Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.А для того, чтобы они не могли убежать он отрезает им конечности.
Masiyetten takva: Büyük günahları işlemekten, küçüklerde de ısrardan sakınmak.Малый ширк — это подобие больших грехов, например, рия (показуха), клятва не Аллахом и тому подобное.
Ve, “öldükleri hakkında önceden düzenlenen tutanak işleme konuldu.Кормилица, отведавшая прежде него какого-то кушанья (как я слышал), умерла скоропостижно.
Bu işleme laktik fermentasyon da denir.Мы обсуждали, как же назвать фермент.
Hiçbir kimyasal işleme tabi tutulmamıştır.Химия не занимала его полностью.
34:21 Yedinci yıl toprağı işleme Lev.25:4 Не обрабатывать землю в седьмой год 221 Ваик.
Nehrin havzasında gelişmiş bir altın işleme sanayisi mevcuttur.На реке работает золотодобывающее предприятие.
Atıkları toplama işlemi bittiğinde valfler kapanır ve bir dahaki işleme kadar kapalı kalır.После завершения сброса клапаны закрываются и остаются закрытыми до конца полёта.
Kitaptaki diğer öykülerin de bir kısmı ev ve evlilik konularını işlemektedir.Ряд работ посвятил теме семьи и брака.
İnsanlığa karşı savaş suçları ve suç işlemek için komplo kurmaktan ömür boyu hapse mahkûm edildi.За соучастие в военных преступлениях и преступлениях против человечности приговорён к пожизненному заключению.
İstenmeden yapılan kural ihlal etme veya kusur işleme üzerine verilen günah veya kusur sunusu.Грех — нарушение или неисполнение заповеди.
20 kuruş değerindeki mecidiyeler hazinece 19 kuruştan işleme tabi tutulur.Монеты достоинством в 10 и 20 крон чеканились из золота 900-й пробы.
Artık Schlieffen Planı işlemeyecekti Bu durumda Almanya yine iki cepheli savaşla karşı karşıyaydı.План Шлиффена подразумевал ведение Германией войны на 2 фронта.
Her buyruk yalnızca bir işleme karşılık gelir.Каждый из них имеет право только на одну попытку.
Sonradan kaçmak için fikrini değiştirince işleme geç başlamıştı.После того, что ты сделала, тебе лучше поскорее убраться отсюда.
Irak yetkilileri bu olayları işlemekle suçlanan 3 yeraltı Siyonist örgüt üyesini tutukladı.Полиция арестовала 3 неонацистов, причастных к инциденту.
O dönemin bilgisayar ekipmanları ile işleme maliyeti oldukça yüksekti.Цена обработки на оборудовании того времени была, однако, очень высокой.
O andan itibaren kurallar işlemeye başlar.С этих пор он начинает получать заказы.
Bu işleme çöp toplama (İng., garbage collection) adı verilir.Дизайн Форм Кано она называет «мусором».
Beck'e göre yanlı bilgi işleme süreci depresif duygudurumunda bir faktördür.Согласно Беку, фактором депрессии является предвзятая обработка информации.
Dışlarında işlemeler ve aileye ait bilgiler bulunmaktadır.Речь или информация принадлежит другим.
Tanrı, günah işlememiş birini cezalandırabileceği gibi, bir günahkarı da bağışlayabilir.Как уже отмечалось, даже Сам Бог не прощает все грехи.
On iki yaşından itibaren ahşap işlemeyi öğrenerek heykel sanatıyla ilgilenmeye başladı.В возрасте двенадцати лет начал изучать искусство гравирования.
PTT şubesi vardır ama işlememektedir.PK допускается, но действует система штрафов.
Summerhill'in okul müdürü olarak Neill, matematik, geometri ve metal işleme dersleri verdi.Работая директором школы, Нилл также преподавал алгебру, геометрию и металлообработку.
Yolun kaldırılması için teklifler sunulmuş fakat hiçbiri işleme alınmamıştır.Предлагали постричь его во сне, но никто не решился.
Ardından suç vasfı değişerek "suç işlemeye tahrik"ten tutukluluğa sevk edildiler.С его слов, им двигала только жажда «преступления ради преступления».
1902 yılında babasından kalan toprakları işlemeye başladı.В 1902 году работал на доставшемся в наследство от отца земельном участке.
Şarkılarında İzlanda Tarihi ve İskandinav kültürünü işlemektedir.Сайт, посвященный скандинаво-исландской культуре и истории.
Michael artık günahlarından arınmak ve bir daha günah işlememek üzere günah çıkarmak ister.Если грехи будут продолжаться совершаться и дальше, для них не будет больше прощения.
Yani söz işlemesidir.Так говорит предание.
Bunların çoğunluğu insani bilimler bilgi işleme alanında gelmektedir.Наконец большинство ученых вышли именно из этой среды.
Cezbedilmişse de günah işlememiştir.В камере какой только грех не творили.
Sahne işlemenin sonraki dönem kopyalarında sansürlenmiştir.На композиции запечатлен следующий эпизод.
Körfez içindeki akıntı saat yönünün tersine işlemektedir.Отсчёт миль по дороге ведётся против часовой стрелки.
Kaba işçilikle yapılmış taş işlemeciliği saraya sert ve güçlü bir atmosfer veriyordu.Рустованный каменный фасад придаёт дворцу могущественный и суровый вид.
Çapraz işleme fotoğraf filminin uygun olmayan kimyasal ile işlenmesi anlamına gelir.Он позволяет избежать фотоингибирования значительно увеличив нефотохимическое тушение.
Başta tuğla fabrikası ve kayısı işleme fabrikaları olmak üzere küçük sanayi tesisleri bulunur.В бывших заводских цехах обосновались мелкие фабрики и ремонтные мастерские.
Amarillo'ya yolcu trenleri işlememektedir.Обслуживанием поездов занимается Trenitalia.
İnsanların günah işlemesini istemesine rağmen, Tanrı'nın hizmetkârlarından biri olmaya devam etmektedir.Единственное, чего он хотел, — это всегда оставаться слугой слуги Бога.
Bu şekilde indirme ve yükleme işleme işlemi başlatılmış olur.Подъём и спуск груза не допускается.
İşleyen bellek, uzun süreli belleğin bir parçası değildir, fakat uzun süreli belleğin işlemesinde önemlidir.الذاكرة العاملة ليست جزءا من الذاكرة طويلة الأمد، ولكنها مهمة لعملها.
SnatchBot ayrıca ücretsiz Doğal Dil İşleme modelleri de sunmaktadır.كما يوفر "سناتش بوت" نماذج مجانية لتقنيات معالجة اللغة الطبيعية.
Bunun nedeni ise, bu üç filmin aynı temayı, yani, "yaşamın değeri"ni işlemesidir.والسبب في ذلك أن هذه الأفلام تتناول نفس الوضوع وهو "قيمة الحياة".
MSG, genel olarak düzenli gıda işleme koşulları altında istikrarlıdır.وبوجه عام، يعتبر MSG مادة مستقرة تحت الظروف العادية لمعالجة الطعام.
Bu kurum 1982 Hama katliamını işlemekle suçlanmıştı.كان أحد الضباط الذين تم اتهامهم بالقيام بمجزرة حماة 1982.
Doğrulama yanlılıkları bilgiyi işlemede görülen etkilerdir.يمكن اعتبار الانحيازات التأكيدية على أنّها تأثيرات في استيعاب المعلومات.
İdari mahkemeler, resmi kararların alındığı davaları işleme koymaktadır.تنظر المحاكم الإدارية في حالات الطعن بالقرارات الرسمية.
Konfi bu işleme verilen addır.هذا هو المكان الذي تهيئة التطبيق.
Cezbedilmişse de günah işlememiştir.وقال انه لم يمتلك القدرة على مغفرة الخطايا.
Bu işleme IP Yönlendirme veya routing adı verilir.لهذه الوظيفية اسم آخر وهو Net Remoting.
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.و يجزم الشيعة ألا نسل له.
Eğer şart sağlanmazsa program bir sonraki komuttan işlemeye devam eder.إذا لم يتم التعامل مع هذا الخطأ فإن البرنامج يتوقف عن العمل على الفورً.
Körfez içindeki akıntı saat yönünün tersine işlemektedir.يدور الماء في المضيق في اتجاه عكس عقارب الساعة.
Kendisi savaş suçları işlemekle suçlanmadı.لم يحاكم بأية جريمة حربية.
Bu işleme çöp toplama (İng., garbage collection) adı verilir.الذي يقوم بهذه العملية يسمى جامع النفايات.
Humus (şube 318): Tuğgeneral Firas Al-Hamed (2012) "sınırlama veya insanlığa karşı suç işlemekle" suçlandı.حمص (الفرع 318): العقيد فراس الأحمد (2012) اتهم "بإعطاء أوامر أو ارتكاب جرائم ضد الإنسانية".
Özellikle cam işleme sanayiinde kullanılır.وتستعمل مثلا في صناعة النجارة.
Bu tür fiilleri işlemek cezâ ve kınanmayı gerektirmez; ancak terk eden övülür.الأمر الذي لا يعطي فقط للجهاديين "ثغرة شرعية لقتل مسلمين آخرين"، لكنه جعله "أمرًا واجب التنفيذ شرعًا".
Hat içinde alçak tabanlı cadde tramvayları işlemektedir.هو إجراء للمشاة لعبورِ الشوارعِ بأمانٍ.