Ana içeriğe geç
Sözlük

iplik ile cümle

iplik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1 parmak 10 iplikti.Potworny bałagan 10.
Bu iki iplik birlikte kumaşın dokusunu oluşturur.Dessa två bildar tillsammans höljet.
Besinleri genellikle ipliksi alglerdir fakat omurgasızları da yer.Kavajen är oftast utan slitsar men även sidoslitsar förekommer.
Cyanophyta alglerinin ipliklerine trikom adı verilirArtgränserna i Cyanoramphus är under diskussion.
Bu iplikler tezgâhlarda dokunarak kumaş yapılır.Porerna blir vinröda efter beröring.
Bu katlanma, kısa "zımba" DNA ipliklerin etkisiyle sağlanır.Båda orsakas av ”direct DNA damage”.
Bütün bu ipliksi sistemin her ikisine birden "Protonema" denir.Обидва ці негаразди вічно «танталізували» його.
Kayma (Slide) Baz çifti düzleminde bir iplikten ötekine doğru kayma.Enter (альбом Within Temptation) — альбом гурту «Within Temptation».
İspanyol dantelleri altın ve gümüş ipliklerle yapılıyordu ve Magripliler’in desenlerinden izler taşıyordu.Кнопки зроблені з олова і багаті данські чоловіки носили срібні ґудзики.
Birleşik Devletler, Kanada ve Avrupa'da el işlerinde kullanılan iplik topları ağırlık ile satılır.Grain se používá v USA a Kanadě k měření hmotnosti střel a střelného prachu.
Bu iplikçikler, etkileşim sonucu oluşan gelgit kuruklarını gösteriyor olabilir.Protože tyto buňky produkují hlen, může se projevovat výtoky.
E-postalar iplik görünümünde gösterilir ve çoklu e-posta gelen kutuları kombine veya ayrı tutulabilir.E-maily jsou zobrazeny klasicky a více e-mailové schránky došlé pošty lze kombinovat.
Mikroişlemci kompleks'te Drosha adlı bir nükleaz, ve Pasha adlı çift iplikli RNA bağlayıcı protein bulunur.Ten je složený z nukleázy jménem Drosha a proteinu Pasha, schopného vázat na sebe dvouvláknovou RNA.
Yangına dayanıklı hafif iplikten yapılmış bir kumaş tır.Va reuși, oare, să scape din iadul care se dezlănțuie?
RNA polimeraz promotora bağlandığında, DNA iplikçikleri açılmaya başlar.Pe măsură ce ARN polimeraza se leagă de promoter, lanțurile de ADN vor începe sa se desfacă.
Bu iki iplik birbirlerine ters yönde uzanırlar.Prin urmare ambele flote au trecut una pe lângă cealaltă în direcții opuse.
DNA, normal olarak, ikili sarmal biçimde dolanan iki iplikçikli bir moleküldür.În mod normal, ADN-ul este o moleculă dublu-catenară, răsucită într-o formă dublu-spiralată.
Özel saldırısı İğne İpliktir.Formație prioritar ofensivă.
Almanya'daki ilk kumaş ve iplik fabrikaları 1851'de burada kurulmuştur.Primele amenajări necesare curei balneare și facilități turistice se construiesc aici în 1895.
Bu RNA iplikleri kanser hücrelerini kendine çeker.Ganglionii limfatici implicați pot captura aceste celule canceroase.
İplik Pazarı Caddesi'nde yer almaktadır.A bevásárlónegyed központja a Market Street sétálóutca.
Bu lifler iplik olarak bükülür, giysi ya da diğer kullanımlar için dokunurdu.Hajlamos vagyok megvenni egy csomó szörnyű dolgot, mint a ruhák, vagy más holmik.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.A falvakban pedig régebben apáról fiúra szállt a receptúra.
Birleşme sırasında iğ iplikleri çekirdeğe yaklaşır ve daha sonra ikiye ayrılarak birbirinden uzaklaşır.Utazás közben kölcsönös vonzalom ébred bennük, de végül elválnak.
Urfa Meyan Şerbeti’nin (Biyanbalı) yapımında ipliksi(elyaf) hale getirilmiş meyan kökü kullanılır.Podokarpukset (Podocarpus) eli podokarpit on podokarpuskasvien heimoon (Podocarpaceae) kuuluva havupuusuku.
Diğer iplikçikler kurudur.Loput kallosta ovat kasvoluita.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Naisetkin uskaltavat opettaa ja jopa kastaa.
Askerden dönünce Cankurtaran’da bir iplik fabrikasında çalışmaya başladı.Päästäkseen armeijaan hän valehteli ikänsä värväystoimistossa.
İplikler birlikte ters yöne doğru bükülürler.Vapaat päät tulevat samalle puolelle.
Yün iplikler, sarımsı renklere boyanabilir.Puuaineksesta lohkotuista lastuista voi liottaa väriainetta.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.Μέχρι τότε οι κάτοικοι αναγκάζονταν να στέλνουν τα παιδιά τους στην Άμφισσα.
DNA, normal olarak, ikili sarmal biçimde dolanan iki iplikçikli bir moleküldür.Το DNA συνήθως έχει τη μορφή διπλής έλικας.
İpliksi, beyaz; yamalar halinde veya ince şeritler halindedir.De er lyslilla eller (sjældnere) hvide, og de har stærk duft.
DNA'nın iki iplikli yapısı DNA ikileşmesi (DNA duplikasyonu) için basit bir mekanizma sağlar.DNA's dobbeltstrengede struktur sørger for en simpel mekanisme til DNA-replikation.
Nükleazlar DNA iplikleri kesen enzimlerdir, fosfodiester bağlarının hidrolizini katalizlerler.Nukleaser er enzymer, som skærer DNA-strenge ved at katalysere hydrolyse af fosfodiesterbindingerne.
Bunlarda tek iplikli DNA, telomer bağlanıcı proteinler tarafından stabilize edilmiş bir halka olarak kıvrılır.Her krøller den enkelt-strengede DNA sig sammen til en lang cirkel stabiliseret af telomerbindende proteiner.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.Nu forlader de første børn deres forældre, for at tage på kostskole inde i byen.
Uzun DNA iplikçikleri, hücre içinde kromozom adı verilen, yoğunlaşmış yapılar oluşturur.I celler danner de lange DNA-strenge kondenserede strukturer kaldet kromosomer.
Eksonükleaz III, çift iplikli DNAyı 3´→5´yönünde sindirir.2.3.2 Bunden skal være som i punkt 2.2.5.
Şu türlü halıların üretiminde yalnızca yün iplik kullanılmıştır.Det er dog kun hos de enkimbladede planter, at man finder denne oplagringsmetode.
Alethinophidia kör yılanlar ve ipliksi yılanlar dışındaki bütün yılanları kapsayan infra takımdır.Alethinophidia er en delgruppe av slanger som omfatter alle nålevende slanger, unntatt ormeslangene.
DNA ipliklerinin birbirine sarılmış olması uzun DNA ipliklerinin birbirnden ayrılmasını güç kılar.Sammentvinningen mellom DNA-strengene gjør det vanskelig å separere lange segmenter.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.Mødrene forlot enkelte ganger sine egne barn for å amme et barn på hospitalet.
Pek çok yeni ipliklerin kendilerine özel etki sağlayabilmek için özel teknikler kullanılır.Noen våpen må brukes på spesielle måter for at de skal ha en effekt.
Düşünselinin içindeki hatıralar gümüş iplik görünümündedir.Ingatan yang terkandung di dalam Pensieve memiliki penampilan benang perak.
DNA ipliklerinin bu düzenine anti-paralel denir.DNA memiliki struktur antiparalel.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Mereka juga berpuasa dan berzikir.
Kayma (Slide) Baz çifti düzleminde bir iplikten ötekine doğru kayma.Ikatkanlah korban hari raya itu dengan tali, pada tanduk-tanduk mezbah.
Bu ipliğe "kalıp iplikçik" denir.Ia (yaitu Jibril) menjawab, “Ia ditugaskan mengurus tanaman dan hujan.”
Alethinophidia kör yılanlar ve ipliksi yılanlar dışındaki bütün yılanları kapsayan infra takımdır.Alethinophidia là một cận bộ rắn bao gồm tất cả các loài rắn trừ nhóm rắn chỉ và rắn mù.
Kayma (Slide) Baz çifti düzleminde bir iplikten ötekine doğru kayma.Uất Trì Sí Phồn xuất gia tu hành với pháp hiệu Hoa Thủ (華首).
DNA'nın iki iplikli yapısı DNA ikileşmesi (DNA duplikasyonu) için basit bir mekanizma sağlar.Cấu trúc mạch kép DNA giúp hình thành một cơ chế đơn giản cho quá trình nhân đôi DNA.
İki sarmal iplik DNA omurgasını oluşturur.Hai mạch đơn xoắn đôi vào nhau tạo thành bộ khung cho DNA.
İnsanlar bu liften iplik yapar ve kumaş dokurlar.このエレベーターは、バケツをかぶるとブザーが止まる。
İpliksi Siğiller : Özellikle göz kapakları ve dudaklara yakın bölgelerde olurlar.脂瞼(しけん、英: adipose eyelid) 眼を覆う半透明の襞。
2015'te yayın hayatına başlayan "Kiralık Aşk" dizisinde "Necmi İplikçi" karakterini canlandırmıştır.2015年、イベントでファンに聞かせたいという意志から、ファーストシングルとなる「My Style」をリリースした。
Eksonükleaz III, çift iplikli DNAyı 3´→5´yönünde sindirir.この3周期窓分岐点を a3 とする。
Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.常常和金凌拌嘴。
Bu şekilde yaratılmış iplikler artık kendi kendilerine bükülmeye meyilli değildirler.所以然者,如來身者,不可造作,非諸天所及。
İki sarmal iplik DNA omurgasını oluşturur.双股DNA形成闭环超螺旋。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod