Ve, tabii ki, mesele sadece navigasyon değil işlemek de önemlidir.And, of course, it's not just about navigation, but about manipulation as well.
Bu işleme, piyasa fiyatına göre fiyat belirleme deniyor.And this is actually called marking to market.
Çünkü şuan, ekonomimiz Paul Hawken'in dediği gibi işlemektedir;Because right now, our economy by and large operates as Paul Hawken said,
Chappie gibi bir sarsıntı işlemek için ben daha çok daha geniş alnına hakkında Bu.A chappie has to be a lot broader about the forehead than I am to handle a jolt like this.
Randevusunu işleme almayın.Don't validate parking.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.But of course the task is to create the institutions that make that global society work.
Artık bu model işlememektedir.And that this model is no longer working.
Beyni işlemek gerçekten çok kolay;The brain is very, very malleable;
Burada da görüldüğü gibi bu sistemler oldukça hızlı bir şekilde işlemektedir.You can see here, these systems are extremely fast.
Allah'ın üzerinizdeki fazlına karşılık salih amel işlemezsen, bu necisliktir.If you do not do goodness for the favours that Allah(swt) bestowed on you, that is filthiness.
Değişken elemesinde kullanılan ilk işleme "çarpanları birleştirme" denir.The first operation in variable elimination is called joining factors.
Şimdi w vektörünü de işleme dahil edersek, bunun w ile nokta çarpımı nedir?And then the vector w, we already know what that is. So dot w is equal to what?
4, 5 ya da 6 boyutlu bir evrende de işlemez.It doesn't work in a universe with four dimensions of space, nor five, nor six.
Bunu basit veri işleme yolu ile kendiniz bulabilirsiniz.We can actually figure it out using really basic signal processing.
Bu yüzden günah işlemeye zorlandım. Yaşamak için günah işlemek. Sağ kalabilmek için günah işlemek.And therefore I was forced to sin, forced to sin to make a living, forced to sin to make a living.
Ama sıklıkla bu ifadeleri kesir gibi işleme sokabilirsiniz.U, which we set to be equal to x^4 plus 7. And then du is equal to this.
Yelken kuşlarının korkunç bir ünü vardır Fakat gariplikleri her zaman onların aleyhine işlemezFrigates have a fearsome reputation but the odds are not all in their favor
Yani çok fazla arka uç sinyal işleme var, ama birden çoğa değil, çoktan çoğa.So there's a lot of back-end signal processing, not for one to many, but for many to many.
-O dereceden sonra da mantık ya da sağduyu işlemez.Reason or common sense doesn't work any more.
Sineğin beyni gelen bilgiyi bu oldukça ince nöron ağıyla işlemeye çalışmaktadır.Sineğin beyni gelen bilgiyi bu oldukça ince nöron ağıyla işlemeye çalışmaktadır.
RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Ademi oraya koydu.Yahweh God took the man, and put him into the garden of Eden to dress it and to keep it.
Onun önünde kusursuzdum, Suç işlemekten sakındım.I was also perfect toward him. I kept myself from my iniquity.
Bütün bu olaylara karşın Eyüp günah işlemedi ve Tanrı'yı suçlamadı.In all this, Job did not sin, nor charge God with wrongdoing.
-Kimsenin canına lanet ederek Ağzımın günah işlemesine izin vermedim-(yes, I have not allowed my mouth to sin by asking his life with a curse);
Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaStand in awe, and don't sin. Search your own heart on your bed, and be still. Selah.
Onun gözünde kusursuzdum, Suç işlemekten sakındım.I was also blameless with him. I kept myself from my iniquity.
Suç işlemediğim halde, Koşuşup hazırlanıyorlar. Kalk bana yardım etmek için, halime bak!I have done no wrong, yet they are ready to attack me. Rise up, behold, and help me!
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Yet they still went on to sin against him, to rebel against the Most High in the desert.
Yine de günah işlemeye devam ettiler, Onun harikalarına inanmadılar.For all this they still sinned, and didn't believe in his wondrous works.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.I have hidden your word in my heart, that I might not sin against you.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Surely there is not a righteous man on earth, who does good and doesn't sin.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.and you took your embroidered garments, and covered them, and set my oil and my incense before them.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Because Ephraim has multiplied altars for sinning, they became for him altars for sinning.
Öyleyse ne diyelim? Lütuf çoğalsın diye günah işlemeye devam mı edelim?What shall we say then? Shall we continue in sin, that grace may abound?
Öfkelenin, ama günah işlemeyin. Öfkenizin üzerine güneş batmasın."Be angry, and don't sin." Don't let the sun go down on your wrath,
‹‹O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı.››who did not sin, "neither was deceit found in his mouth."
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.If we say that we haven't sinned, we make him a liar, and his word is not in us.
Mesihte yaşayan, günah işlemez. Günah işleyen Onu ne görmüştür, ne de tanımıştır.Whoever remains in him doesn't sin. Whoever sins hasn't seen him, neither knows him.
(Cennettekiler) Yeşil yastıklara ve harikulade güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.Reclining on green cushions and rich carpets excellent.
Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.But persisted in that greater sin,
Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.He will tell them the truth of what they were doing.
Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.God verily knows what they do.
Şu halde onların işlemekte olduklarından dolayı üzülme."So grieve not for what they are doing.
Kavmi ona doğru koşarak geldi; onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler.His people came excited to him. They were addicted to sin already.
Hepinizin dönüşü Allah'adır, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.To God have all of you to return, when He will tell you what you were doing.
Yusuf: "Günah işlemekten Allah'a sığınırım, doğrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi baktı."God forbid!" he said; "he is my master who has approved my stay.
Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar.Reclining on green cushions and rich carpets excellent.
İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.Then the foremost, how pre-excellent,
Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.Yet man is sceptical of what is right before him.
Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.O men of sense, you may haply take heed for yourselves.
Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan) dolayı üzülme.So grieve not for what they are doing.
Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.But persisted in that greater sin,
Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.In fact what they have been doing has rusted their hearts.
Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır.This is for those who are afraid of doing wrong.
Onlardan çoğunu, günah işlemede, düşmanlıkta ve haram yemede yarış ederken görürsün.You will see among them many who rush into sin and wickedness, and devour unlawful gain.
Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.Reclining on green cushions and rich carpets excellent.
Bir fuhuş işlemeleri hali istisna. Onlarla iyi geçinin.Live with them with tolerance and justice even if you do not care for them.
Halkı koşarak oraya geldiler; günah işlemeyi adet haline getirmişlerdi.His people came excited to him. They were addicted to sin already.
Yeşil yastıklara ve işlemeli halılara yaslanırlar.Reclining on green cushions and rich carpets excellent.
Büyük günahı işlemekte direniyorlardı.But persisted in that greater sin,