Ana içeriğe geç
Sözlük

irade ile cümle

irade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kılıçdaroğlu ise şöyle konuştu: "Milli iradeye duyduğumuz saygının gereği yerine getirildi."Schönborn erklärte im Gottesdienst: „Wir, Gottes Volk, seine Kirche, tragen miteinander an dieser Schuld“.
Ancak diğer milletvekilleri onu halk iradesi düşmanı ilan etti.Die anderen Abgeordneten warfen ihm vor, ein Feind des Volkswillens zu sein.
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?Selbstbestimmungsfähig, oder nicht?
O'na düşünce ve irade yükleyemeyiz, çünkü bunlar birbirleriyle çelişirler.Ihn davon abzubringen versucht sie allerdings nicht, da sie dies für aussichtslos hält.
Melekler insanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar.Einige Engel aber weigerten sich, da der Mensch aus niedrigerem Stoff gemacht sei als sie selbst.
Özgür bir fert olarak hareket eden Memlûk, kendi iradesiyle evlenebilirdi.Wollte ein Freier eine Leibeigene heiraten, so musste er sich selbst in die Leibeigenschaft begeben.
Özgür irade İnsan ruhu vardır.Besitzt der Mensch einen freien Willen?
Bunu kullanırken güçlü iradesinden yararlanır.Sie nutzen dazu die Kraft des Willens.
Bunu mümkün kılan şey ise, insan ruhunu meydana getiren akıl ve irade güçleri ya da melekeleridir.Im rechten Fenster vernunftbegabte Schöpfung werden Menschen, Heilige und Engel abgebildet.
O, yaşam verici ve yaratıcıdır, ölüm de Tanrı’nın iradesine bağlıdır.Er sieht den Tod nüchtern und als den Willen Gottes an.
Kişisel irade kuramı ise Devletin iradesine dayandırır.Der Abwehranspruch des Bürgers richtet sich somit gegen staatliche Handlungen.
Kendi iradeleri yoksa gerçekle onlar için çok kötü” dedi.Dadurch wären sie von ihren Sünden erlöst".
Külli irade ise Allah'ın belirlediği kaderdir.Auch die Rangfolge im faḍl wird durch Gott festgelegt.
Bu senaryo özgür iradeyle ilgili sorular uyandırmaktadır.Damit entstand die Idee zu einer Freilichtbühne.
29 Nisan 1945'te Berlin Savaşı sırasında Hitler son iradesini ve politik vasiyetini dikte ettirdi.Am 29. April 1945 verfasste Hitler im Bunker sein politisches und persönliches Testament.
Çok güçlü bir iradeye sahiptir.Er hat eine große Hoffnung.
Güçlü, enerjik ve sağlam iradeli bir yapısı vardı.Unser Ziel war eine leistungsstarke, steuerbare, hochpräzise Rakete“.
Millet iradesine ipotek koyma peşindeler" şeklinde yorumlamıştır.Donc il refuse d'être associé à eux "par capillarité" comme il dit.
İnsan ayrıca özgür iradeye ve zaman bilincine de sahiptir.Nous possédons à la fois le libre arbitre et la connaissance uniquement au temps présent.
Hiçbir şey başıboş olmayıp, onun iradesi dışında değildir.Il n'y a aucun autre désir que le sien.
Devlet, ortak iyiyi ve genel iradeyi temsil etmeye çalışır.Être au service du bien commun et de la réussite collective.
İnsan iradesinin ahlaki açıdan iyiye yönelmesi de erdem olarak nitelendirilmiştir.L’homme fit mieux encore en entrant dans les cœurs ».
Buna rağmen bazı ülkeler bunu kendi iradesini kullanarak devam ettirmektedirler.Pourtant, certains osent encore suivre leur propre voie.
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?Likestilling eller særstilling?
3. Cüz-i İrâde: Cüzî irade müstâkil değildir, onu da Allah yaratır.Trois thèmes principaux apparaissent dans le Coran : Allah est créateur, juge et est celui qui rétribue.
Özgür irade Determinizm Ortaçağ felsefesi 19. yüzyıl felsefesiGrand dictionnaire universel du XIXe siècle Portail du christianisme
Dünyanın özü ve gerçekliği irade iken, fenomenlerden oluşan dünya, tasarımdan başka bir şey değildir.Avant la conscience de soi, le vrai est quelque chose d’autre que moi.
Bir grup Pers iradesine boyun eğilmesini istiyordu.Un homme en colère insiste pour entrer.
Nietzsche ruhu “kudretin iradesi” olarak ifade eder.La question fondamentale posée par Nietzsche est ici : que signifie la volonté de vérité ?
Özgür irade mi, belirlemecilik mi?¿Libre o determinado?
Ryan özgür iradesiyle ölümü kabul eder ve Jack'ten kendisini öldürmesini rica eder.Ryan ordena a Jack que lo mate, queriendo morir bajo su propia voluntad.
Madde 6 Yasa genel iradenin ifadesidir.Artículo 6.- La ley es la expresión de la voluntad general.
Bunu kullanırken güçlü iradesinden yararlanır.Ella tiene que usar su poder intencionalmente.
Çünkü, egemen olan iradeyi temsil yetkisi meşru olarak tescil edilmiş olanlar onlardır.El cual ellos decidirian quien seria el galardonado.
Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir.Otros filósofos sostienen que el determinismo es compatible con el libre albedrío.
Herodot bu fırtınayı tanrı iradesine bağlamaktadır.Las tormentas se asocian con la Ira de Dios.
Buridan'ın eşeği felsefede özgür irade teması ile ilgili olarak kurulmuş bir paradokstur.Todo el pensamiento de Berdiáyev constituye una filosofía de la libertad.
İstençdışı bellek irade dışı ve kendiliğinden meydana gelir.Su Naturaleza e Historia, aunque aparece sin atribución.
Her yaptığımızdan kendi öz ve hür iradelerimiz sorumludur.Ciascuno di noi è libero e responsabile dei propri comportamenti.
"Cenaze töreninde çağrı: Barış iradesini ortaya koyun".Introdusse poi nella celebrazione della Messa il "bacio della pace".
Bu, Tanrı'nın iradesinden razı olan kişinin makamıdır.Queste sono le promesse del Signore per chi gli è fedele.
Buna karşın, gereksinimlerini karşılayacak seviyeye kadar etkin olan bir iradeye de sahiptir.In ogni caso, deve essere ad un livello a loro comprensibile.
O'na düşünce ve irade yükleyemeyiz, çünkü bunlar birbirleriyle çelişirler.Nessuno poteva essere perseguitato o menomato a causa della sua religione.
Millî egemenlik, milletin bölünmez iradesini temsil eder.Qualsiasi rappresentazione separerebbe l'umanità dal divino.
Tom, onu onun iradesine karşı yaptı.Том сделал это против воли.
Tom sigarayı bırakacak güçlü bir iradeye sahip değil.Тому не хватает силы воли бросить курить.
Kendi iradeleri yoksa gerçekle onlar için çok kötü” dedi.Это должно быть легко, есть ли все это не гнусная ложь».
Bunu mümkün kılan şey ise, insan ruhunu meydana getiren akıl ve irade güçleri ya da melekeleridir.По своему положению человек — промежуточное существо между тварями (животными) и ангелами.
M. Bigeyev’in özel kütüphanesinden kitaplar merhumun iradesine göre Türkiye Millî Kütüphanesine verildi.Книги из личной библиотеки Бигеева по воле покойного были переданы в Национальную библиотеку Турции.
Halkın hür iradesiyle yaptığı, tartışma ve uzlaşma yoluyla yapılması anlamındadır.Скрытен, к людям (кроме Абалкина) относится с высокомерием, любит спорить.
Egemen olan ilkesi irade serbestisidir (Privataautonomie).Третий принцип провозглашает автономию (независимость) пациента.
Bir de insanın kendi iradesi ile seçtiği eylemlerin yaratılmasıdır.Человек творит свои поступки самостоятельно, благодаря силе, которую ему дал Бог.
Hukuki işlem, hukuki bir sonuç doğurmak amacıyla, irade beyanında bulunmaktır.Такая сделка имеет своим правовым результатом осуществление цели, противоречащей закону.
Her yaptığımızdan kendi öz ve hür iradelerimiz sorumludur.Все права и все полномочия я черпаю в самом себе.
Bu iki irade birbirleriyle çatışmaz ve çelişmez.Эти два момента сливаются воедино, не противореча друг другу.
Çok güçlü bir iradeye sahiptir.У неё есть сильное чувство гордости.
Bu özelliğiyle kendi iradesi ile hareket etmeyen, yönlendirmeye açık kitlelerden ayrılır.Он убирает со своего пути любого человека, который с ним не согласен или думает иначе».
Savaşlarda Tanrı'nın iradesi ile zafere ulaşılır.Мы побеждаем всякий раз Лишь силой Божьей власти.
Sonuçta rahipler, insanlara doğrudan doğruya tanrıların iradesini bildirecek kahinler sistemini geliştirdiler.В результате жрецы разработали систему оракулов, для сообщения воли богов непосредственно народу:312.
Sevdiği şeyler var olma gücünü kaybedince zihin iradesini kaybeder.Если вы испугаетесь потерять свою жизнь, вы потеряете свой ум.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod