Ana içeriğe geç
Sözlük

irade ile cümle

irade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnsan iradesine büyük bir önem atfeden Pelagius, ilk günahı reddetmektedir.Как следствие, Пелагий также отвергает идею первородного греха.
Çünkü, egemen olan iradeyi temsil yetkisi meşru olarak tescil edilmiş olanlar onlardır.Они забывали только добавить,- для тех, которые являются собственниками.
Bazı içiciler, sadece iradeyle uzun dönem sigarayı bırakabilirler.يمكن لبعض المدخنين تحقيق الإقلاع عن التدخين على مدى طويل بقوة الإرادة وحدها.
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.ومعنى الإيمان بهما هو: الاعتقاد بأن ما يصيب الإنسان من خير أو شر واقع حسب تقدير الله تعالى وعلمه.
Savaşlarda Tanrı'nın iradesi ile zafere ulaşılır.تنتصرُ الدولةُ بإيمان جنودها بنصر الله.
Bu iki irade birbirleriyle çatışmaz ve çelişmez.لكن لا بدّ من الإقرار بأن هاتين الحركتين تتكاملان ولا تتناقضان.
Temsili demokraside ise, halkın seçtiği insanlar, halkın iradesini yansıtmaya çalışmaktadır.وسائل الإعلام تبث فقط ما توافق عليه الحكومة لتعريف الناس.
Allah’ın iradesini temsil eder.والله الموفق للصواب بفضله ورحمته.»
O, yaşam verici ve yaratıcıdır, ölüm de Tanrı’nın iradesine bağlıdır.أنا إنسان مؤمن لكن روحي ميتةهذه هي إرادة الرب.
Özgür irade yanılsamadır.القراءة الصحيحة الخالية من الأخطاء.
Politikanın belirgin şekilde estetize edilmesi ve iradenin ekonomiye önceliğinin vurgulanması.كتاب خطواتك الأولى نحو فهم الاقتصاد .
Melekler insanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar.ثم إخبار الملائكة لوطاً بحقيقتهم وبمهمتهم التي جاءوا من أجلها، وبأن القوم لن يصلوا إليهم.
Kılıçdaroğlu ise şöyle konuştu: "Milli iradeye duyduğumuz saygının gereği yerine getirildi."A respeito do assunto, declarava: "Somos criadores e não liqüidantes de museus".
Madde 6 Yasa genel iradenin ifadesidir.Art. 6.º A lei é a expressão da vontade geral.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.O Asno de Buridan é um paradoxo em filosofia sobre o conceito de livre arbítrio.
Onun iradesi ve yaratışı olmadan olmuş hiçbir şey yoktur.Aquilo que foi rejeitado não é nem Deus e nem criatura.
Ryan özgür iradesiyle ölümü kabul eder ve Jack'ten kendisini öldürmesini rica eder.Ryan aceita a sua morte de livre vontade, e usa a condição de Jack para força-lo a mata com o taco de golfe.
Tanrı ve onun kendi yaşamı ile ilgili iradesi hakkında daha fazla şey keşfetmenin peşine düşmüştür.Foi assim que sentiu mais e mais a chamada de Deus em sua vida.
Buna rağmen bazı ülkeler bunu kendi iradesini kullanarak devam ettirmektedirler.Alguns grupos no interior da África do Sul, no entanto, estão a tentar promover o seu uso.
Bazı içiciler, sadece iradeyle uzun dönem sigarayı bırakabilirler.Alguns fumadores conseguem deixar de fumar exclusivamente com força de vontade.
Başka bir deyişle, anayasa, iradenin siyasi kararları üzerinde temellenir.A primeira delas é a de que o eleitor deve estar em pleno gozo político.
İnsan iradesine büyük bir önem atfeden Pelagius, ilk günahı reddetmektedir.O pelagianismo nega a existência do pecado original.
Savaşlarda Tanrı'nın iradesi ile zafere ulaşılır.No final, sua vitória está nas mãos de Deus.
Tarımsal malların üretimi, üreticilerin iradelerine tam olarak bağlı değildir.Seu objetivo primordial é acabar com as hierarquias desnecessárias entre os criadores.
Zira her tür düşünme ve irade zorunlu olarak sonludur.Em síntese, qualquer conhecimento requer forma e conteúdo.
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?A crítica é uma opção ou uma necessidade?
İstençdışı bellek irade dışı ve kendiliğinden meydana gelir.Mas o Destino, imprevisível, interfere...
Halkın hür iradesiyle yaptığı, tartışma ve uzlaşma yoluyla yapılması anlamındadır.Al-Muqaddasi refere - se à disputa entre o povo de Susa e os de Tustar .
Ancak onu geri getiren iradenin Ligeia'ya mı yoksa anlatıcıya mı ait olduğu belirsizdir.Porém, é incerto se estas palavras se referiam a ela ou a seu esposo, Gormo.
Önce olan irade beyanı icap, sonra gelen irade beyanı ise kabuldür.Bijvoorbeeld: Tijdigheid (terwijl, nadat en voordat) Redengevend (omdat, want).
Allah’ın iradesini temsil eder.Dan bevestigt God Zijn woorden.
Melekler insanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar.De engelen maanden Lot en zijn gezin Sodom te verlaten en geboden hen niet om te kijken.
İslam dinine göre meleklerin iradeleri vardır.Volgens de islam hebben engelen wel een vrije wil.
Özgür irade yanılsamadır.Van vrijhandel kwam niets terecht.
Cüz'i irade sadece insanoğluna verilmiştir, diğer mahlûkatta ve Melekler'de irade yoktur.Zijn kracht kent geen gelijke tijdens zijn creatie, met uitzondering van de goden en engelen.
1 Aralık günü Ukrayna referandumunda halk bağımsızlıktan yana %90 oranında irade gösterir.Niettemin sprak op 9 februari 1991 90% van de bevolking zich in een referendum uit voor onafhankelijkheid.
Babasından bile güçlü bir iradesi vardır.Daarnaast heeft hij een strenge vader.
Buyurur, iradesine uymayanları cezalandırır.Straszy on karami tych, którzy nie będą postępować zgodnie z prawem.
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Przeciwieństwem tak pojętego fatalizmu jest wiara w wolną wolę.
Babasından bile güçlü bir iradesi vardır.Brakuje mu silnej ręki ojca.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.Osioł Buridana jest alegorią paradoksu w filozofii w ujęciu wolnej woli.
O'na düşünce ve irade yükleyemeyiz, çünkü bunlar birbirleriyle çelişirler.Prosi zaś ich, aby mu nie szkodzili w jego zamiarach i radościach, kiedy wyobraża ich sobie jako istoty złe.”
Bunun gereği olarak insanlara irade hürriyeti vermiştir.A co zrobił Mahomet dla ludzi?”.
Temsili demokraside ise, halkın seçtiği insanlar, halkın iradesini yansıtmaya çalışmaktadır.Model demokratyczny – liczy się wola większości, a władza odwołuje się do opinii ogółu.
Erkek kendi iradesiyle, yeni fikirleri, kavramları işlemek ve meydana getirmek için harekete geçer.Każdy z nich przywozi własną historię, marzenia, cel.
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?Wolny wybór czy konieczność? (pol.). .
Ancak bu hırs, iradesini ve güçlü karakterini etkilemez.Okazuje się, że nie wystarczy sama chęć walki i ambicje.
Tanrısal (İlahi) irade kuramı hukuku Tanrı'ya dayandırır ve ancak onun istemesi dahilinde ortadan kalkar.Owo „dno” (niem. Grund) duszy pochodzi bezpośrednio od Boga i do niego tęskni.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.Buridans åsna är en paradox på ämnet fri vilja.
Hiçbir şeyi unutmaz ve Ilύvatar'ın iradesi dışında meydana gelecek her şeyi bilirdi.Han glömmer aldrig någonting och han vet allt som kommer att hända, utom det som är Ilúvatars fria val.
Amaç dünyada tanrı iradesini hakim kılmaktır.Genom detta handlande har guden dömt hela världen.
Bu senaryo özgür iradeyle ilgili sorular uyandırmaktadır.Här dyker frågor om den fria viljan upp.
Burada ilkesel bir kavram olarak irade kavramını ortaya koymuştur.Det är här han introducerar sitt berömda kategoriska imperativ.
Öte yandan, Ligeia'ya göre bir insan, yaşama iradesinin zayıflaması sebebiyle ölür.På så vis vore vissa människor till och med beredda att förlora sitt eget liv för tyrannens skull.
Bir borç ilişkisi, tek bir kişinin irade beyanıyla gerçekleşmiştir.Ett enkelt skuldebrev är ställt till viss person.
Bir grup Pers iradesine boyun eğilmesini istiyordu.Vill du höra en politiker som står för sin åsikt?
Özgür irade İnsan ruhu vardır.Отже, людина має свободу волі.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.У підсумку жерці розробили систему оракулів, які повідомляли волю богів безпосередньо людям.
"Cenaze töreninde çağrı: Barış iradesini ortaya koyun".Був ще один виступ — доповідь «Голосіння на похоронах».
Kendi sınırlı varoluşu, kurucu iktidara, siyasi iradeye işaret etmek durumundadır.Здатність, готовність суб'єкта влади виявити політичну волю.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
irade ile cümle - Sayfa 5 - irade kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App