Konfi bu işleme verilen addır.La cocción detiene el proceso mencionado.
Mümine Hatun Kümbeti üzerinde işlemeler.Resolución de problemas bajo presión.
Yolun kaldırılması için teklifler sunulmuş fakat hiçbiri işleme alınmamıştır.Ha habido ideas para expandir la estación, pero ninguna de ellas ha sido aceptada.
Her buyruk yalnızca bir işleme karşılık gelir.Cada tarea corresponde a una sola acción.
Bu işlemede battal çekmek denirdi.En esta banda tocaría batería.
Tekrar bir suç işlemeleri halinde 21 yıllık hapis cezaları infaz edilecektir.Condenados a 21 años de prisión por un crimen que no cometieron.
Kâbe Örtüsü veya Kisve: Kâbe'nin üzerine örtülen altın işlemeli hat yazıları bulunan siyah bir örtü.El negro es el color que cubre la Kaaba, la Piedra Negra objeto de veneración y peregrinación en La Meca.
Suçluları suç işlemekten caydırmıyor.Los delincuentes no quieren dificultades.
Michel Foucault'un biyopolitik tanımına göre insan, kendini özenle işleme nesnesi bilincine vara bilendir.Las 'prácticas de sí' de Michel Foucault son aquellas prácticas que tienen a uno mismo como sujeto y objeto.
Bu trendin işlemesi yanda görülen Avondale nüfus tablosiunda açıkça görülmektedir.En esa grabación se advierte notoriamente este posible origen de la milonga.
Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir.Los detectives empiezan a investigar una serie de asesinatos relacionados con los siete pecados capitales.
Eğer bu ikisini işleme sokarsak, e=ee'=e'e=e' olduğu görülür.Sumando estas dos partes, obtenemos y i {\displaystyle y_{i}} .
Aşağıdan yukarı ve yukarıdan aşağı işlemeLavaderos de arriba y abajo.
Yatağanların çoğu, sapında ve kabzasında işlemeler taşır.La mayoría de sus viejas construcciones son de adobe, palos y cañas.
Olay tabanlı, sözcüksel işleme.El gesto es serio, de expresión impenetrable.
Elektriksel kıvılcımlar metal işlemenin birçok çeşidinde kullanılmaktadır.Las chispas eléctricas se utilizan en diferentes tipos de metalworking.
Köy, Lofoten Balık İşleme Müzesi ve Norveç Balıkçı Köyü Müzesi'ne sahiptir.El pueblo posee dos museos: el Lofoten Tørrfiskmuseum y el Norsk Fiskeværsmuseum.
Oyun süresince bu işleme devam edilir.Mientras tanto, el juego sigue.
GIMP: bir resim işleme programı.GIMP: un programa de manipulación de imágenes.
İşlemeler, insanlar ve hayvanlara ait küçük boyalı figürlerden oluşmaktadır.Las obras exploran la sensibilidad poética que comparten los seres humanos y los animales.
Suç işlemeye tövbe ederler ve günlük hayata geri dönerler.La persona regresa a su o sus actividades cotidianas.
Caz Çağı'nda Chicago'daki ünlülerin skandalları ve yolsuzlukları gibi temaları işlemektedir.En los setenta publicó novelas de éxito como Ainsi des exilés y Vestiges.
SnatchBot ayrıca ücretsiz Doğal Dil İşleme modelleri de sunmaktadır.SnatchBot fornisce anche modelli gratuiti di Elaborazione del Linguaggio Naturale.
Benzer uyarı değişiklikleri Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından da işleme konmuştur.Avvisi cautelativi simili sono stati attuati anche dal ministero giapponese della sanità.
Buna rağmen bugün bu delilik hareketlerinin kendi lehine işlemesine kararlıdır.Ciò nonostante, egli è deciso a far sì che quel giorno la follia lavori per i suoi scopi.
Köy, Lofoten Balık İşleme Müzesi ve Norveç Balıkçı Köyü Müzesi'ne sahiptir.La città ospita il Museo dello stoccafisso delle Lofoten ed il Museo norvegese dei villaggi di pescatori.
Beck'e göre yanlı bilgi işleme süreci depresif duygudurumunda bir faktördür.Secondo Beck, il processare informazioni in maniera non-imparziale è un fattore nella depressione.
Günahları bir daha işlememek üzere terk etmektir.Non lasciò alcuna discendenza che le sopravvisse.
İşlemeler, Üst Paleolitik Çağ'ın Gravet kültürüne (yaklaşık 20.000 yıl önce) aittir.Ponte di Pietra e datata al Paleolitico superiore (circa 20.000 anni fa).
Savaş suçu işleme suçlamasıyla yakalanan Japon sanıkların davası, Aralık 1949'da Habarovsk'ta görüldü.Il processo a questi accusati giapponesi avvenne a Chabarovsk nel dicembre 1949.
Çok sayıda kanıt, AS’li çocukların suç işlemekten çok mağdur olduklarını göstermektedir.Non ci vuole molto tempo per capire che i ragazzi hanno commesso un crimine.
Bu bant aşıldığında ise Gresham Yasası işlemeye başlayacaktır, “kötü para, iyi parayı kovacaktır”.L'uso dell'oro si diffonde in conformità alla Legge di Gresham: «la moneta cattiva scaccia quella buona».
Bu işleme çöp toplama (İng., garbage collection) adı verilir.Questo processo è chiamato garbage collection(GC).
The Nexus S ve daha yeni modeller, yeni işlemenin altından kalkacak şekilde tasarlanan yazılıma sahiptir.A partire dal Nexus S, tutti i nuovi modelli saranno progettati per gestire il nuovo rendering.
Bu işleme kromaj da denir.Questo quorum è detto funzionale.
Cezbedilmişse de günah işlememiştir.Ciononostante, essendo senza peccato, non viene neanche punito.
Demircilik, demir işleme sanatıdır.L'arte della lavorazione del ferro.
İlçede çay işleme fabrikası, tavuk yumurtası üretim çiftliği bulunmaktadır.Un catanese creò un allevamento di polli per la produzione di uova.
Kapak ve alınlıkta motifler yoktur, sadece işlemeler bulunmaktadır.Non abbiamo documenti probatori ma solo indizi.
Duygusal yetiler en çok burada işleme tabi olur.Il loro rapporto sentimentale procede volgendosi al meglio.
Ağır vergiler halkın toprakları işlemesini de olumsuz etkiliyordu.Il cattivo utilizzo dei capitali ebbe inevitabili ripercussioni in tutto il paese.
Şimdilerde onun azizlik süreci işlemektedir.È la sacrestia attualmente usata.
Yeterince altyapı ve işleme tesisleri olmamasına rağmen, yıllık ihracatı 500 milyon dolardır.Nessuno ci credeva, oggi il suo fatturato è di 500 milioni di dollari l'anno.
Bu işleme kredi olan Giovanni Faber tarafından "mikroskop" adı verilmiştir.Si ritiene che Giovanni Faber abbia dato al microscopio il suo nome.
Bu işleme transkripsiyon denir.Questa procedura di inserzione è nota come trasfezione.
Zihinde bilgi işlemek üzere var olan bilişsel yapılar olduğu varsayılmaktadır.Viene preso in esame il modo in cui le informazioni sociali vengono organizzate in memoria.
O dönemin bilgisayar ekipmanları ile işleme maliyeti oldukça yüksekti.Il costo dell'elaborazione in quel periodo era piuttosto alto con l'apparecchiatura di elaborazione.
Bu işleme IP Yönlendirme veya routing adı verilir.Questa tattica è denominata tirare, o treno.
Jason'ın ortaya ilk çıkıp cinayet işlemeye başladığı filmdir.L'FBI viene informata degli ultimi avvistamenti di Jason e inizia a dargli la caccia.
Her buyruk yalnızca bir işleme karşılık gelir.Ogni contrazione è anche una funzione contrattiva.
Şalvarın cep ağızları ve yanları işlemelidir.Combatte usando le zampe e il becco.
Hiç işlemek istemez.Non ha bisogno di nulla.
Ne sulamada, ne toprak işlemede, ne de hayvan bakımında hiçbir gelişme kaydedilmedi.Né l'irrigazione, né il miglioramento del suolo, né zootecnia videro notevoli progressi.
Entourage'nın en büyük eksikliği, karmaşık HTML'yi işleme yeteneğinin bulunmamasıydı.Il problema maggiore fu l'incapacità di Jordá di realizzare adeguate prove d'orchestra.
Ve, “öldükleri hakkında önceden düzenlenen tutanak işleme konuldu.Ma lui viene ucciso poco prima dell'incontro fissato.
Evlerinde nakış işlemekte ustadırlar.Их жилища рассыпались в прах.
Çünkü İblis baştan beri günah işlemektedir.Ирен (Ким Ин Ёнг) — Жрец.
Bu işleme ileri sağlık ekipleri gelene kadar devam edilir.Этот цикл продолжается до приезда бригады медиков.
Bu işleme ikileme (duplike) adı verilir.Имел прозвище Duduś (Дудусь).
Köy, Lofoten Balık İşleme Müzesi ve Norveç Balıkçı Köyü Müzesi'ne sahiptir.Здесь расположены Музей вяленой рыбы в Лофотене и Норвежский музей рыболовецкой деревни.