‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Nebo vzdělal Efraim mnoho oltářů k hřešení, máť oltáře k hřešení.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Porque Efraín multiplicó altares para pecar; para pecado le han sido los altares
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Thi så mange Altre Efraim har bygget, de er blevet ham Altre til Synd;
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Vì Ép - ra-im đã thêm nhiều bàn_thờ đặng phạm_tội , thì những bàn_thờ nó đã khiến nó sa vào tội_lỗi .
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Vì Ép-ra-im đã thêm nhiều bàn thờ đặng phạm tội, thì những bàn thờ nó đã khiến nó sa vào tội lỗi.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Επειδη ο Εφραιμ επληθυνε τα θυσιαστηρια δια να αμαρτανη, θελουσι γεινει εις αυτον θυσιαστηρια του αμαρτανειν.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.ибо много жертвенников настроил Ефрем для греха, – ко греху послужилиему эти жертвенники.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Понеже Ефрем издигна много жертвеници, за да греши, То жертвениците му станаха причина за грях.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.כי הרבה אפרים מזבחת לחטא היו לו מזבחות לחטא׃
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.لان افرايم كثّر مذابح للخطية صارت له المذابح للخطية.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.以 法 蓮 增 添 祭 壇 取 罪 、 因 此 、 祭 壇 使 他 犯 罪
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.以法 蓮 增添 祭 壇 取罪 、 因此 、 祭壇 使 他 犯罪
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.Dann müssen jedoch die Institutionen zum Funktionieren einer globalen Gesellschaft geschaffen werden.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.물론 그 다음 과제는 세계사회가 원만하게 작동할 수 있도록 적절한 기구를 만드는 것이지요.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.Luego, claro, hay que crear las instituciones para que funcione la sociedad mundial.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.Maar dan moeten we de instellingen oprichten die de wereldmaatschappij een succes maken.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.Ma in seguito, naturalmente, il compito è creare le istituzioni che fanno funzionare questa società globale.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.Mas claro, a tarefa é criar instituições que façam funcionar essa sociedade global.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.Oczywiście zadanie polega na powołaniu instytucji zapewniających funkcjonowanie globalnej społeczności.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.Thế nhưng tất nhiên nhiệm vụ chính là tạo nên những tổ chức khiến xã hội toàn cầu đó có tiến triển.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.И тогава, разбира се, задачата е да се създадат институциите, чрез които действа това глобално общество.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.אבל אז, כמובן, המטרה היא לבנות מוסדות שיגרמו לחברה הגלובלית לעבוד.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.ولكن،بالطبع، المهمة الأساسية هي خلق المؤسسات التي تجعل فكرة المجتمع العالمي ممكنة.
Elbette yapılması gereken, küresel toplumun işlemesini sağlayacak kurumları yaratmaktır.グローバル社会が成り立つ為のものをね そこで軽視してはならないのが
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.A toto místo, kde elektron pravděpodobně je, se nazývá orbital.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.Deze functie van waar een elektron zich bevindt, heet een orbitaal.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.아주아주아주아주아주 낮은 확률로 그리고 이 전자가 있을 수 있는 위치에 대한 함수가 바로 궤도 함수입니다.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor. Orbital.A więc ta funkcja, gdzie elektron jest, nazywa się orbitalem.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.Questa funzione che definisce dove possa essere un elettrone, si chiama un orbitale.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.Så denne funktion af hvor en electron kan være, kalder vi en orbital.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.Şi aşa funcţia asta a unde se poate găsi un electron e numită un ORBITAL.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.Un diese Funktion, wo ein Elektron ist, heisst Orbital.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.Y así, la función de donde está un electrón se llama un orbital.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.Итак, есть функция того, где электрон находится. Она называется орбиталью.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.Отже, функція того, де знаходиться електрон, і називається орбіталлю.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.וכך הפונקצה הזו של היכן האלקטרון נקרא אורביטל.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.إذاً، فهذه الدالة حيث يوجد الإلكترون، تسمى دالة مدارية.
Elektronun nerede olabileceğine dair bu işleme/fonksiyona* orbital deniyor.軌道関数,オービタルと呼ばれます. オービタル.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Eh bien, le système actuel fonctionne de moins en moins et de pire en pire.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Koszt utrzymania wzrostu rośnie.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Tento současný systém prostě funguje míň a míň.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Wachstum kann nur noch unter ständig wachsenden Kosten aufrecht erhalten werden.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Wat is er nodig om te ontsnappen uit het huidige monetaire systeem?
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.Настоящата монетарна система просто работи все по-зле.
En iyi çabalarımız bile sistemin işlemesi için gerektiği kadar hızlı büyümesine yetmiyor.ますますコストがかかります。
Etkileşimli EXAFS veri işlemeניתוח נתוני EXAFS אינטראקטיבי
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbiseBaiklah, warna kuning dan seperti lemon akan mengangkat pemakainya menjadi lebih glamor.
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbiseJa, tukaj imamo rumeno obleko, barva limone z črnim šalom... Posebnost obleke so zlati našitki in dodatki...
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbiseכן גוון הצהוב הבהיר ולימון מראה של יוקרה וקסם שמלה מאוד מרשימה עם וולנים מזהב מפוזרת באנים לכל אורך השמלה
Evet. acık sarı zemin üzerine limoni renkli.. bakanların gözünü alacak. altın işlemeli lüks bir elbise金のスパンコールとビーズで ドレスの贅沢さを強調します このベラ・ソンのドレスは 1000万からのスタートです
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.Aber auf dieser Seite gehen sie bei derselben Behandlung hoch - das ist interessant.
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.Ale na druhé straně, s tou stejnou léčbou se jejich počet zvyšuje - zajímavé.
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.Dar apoi, pe partea aceasta, cu acelaşi tratament, numărul lor creşte. Interesant...
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.하지만 이쪽 측면에서는 같은 치료를 했지만 흥미롭게도 숫자가 증가하고 있습니다.
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.Maar dan aan deze kant, met dezelfde behandeling, zien we hun aantal toenemen - interessant.
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.Ma da questo lato, pur usando lo stesso trattamento, il numero aumenta -- il che è interessante.
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.Mais de ce côté-là, avec le même traitement, elles augmentent - intéressant.
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.Mas, depois, neste lado, com o mesmo tratamento, elas estão a subir — é curioso.
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.Nhưng trên mặt bên này, với cùng biện pháp điều trị, chúng tại đang tăng lên -- thật thú vị.
Fakat direnç açısından, aynı işleme verilen tepki artış şeklinde oluyor --ilginç.Pero en este lado, con el mismo tratamiento, aumentan... interesante.