Ana içeriğe geç
Sözlük

isabet ile cümle

isabet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
İkinci kurşun Wilder'ın göğsüne isabet etti.The second bullet hit Wilder in the chest.
Pek çok kişi de bombardımanda isabet eden mermi ve şarapnel parçalarıyla yaralandı.Many were wounded by bullets and shrapnel from the bombing.
Su altında sıradan mermiler isabetsizdir ve çok kısa bir menzile sahiptir.Under water, ordinary bullets are inaccurate and have a very short range.
Bence daha isabetli ve daha güzel bir sunum olamaz.Ich glaube, treffender und besser kann man es kaum darstellen.
Prinz Eugen hiç isabet almadı.Die Prinz Eugen erlitt keine Beschädigungen.
Sufffen, 14 dakika içinde 14 isabet almıştı ve yangınlar başladı.Die Suffren wurde dabei in den ersten 15 Minuten 14-mal getroffen und geriet in Brand.
9 Eylül 2016'da Türk tankı roket isabeti aldı.Am 9. September 2016 wird ein Polizeihubschrauber mit einen Raketenwerfer abgeschossen.
Japon muhripler toplam 16 torpido attı ve bunların 3'ü isabet etti.Die angreifenden zehn Zerstörer verschossen 16 Torpedos und erzielten drei Treffer.
İlk mermilerden biri kuleye isabet etti.Eine der ersten Granaten schoss die Kirchturmspitze ab.
Bir kurşun, birdenbire Alex'in başına isabet ederek onu öldürür.Durch ein Versehen wird sie kurz darauf von Alexis durch einen Stromschlag umgebracht.
Hadrianus’un bu amacının isabeti tartışılabilir.Die Zuordnung dieser Nennung zu Hainhausen ist allerdings fraglich.
Burada yapılan çarpışmada Timur'un sağ eline ok isabet ederek yaralandı.Im weiteren Kriegsverlauf wurde er an der Ostfront schwer verwundet.
İsabet alan karataş üç parçaya bölünmütür.Er gesteht, als Petrus die dreißig Gulden in drei Teile teilt.
Elina, bir yıl boyunca Elina'nın Yunanistan'da yaz isabetine sahip olmasına rağmen.In Leverkusen wurde Mokoena in seinem einzigen Jahr in Deutschland kein einziges Mal eingesetzt.
Buna karşı Askold ateş ettiyse de isabet ettiremedi.Einzig ob er auf Vincke schießen sollte, war ihm noch fraglich.
10 üzerinden 10’luk bir transfer, tam isabet."Minute der 1:0-Siegtreffer gelang.
Torpidolar arızalı idi, hiçbiri isabet etmedi.Es schoss, aber keines der Schiffe wurde getroffen.
Üç isabet alan gemi karaya oturdu.Drei Leichen an Land gespült.
300 metre mesafeden atılan torpido isabet kaydedemeyince Demirhisar bölgeden ayrıldı.Der aus einer Entfernung von 800 Metern abgeschossene Torpedo verfehlte den Kreuzer.
10:26'da USS Enterprise'dan kalkan pike bombardıman uçakları tarafından saldırıya uğradı ve bir isabet aldı.À 10 h 26, il fut attaqué par les bombardiers en piqué de l'USS Enterprise et touché par une seule bombe.
Mermilerin biri sağ akciğerine isabet etti.L'une des balles a ricoché dans le poumon droit.
Kaptan Okada, köprüye isabet eden bir bombayla hayatını kaybetti.Le capitaine Okada fut tué par une bombe qui explosa sur la passerelle.
Silah yetenekleri de avlar üzerinde yapılan isabetli atışlarla gelişebilir.Des compétences d’arme peuvent être également améliorées en effectuant des tirs avec succès sur les animaux.
Sufffen, 14 dakika içinde 14 isabet almıştı ve yangınlar başladı.L’incendie fut éteint en 40 minutes mais 14 personnes périrent dans l’accident,.
Üç isabet alan gemi karaya oturdu.Dans le choc, trois hommes tombent à la mer.
Dalgalı denizde bile %85 isabet oranını yakalayabilmektedir.À marée haute, elles le sont dans 85 % des cas.
Silah özellikle en az 200 m mesafe içerisinde oldukça isabetlidir.Les distances de tirs sont principalement inférieures à 10m.
Burada savaşırken vücuduna beş kurşun isabet etti.Il a été atteint de balles à 5 reprises lors de l'attaque.
Bir kurşun, birdenbire Alex'in başına isabet ederek onu öldürür.Une fusillade s'en suivra au cours de laquelle Alex sera mortellement blessée.
Atışları çok isabetlidir.Tous ces tirs sont réussis.
Sekiz isabet alan zırhlının ön tareti devre dışı kalmıştır.Le mode classique avec huit angles de tir reste activable.
Bununla birlikte karar almada bu risk algılayışlarının isabet oranı bilinmemektedir.Pire, la troupe n'est nullement informée du risque qu'elle court.
Mermilerin bir çoğunun doğrudan kalbine isabet etmesi üzerine Benler olay yerinde hayatını kaybetmiştir.Touché de plusieurs balles à la tête, il est mort sur le coup.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Chaque jour supplémentaire a des conséquences terribles ».
Bu tüfekler, normal tüfeklerden çok daha isabetlidir.Ces bombes sont plus précises que les bombes classiques.
Queen Elizabeth de isabetler almaktadır.En effet, la Classe Queen Elizabeth est sur le point d'aboutir.
İsabet oranı da oldukça yüksek.Le saut doit être suffisamment haut.
Hedefe isâbet ettiremedin!Aucun coup au but.
Aynı zamanda 11 üçlük atışında 9 isabet buldu.Elle a reçu onze coups de couteau.
Motorlardan birisi isabet alsa dahi diğer motor göreve devam edebilir.Capaz de volar aunque uno de sus motores fallase.
Prinz Eugen hiç isabet almadı.Tan solo el Prinz Eugen estaba indemne.
İsabet oranı da oldukça yüksek.Y el índice de recurrencia es bastante alto.
Fakat "'… her geçen gün isabet oranları artmaktadır."Para mí lo extraordinario amanece todos los días”.
Brezilya ise ilk yarıda rakip kaleye hiç isabetli şut çekemedi.En el primer tiempo, los europeos lograron acercarse peligrosamente al área rival sin concretar.
Atış isabeti oldukça yüksektir.Tome el gatillo un poco fuerte.
Kurşunların ikisi omzuna, biri akciğerine isabet etti.Uno de los tiros le atravesó el corazón y los dos pulmones.
Aynı zamanda 11 üçlük atışında 9 isabet buldu.También robó 9 bases en 10 intentos.
Ancak atışlar isabetli değildi.No hubo tiro de gracia.
Bu da atışların isabet oranını düşürüyordu.Se perdía el turno, también, si el tiro caía.
Silah yetenekleri de avlar üzerinde yapılan isabetli atışlarla gelişebilir.Las habilidades de armas también pueden mejorarse al anotar los golpes exitosos en animales.
Saat 10:09'da Britanya topçuları Blücher'e ilk isabeti kaydetti.Alle ore 10:09, le navi britanniche colpirono per la prima volta il Blücher.
İsabet ettirebildikleri için puan kazanırlar.Fortunatamente riescono a farsi perdonare.
İngiliz gemisi Yavuz görüş alanından çıkana dek beş isabetsiz atış yapabildi.La nave britannica riuscì soltanto a lanciare cinque proiettili prima che la Yavuz si portasse fuori tiro.
Bu, pilotların, petrol tankına isabet etse bile, hala inmesini sağladı.Ciò consentiva ai piloti di poter atterrare, anche se il serbatoio dell'olio veniva colpito.
Queen Elizabeth de isabetler almaktadır.Anche la regina Lara però ha grandi ambizioni.
Yivli tüfeklerin atışları daha isabetlidir.Inoltre, la precisione di tiro di questi cannoni era molto migliore.
Bu uzunluktaki formatlarda bile halen daha isabetli sonuçlara ihtiyaç duyulabilir.In contesti molto formali, tuttavia, si può ancora trovare la flessione di vosotros.
Bu sayede silaha ait mermiler uçağın pervanesine isabet etmeden aralıklarla ateşleniyordu.Questa volta i mitraglieri attesero fino a che gli uccelli non si trovarono a tiro.
Bu tüfekler, normal tüfeklerden çok daha isabetlidir.Sono molto più devastanti dei normali missili.
Dobby, Bellatrix Lestrange'ın fırlattığı bıçağın isabet etmesi sonucu ölmüştür.Muore Dobby pugnalato da Bellatrix.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod