioni sono ovunque.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Pero más allá del dinero y los debates, hay demostraciones por todos lados.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.Но отвъд парите и аргументите, доказателствата са навсякъде.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.אבל מעבר לכסף ולוויכוחים, ההוכחות נמצאות בכל מקום.
Ancak para ve tartışmaların ötesinde, ispatlar her yerde.ولكن ما وراء المال والمجادلات البراهين في كل مكان
Arkadaşlarımın 20 yılını aldı. Onlardan üçünün eksik ispatları vardı.Meine Freunde benötigten 20 Jahre für diesem Beweis, wobei dieser bei drei von ihnen nicht vollständig war.
Artık genel türev formülünün ispatına geçebiliriz. " n üssü x'in türevini alalım.la prueba de la derivada de la forma general. Pues, tomamos la derivada de x al n.
Artık genel türev formülünün ispatına geçebiliriz. " n üssü x'in türevini alalım.اثبات مشتقة الصيغة العامة دعونا نأخذ مشتقة x^n
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Au sujet du pouvoir de la musique, je me souviens d'une anecdote.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Een bewijs voor hoe krachtig ik muziek vind, was in de tijd dat ik nog soldaat was.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.음악의 힘을 깨닫게 되던 순간에 대해 증언을 하나 하자면 제가 예전에 소년병이던 시절,
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Một ví dụ về sức mạnh của âm nhạc đó là khi tôi ra trận.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Przykładem na to, jak bardzo odbieram muzykę jako potężną siłę, to kiedy wciąż jeszcze byłem żołnierzem.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Uma das provas que encontrei para o poder da música foi na altura em que era soldado.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Una prova di come ho scoperto che la musica è potente è quando ero ancora un soldato.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Доказательство того, что в музыке есть сила, я нашёл, когда был солдатом.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.עדות אחת למה שהמוסיקה היא בעיני וכמה היא חזקה, היא אז, כשהייתי עוד חייל.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.أحد الشهادات حول كيف أجد الموسيقى قوية هو عندما كنت مازلت جندياً في ذلك الوقت.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.感じた経験が僕にはある 子ども兵だったとき 僕は北のやつらが嫌いだった
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Az emberek csak azt teszik meg amiben hisznek is.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.De facto, as pessoas fazem coisas que provam aquilo em que acreditam.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.De fapt, oamenii vor face lucrurile care dovedesc ceea ce cred.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.De hecho, la gente hará las cosas que demuestren sus creencias.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Di fatto, la gente fa le cose che testimoniano ciò in cui credono.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.En fait, les gens vont agir pour prouver ce en quoi ils croient.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Faktanya, orang-orang akan selalu melakukan hal-hal untuk membuktikan apa yang mereka yakini.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Faktisk, vil mennesker gøre ting der beviser hvad de tror på.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.Faktum är folk kommer göra sakerna som bevisar vad de tror på.
Aslına bakılırsa, insanlar... ...neye inandıklarını ispatlamak için yaparlar.사실상, 사람들은 그들의 신념을 증명하는 일을 할 것입니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod