Ana içeriğe geç
Sözlük

isabet ile cümle

isabet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Geminin aldığı başka iki isabet de küçük çaplı hasar yarattı.Altri colpi raggiunsero la nave ma causando danni minori.
Bu görevdeki isabetli vuruş oranı yaklaşık olarak 25% de kalmıştır.In questo caso ovviamente la probabilità di successo è solo del 25% circa.
Aldığı isabetle Ocean, manevra yapamaz duruma gelmiştir.Per lo stupore Mary non riuscì a rispondere.
O zamandan bu yana bilimadamları giderek daha isabetli hale gelen ölçümler yapışlardır.Da questa data in avanti le nostre conoscenze sono sempre meglio documentate.
Birebir yapılmış çeviriler her zaman isabetli olmayabilir.Дословные переводы не всегда уместны.
İlk mermilerden biri kuleye isabet etti.Один из снарядов попал в башню.
Fakat iki mermi de isabet etmedi.Два снаряда не разорвались.
İsabet ettiğinde 10 şapkadan 1 tanesi eksilir.Через некоторое время обнаруживается, что из стоящих на подносе десяти фигурок негритят одна пропала.
Torpidolar arızalı idi, hiçbiri isabet etmedi.Танкер получил повреждения, никто не пострадал.
Hedefe isâbet ettiremedin!Там некогда прицеливаться!
Aynı zamanda 11 üçlük atışında 9 isabet buldu.Ему полагался салют в 11 или 9 выстрелов.
Dodging rate düşmanın isabet puanını düşürür.Mastery — удваивает урон по противнику.
35 şut kullandı ve bunların 23 tanesinde isabet sağladı.Там он выступил более уверенно, поразив 23 мишени из 25 возможных.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."А бомбардировки случались ежедневно».
Bu arada 12.30 sularında Goulois isabet almış ve ağır yaralarla boğazı terk ediyordu.Ноббс проснулся в 2:30 с ужасной головной болью.
Ne var ki istasyonun hiçbir parçası hedefe isabet etmemiştir.В черте города ни одна бомба не попала в цель.
Tüm torpidolarını fırlatsa da isabet kaydedemedi.Дотянись он до детонатора, ничего бы особенного не произошло.
Takımlar, belirlenen 6 yerden 6 tane isabetli şut atmak zorundadır.Каждая команда должна сделать шесть бросков с шести позиций с растущей трудностью.
Buna karşı Askold ateş ettiyse de isabet ettiremedi.Если бы он был в нормальном состоянии, то не застрелился бы.
Sufffen, 14 dakika içinde 14 isabet almıştı ve yangınlar başladı.Штурмовка продолжалась в течение 15 минут, было сделано 4 захода.
Brezilya ise ilk yarıda rakip kaleye hiç isabetli şut çekemedi.Бразилия вообще не нанесла ни одного удара в створ за первый тайм.
Ayrıca karşılaşmanın ikinci yarısında yayın gerisinden beş isabet bularak rekor kırmayı başardı.Сам 15 раз под огнём устранял обрывы линий связи.
Ancak atışlar isabetli değildi.Ответная стрельба была малоэффективной.
Uzak hedefler için isabetli değildir.Идеальная для снятия дальних целей.
Böyle öldürmek çok zor olacağından mecburen kafaya isabet almanız gerekir.При таком передвижении попасть в человека прямыми ударами очень сложно.
Atış isabeti oldukça yüksektir.Достаточно высокая стоимость выстрела.
29 Mart 1992'de keskin nişancı mermisi onun kalbine isabet etti.29 марта 1992 года он был убит снайпером.
Max sabahki avda üç güzel atış yapmış, hepsi de hedeflerine isabet etmiştir.За то утро дивизия Джонса провела три атаки и все неудачные.
Lachish kasabasına 28 roket isabet etti ve Negev’e 9 roket isabet etti.По району Негева — 17 ракет, а по району Лахиш — 3 ракеты.
Saldırı düzenlediği bir başka muhrip olan Başlangıç ise isabet almadı.Начатая без него постепенная атака крепости шла неудачно.
Saat 10:09'da Britanya topçuları Blücher'e ilk isabeti kaydetti.В 09:00 Пелхам сделал первые выстрелы.
Testlerde % 86 gibi yüksek bir isabet oranına ulaşılmıştır.Это удалось 16 % испытуемых.
Kurşun babasının omzuna isabet eder.Пуля противника ранила батюшку в плечо.
Elina, bir yıl boyunca Elina'nın Yunanistan'da yaz isabetine sahip olmasına rağmen.За исключением одного года, проведённого в Риме, Лауричелла продолжал работать в Катании до конца своей жизни.
Bu süreçte Britanya uçakları 180 adet bomba attı ancak sadece ikisi isabet etti.في هذه الفترة أستطاعت الطائرات الأنجليزية أن تلقي 180 قنبلة، و لكنها لم تصب إلا أثنتان فقط منهم.
İngiliz gemisi Yavuz görüş alanından çıkana dek beş isabetsiz atış yapabildi.نجحت السفينة البريطانية فقط في اطلاق خمس قذائف قبل أن تنجح اليافوز في الخروج من مرمى النيران.
300 metre mesafeden atılan torpido isabet kaydedemeyince Demirhisar bölgeden ayrıldı.و عندما لم يصب الطوربيد الذي إلقتة دميرحصاري علي بعد 300 متر أنسحبت من المنطقة.
Müstecip Onbaşı'nın topçu ateşi isabetli oldu ve denizaltı İstanbul'a götürüldü.وأصيبت المدفعية النارية مستجيب أون بشى , وأحضرت الغواصة إلى اسطنبول .
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.إحدى الرصاصات أصابت شاكور الرئة اليمنى.
Fakat iki mermi de isabet etmedi.لم يطلق أي منهم رصاصة واحدة.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.وكان الرصاص يتساقط حولنا.
İki gemi de rakibini vurmayı başaramadı, ancak yakınına düşen mermilerin şarapnelleri Yavuz'a isabet etti.ولم يستطع أياً منهما إصابة الأخرى، إلا أن القذيفة التي سقطت بالقرب من ياووز أصابته بشظايا.
Queen Elizabeth de isabetler almaktadır.كما تعد الملكة إليزابيث بدورها استقبالاً.
Uzak hedefler için isabetli değildir.عدم القدرة على التمسك باهداف طويلة الامد.
Nişancı tüfeği, uzak mesafelerden hedefleri yüksek isabet oranıyla vurmak için kullanılan bir tüfek türüdür.مثل جميع قذائف الهاون ، إنه سلاح عالي الزاوية يستخدم لإطلاق النار بشكل غير مباشر.
Sırp kasabası Surdulica'ya isabet eden füze en az 20 kişinin ölümüne yol açtı.O ataque que tirou a vida de Bhutto também matou pelo menos 20 pessoas.
Gueffroy göğsüne 10 kurşun isabet ederek öldü.Gueffroy foi alvejado no peito por dez tiros e morreu sobre o muro.
Silah yetenekleri de avlar üzerinde yapılan isabetli atışlarla gelişebilir.Habilidades de armas também podem ser melhoradas por causar abates com sucesso em animais.
Gittikçe açılan mesafeye rağmen Bismarck 10 salvosunda bir kez daha Prince of Wales'a isabet kaydetti.Apesar da bateria problemática, o Prince of Wales conseguiu acertar o Bismarck três vezes.
Bu çevik mahluklar, orman gecesinin loşluğunda 6 metre ötedeki bir dala tam isabetle sıçrayabilirler.Eles são capazes de dar 100 bicadas por minuto no tronco de uma árvore.
Ancak isabetli bir etkinlik ölçütünün yalnızca iddialardan daha öteye gitmesi gerekir.A procura de um Rei apropriado demonstrou finalmente ser mais que problemática para as Cortes.
Ve %75 isabet oranı ile maçı tamamlamıştır.Pontuação O piloto precisa completar 75% da corrida para pontuar.
Atışları çok isabetlidir.O tiro foi certeiro.
İlk mermilerden biri kuleye isabet etti.Um dos primeiros tiros matou Tonnerre.
Silah özellikle en az 200 m mesafe içerisinde oldukça isabetlidir.É uma arma ideal para ser usada em distancias acima de 700m.
İsabet olması halinde iki sayılık olarak yazılır.Allereerst wordt de schepping tweemaal aan God zelf toegeschreven.
Osmanlı savaş gemileri ise ciddi bir isabet kaydedemiyordu.Geen enkel Amerikaans oorlogsschip was ernstig beschadigd.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Verder zei hij: “Er gebeurt altijd wel iets, elke dag.
Kurşunların ikisi omzuna, biri akciğerine isabet etti.Mann raakte door twee kogels gewond aan beide schouders.
Pearl Harbor saldırısında isabet eden bir mermiyle yaralandı.Hij geraakte gewond tijdens een schietpartij in Burgos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod