Buna karşı Askold ateş ettiyse de isabet ettiremedi.Géppisztolyal próbálja lelőni, e nem sikerül.
Torpidolar arızalı idi, hiçbiri isabet etmedi.Az összes kilőtt torpedójuk célt tévesztett, egyiküket pedig lelőtték.
Çatışmalarda Türk köylerine bile kurşun isabet etmiştir.A falu a török támadásokban elpusztult.
300 metre mesafeden atılan torpido isabet kaydedemeyince Demirhisar bölgeden ayrıldı.Ötszáz méterről torpedót lőtt ki rá, de a viharos tenger miatt nem talált.
İsabet oranı da oldukça yüksek.Arra is emlékszem, hogy elég magasan volt.
Artık tek başına olan Luke'un yaptığı atış Ölüm Yıldızı'nı yok etmek için gereken noktaya isabet eder.Ezután Luke találatának köszönhetően megsemmisül az első Halálcsillag.
9 Eylül 2016'da Türk tankı roket isabeti aldı.2016 decemberében végeztek sikeres próbaindításokat a rakétával.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.A továbbiakban egyre pontosabb mérések születtek a rendszerről.
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.Yksi luodeista oli lävistänyt hänen oikean keuhkonsa.
Prinz Eugen hiç isabet almadı.Prinz Eugen selvisi taistelusta vaurioitta.
Ancak atışlar isabetli değildi.Laukaus ei kuitenkaan ollut kohtalokas.
Rus gemileri 20 isabet kaydetti.Avuksi saapui 22 venäläistä sukeltajaa.
Gövdenin ince tutulması helikopterin isabet alma ihtimalini azaltacaktı.Leveä hattu olisi vaikeuttanut kranaatin heittoa.
Gueffroy göğsüne 10 kurşun isabet ederek öldü.Biggietä osui neljä luotia rintaan.
Bu tüfekler, normal tüfeklerden çok daha isabetlidir.Täsmäaseet ovat yleensä kalliimpia kuin tavanomaiset aseet.
Atışları çok isabetlidir.Laukaisut olivat onnistuneita.
Şut isabeti olarak %47 2 sayılık %41 üç sayılık isabet oranlarıyla oynadı.Pelitilanneheitot hän heitti 44,2 prosentin ja kolmen pisteen heitot 41 prosentin tarkkuudella.
İsabet ettiğinde 10 şapkadan 1 tanesi eksilir.Vain joka kymmenes vahingonteko selvitetään Vantaalla Vantaan Sanomat.
Fakat iki mermi de isabet etmedi.Laukaus ei kuitenkaan osunut.
İsabet ettiğinde 10 şapkadan 1 tanesi eksilir.Η περίοδος ολοκληρώνεται όταν 10 από τους 11 ροπαλοφόρους αποβληθούν.
25 atışında isabet sağlayan Amerikalı sporcu John Paine, 442 puanla müsabakayı birinci sırada tamamladı.Ο Τζον Πέιν κατέκτησε την πρωτιά συγκεντρώνοντας συνολικά 442 βαθμούς με 25 χτυπήματα στον στόχο.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Από τότε οι ρόλοι του σημείωσαν όλο και μεγαλύτερη επιτυχία.
Uzak hedefler için isabetli değildir.Αυτό δεν είναι αληθές για άπειρες διαστάσεις.
24 atışında isabet sağlayan Amerikalı sporcu Summer Paine, 442 puanla müsabakayı birinci sırada tamamladı.Έτσι, ο Σάμνερ Πέιν κατέκτησε εύκολα τη νίκη συγκεντρώνοντας συνολικά 442 βαθμούς με 24 χτυπήματα στον στόχο.
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.En af kuglerne ramte også hans højre lunge.
Prinz Eugen hiç isabet almadı.Prinz Eugen slap væk.
Atışları çok isabetlidir.Skuddene er kraftige.
PSG1 dünyanın en isabetli yarı-otomatik keskin nişancı tüfeklerinden biridir.PSG-1 regnes for at være en af de fem mest præcise finskytterifler i verden.
Angel'a iki kurşun isabet etmiştir.Gav ham et skud morfin.
Kurşun babasının omzuna isabet eder.Hun kigger på beskueren over skulderen.
4000 metreden hedef isabet oranı %80dir.Belåningsgraden er 80%.
Bazı roketler evlere ve işe giden insanların arabalarına isabet etti.Der er sket adskillige uheld, hvor biler er kørt ind i husene ved svinget.
35 şut kullandı ve bunların 23 tanesinde isabet sağladı.Han spillede i fem kampe og scorede 23 mål.
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.En av kulene traff også hans høyre lunge.
Burada yapılan çarpışmada Timur'un sağ eline ok isabet ederek yaralandı.Ved slutten av krigen ble han sterkt skadet på Østfronten.
Mendoza kafasına isabet eden kurşun neticesinde öldü.Hvor Samantha skyter seg selv i hodet.
Atışları çok isabetlidir.Men skytningen var overbevisende nok.
Gueffroy göğsüne 10 kurşun isabet ederek öldü.Castellano ble skutt seks ganger i brystet.
İki kurşun Rabin’e isabet etti.To eksplosjoner rammet Faizabad.
Kariyerinde %49.5 şut isabeti oranıyla oynamaktadır.49,5 prosent av aksjene har spredt eierskap.
Atış isabeti oldukça yüksektir.Artilleriet pekte for høyt.
10 üzerinden 10’luk bir transfer, tam isabet."1999/00: 13 ligakamper, 0 mål.
Torpidolar arızalı idi, hiçbiri isabet etmedi.3 torpedoer ble avfyrt, men ingen av dem traff.
Lachish kasabasına 28 roket isabet etti ve Negev’e 9 roket isabet etti.Perkampungan Lachish terkena 28 rudal dan subdistrik Negev terkena sembilan rudal.
Prinz Eugen hiç isabet almadı.Prinz Eugen sendiri tidak mendapat kerusakan sama sekali.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Sejak itu, para ilmuwan telah memberikan pengukuran yang semakin akurat.
Karşılıklı paslaşmalarla pas isabetliliğini ve doğru yapmanıza katkı sağlar.Dan hak mereka atas kalian adalah memberikan nafkah dan pakaian dengan cara yang baik.
Ancak ilki isabet kaydetmedi.Namun serangan pertama tidak sukses.
Osmanlı savaş gemileri ise ciddi bir isabet kaydedemiyordu.Armada pemberontak menemui cuaca buruk.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Setiap hari, cuacanya selalu cerah."
Olimpos Tanrıları ve Gigantlar arasında yapılan büyük savaşta Athena'nın mızrağı Enkelados'a isabet etmiştir.Dalam pertempuran antara para Gigant (raksasa) melawan para dewa, Athena bertarung melawan raksasa Enkelados.
Bazı toplar isabet alarak, bir kısmı da arızalanarak görev dışı kalmıştır.Hanya beberapa fragmen yang selamat, sisanya hilang atau rusak berat.
İsabet alan Osmanlı gemilerinin hızı giderek düşüyordu.Akibatnya, kecepatan kapal Rusia menjadi berkurang.
İkinci ve üçüncü hava saldırısında 4 bomba ve 7 torpido isabet kaydetti.Serangan udara kedua dan ketiga pun dilancarkan oleh Inggris.
Scharnhorst'a muharebe sırasında iki mermi isabet etmiş ancak mermilerin ikisi de patlamamıştı.Scharnhorst bị bắn trúng hai lần trong trận đụng độ, nhưng cả hai quả đạn pháo đều bị tịt ngòi.
Bu hamle Seyijuro'nun sol omzuna isabet etmiş, bayıltmış ve sol kolunu sakat bırakmıştır.Đòn đánh này đánh vào vai trái của Seijūrō, đánh gục ông, và làm tê liệt vai trái.
İngiliz gemisi Yavuz görüş alanından çıkana dek beş isabetsiz atış yapabildi.Con tàu Anh chỉ xoay xở bắn được năm quả đạn pháo trước khi Yavuz di chuyển ra khỏi tầm nhìn của nó.
İki gemi de rakibini vurmayı başaramadı, ancak yakınına düşen mermilerin şarapnelleri Yavuz'a isabet etti.Không chiếc nào bắn trúng đích, cho dù mảnh đạn từ các phát bắn suýt trúng đích đã trúng vào Yavuz.
Atışları çok isabetlidir.Họ còn bắn rất chính xác !"
Yivli tüfeklerin atışları daha isabetlidir.Các tên bắn từ đây cũng có hiệu quả hơn.