Ana içeriğe geç
Sözlük

iskelet ile cümle

iskelet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.이러한 동물들은 '유체 골격'이라는 것을 갖고 있습니다.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.Mają tak zwany szkielet hydrostatyczny.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.Používají kostru, kterou nazýváme tzv. hydrostatickou kostrou.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.Questi organismi hanno una struttura scheletrica chiamata scheletro idrostatico.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.Sie haben ein Skelett, das wir Hydroskelett nennen.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.Utilizan un esqueleto llamado hidroestático o hidroesqueleto.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.Ze gebruiken een zogenaamd hydrostatisch skelet.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.Χρησιμοποιούν κάτι που αποκαλούμε υδροστατικό σκελετό.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.Използват скелет, който наричаме хидростатичен скелет.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.Они пользуются скелетами, которые мы называем гидростатичными.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.הם משתמשים בשלד שאנחנו קוראים לו שלד הידרוסטטי.
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.تستخدم هياكل نسميها "هياكل هيدرو ستاتيكية"
Bizim hidrostatik iskelet dediğimiz bir iskelet kullanıyorlar.静水力学的骨格には
Bu bir baskasi. Aslında Iskeletor bacakları vardı, sanırım burada da onlar var.Tutaj jest kolejny, ma chyba nogi Szkieletora.
Bu da şu yüzdendi: Bu noktaya kadar doğada bulduğumuz her hidrostatik iskelet aynı temel elementlere sahipti.Η αιτία ήταν πως κάθε υδροστατικός σκελετός που είχε βρεθεί μέχρι τότε στη φύση είχε τα ίδια βασικά στοιχεία.
Bu durumda en uzun zincir üzerindeki, ana iskelet üzerindeki karbonları numaralandırıyorsunuz. .그래서 이 경우에 여러분이 해야 하는 것은 가장 긴 사슬에 있는 각 탄소에 번호를 붙이고, 주요 등뼈에 있는 것들에, 그리고 숫자를 붙여
Bu durumda en uzun zincir üzerindeki, ana iskelet üzerindeki karbonları numaralandırıyorsunuz. .وما عليك فعله في هذه الحالة هو أنك ترقم ذرات الكربونات في أطول سلسلة، (العمود الفقري)، و ترقمهم
Bu fikirlerden birisi, kütüphanenin merkezine bir balina iskeleti yerleştirmekti.Dan salah satu idenya adalah mengadakan rangka seekor ikan paus di tengah.
Bu fikirlerden birisi, kütüphanenin merkezine bir balina iskeleti yerleştirmekti.Ed una di queste era di fare questo scheletro di balena al centro.
Bu fikirlerden birisi, kütüphanenin merkezine bir balina iskeleti yerleştirmekti.Et une de ces idées était 'davoir ce squelette de baleine au milieu.
Bu fikirlerden birisi, kütüphanenin merkezine bir balina iskeleti yerleştirmekti.ואחד הרעיונות היה לשים שלד של לוויתן במרכז.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Acest os nu exista în colecția noastră de fosile, dar există la acest schelet.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Det var ikke kendt i de fossile spor, og vi har det i dette skelet.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Er war bei Fossilien nicht bekannt, und wir haben einen in diesem Skelett.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Het was onbekend in het fossielenbestand, maar we zien het in dit skelet.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.이것은 화석 기록으로 알려지지 않았고 우리는 이 해골에 그 뼈를 가지고 있습니다
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Nei reperti fossili non si è mai trovato, ma ne abbiamo uno in questo scheletro.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Nie znaleziono wcześniej jej skamieniałości. Nie znaleziono wcześniej jej skamieniałości.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.No fue conocido en los datos de fósiles, y sí lo tenemos en este esqueleto.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Nous n'avions pas cet os dans nos archives de fossiles, mais nous l'avons dans ce squelette.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Sitä ei ollut aiemmissa fossiileissa, mutta tässä luurangossa se on.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Δεν ήταν γνωστό από τα απολιθώματα, και το έχουμε σε αυτόν το σκελετό.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Вона не була відомою у палеонтологічних записах, але ми віднайшли її у цьому скелеті.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Не се среща в данните за фосили, но я имаме в този скелет.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.Она не была известна в палеонтологической летописи, но мы её обнаружили в этом скелете.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.היא לא היתה מוכרת בתיעוד המאובנים, ובשלד הזה היא קיימת.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.لتسمع عندما تبكي هذه الفتاة لأمها، لكان صوتها أقرب للشمبانزي من البشر.
Bu fosil kayırlarında bilinmiyordu, ve biz bu iskelette bulduk.この骨格で判明しました この骨を分析した所 明らかにチンパンジーと似ていました
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Dette er det første skelet fra et sydligt kontinent, og gæt engang? Man begynder at forberede det.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Dies ist das erste Skelett von einem südlichen Kontinent. Dann bearbeiten man es.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Dit is het eerste skelet van een zuidelijk continent - en wat denk je? Je begint hem te prepareren.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Ecco uno dei primi scheletri proveniente da un continente meridionale, e indovinate? Iniziate a prepararvi.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Este es el primer esqueleto de un continente del Sur, y ¿adivina qué? Comienza a prepararte.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.이것은 남쪽 대륙에서 발견된 첫번째 해골입니다. 어떤 녀석의 것일까요? 관찰을 시작하세요.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Ma duże pazury na tylnych stopach. Zupełnie nie jak Welociraptor.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Tämä on ensimmäinen luuranko eteläiseltä mantereelta, ja arvatkaa mitä? Aloitat sen valmistelun.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Voici le premier squelette d'un continent du sud, et devinez quoi? Vous commencez à vous y attendre.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Това е първият скелет от южен континент, и познайте какво? Започваш да го подготвяш.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Это первый скелет с южного континента, и угадайте что? Вы начинаете подготавливать его.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.זהו השלד הראשון מיבשת דרומית, ונחשו מה? אתם מתחילים להכין אותו.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.هذا أول هيكل عظمي من قارة جنوبية. وخمنوا ماذا يحصل؟ تبدأون بتحضيره.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.そして大事なことがあります いいですか 後ろ足にはかぎ爪がなく ヴェロキラプトルとは違うのです
Bu iskeletin bir Homo Erectus a ait olduğu bağlantısını kurdum... ...çünkü o öldüğünde benimle aynı yaştaydı.Ik kon mij goed inleven met dit Homo erectus skelet, omdat ik dezelfde leeftijd had als hij toen hij stierf.
Bu iskeletin bir Homo Erectus a ait olduğu bağlantısını kurdum... ...çünkü o öldüğünde benimle aynı yaştaydı.저는 호모 에렉투스 두개골과 큰 관련이 있는데 왜냐하면 이 호모 에렉투스가 숨을 거둘 당시 나이와 제 나이가 같았기 때문입니다.
Bu iskeletin bir Homo Erectus a ait olduğu bağlantısını kurdum... ...çünkü o öldüğünde benimle aynı yaştaydı.Y me sentí relacionada con este esqueleto de Homo erectus, por que tenía la misma edad que yo cuando murió.
Bu iskeletin bir Homo Erectus a ait olduğu bağlantısını kurdum... ...çünkü o öldüğünde benimle aynı yaştaydı.Związałam się z nim wtedy emocjonalnie, ponieważ byłam mniej więcej w wieku, w którym on umarł.
Bu iskeletin bir Homo Erectus a ait olduğu bağlantısını kurdum... ...çünkü o öldüğünde benimle aynı yaştaydı.Θα μπορούσα να μπω στη θέση αυτού του σκελετού πολύ καλά, γιατί είχα την ίδια ηλικία με αυτόν όταν πέθανε.
Bu iskeletin bir Homo Erectus a ait olduğu bağlantısını kurdum... ...çünkü o öldüğünde benimle aynı yaştaydı.אני יכולתי להתחבר לשלד ההומו ארקטוס הזה מצוין, כי הוא היה בגילי כאשר הוא מת.
Bu iskeletin bir Homo Erectus a ait olduğu bağlantısını kurdum... ...çünkü o öldüğünde benimle aynı yaştaydı.ربما أتصل بهذا الهيكل العظمي للإنسان المنتصب القامة بشكل جيد للغاية، لأنني كنت في نفس العمر الذي توفى هو فيه.
Bu iskeletin bir Homo Erectus a ait olduğu bağlantısını kurdum... ...çünkü o öldüğünde benimle aynı yaştaydı.死んだ時の年齢が当時の私と同じだったからです 背は高く色黒の肌をしていたことでしょう
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod