Ana içeriğe geç
Sözlük

iplik ile cümle

iplik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yün iplikler, sarımsı renklere boyanabilir.Die Lamellenscheiden können auch rosa verfärbt sein.
Kökleri sarı renk için iplik boyamada kullanılır.Er wird in gelber Farbe auf die Fahrbahn aufgebracht.
Sonra o iplik üzerinde gidip gelerek ağı kalınlaştırır.Puis il redescendant et remonte pour envelopper le ligament rond.
Bitişik β iplikler antiparalel, paralel veya karışık düzenli hidrojen bağları oluşturabilir.Les brins β adjacents peuvent s'organiser de façon parallèle, antiparallèle ou mixte.
DNA ipliklerinin birbirine sarılmış olması uzun DNA ipliklerinin birbirnden ayrılmasını güç kılar.L'entrelacement des brins d'ADN rend les longs segments difficiles à séparer.
Bu iplik çevresinde kaplı olarak gösterilir.Et le surclassa totalement tout au long de celui-ci.
Bu iki iplik birbirlerine ters yönde uzanırlar.Ces deux corps tournent en sens inverse.
Bunlar; Tuncay Kantarcı ve İplikçi Nedim'dir.Nadir : le serviteur noir et muet de Cassandra.
İpliksi veya pürüzsüz yapıdadır.Prostomio con o sin tentáculos.
İplik miktarı genellikle ons veya gram ölçü ağırlığı ile değerlendirilir.La cantidad de propelente se mide normalmente en unidades de masa o peso.
İpliksi Siğiller : Özellikle göz kapakları ve dudaklara yakın bölgelerde olurlar.Eurípides la describe con serpientes en la cabeza y ojos centelleantes.
Birleşme sırasında iğ iplikleri çekirdeğe yaklaşır ve daha sonra ikiye ayrılarak birbirinden uzaklaşır.En varios puntos aguas abajo los ríos se unen y luego se separan.
Daland'in evinde bir grup genç kız hem yün iplik eğirmekte hem de şarkı söylemektedirler.Un grupo de chicas locales están cantando e hilando en la casa de Daland.
Dördüncü iplik birinciye yanında yer alır ve üçüncüye uzun bir ilmikle bağlıdır.Es el cuarto miembro en unirse a la tripulación y el tercero de forma oficial.
İplik geçirme (İng.Señora (ellas cantan a Serrat).
Askerden dönünce Cankurtaran’da bir iplik fabrikasında çalışmaya başladı.Tras la guerra comenzó a trabajar en una ferretería.
Besinleri genellikle ipliksi alglerdir fakat omurgasızları da yer.Sus conchas suelen ser trocoespiraladas, aunque también hay planiespiraladas.
DNA'nın iki iplikli yapısı DNA ikileşmesi (DNA duplikasyonu) için basit bir mekanizma sağlar.La struttura a doppia elica del DNA permette un meccanismo estremamente semplice per la replicazione del DNA.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.Dopo qualche tempo la mamma mandò le figlie nel bosco a far legna.
Bobin Tezgâhı (F175) iplikleri dokuma tezgâhı için bobin hâline getirmek için kullanılır.In Avvolgitore per bobine (F175) sono rappresentati filati avvolti su un rocchetto per la tessitura.
Bitişik β iplikler antiparalel, paralel veya karışık düzenli hidrojen bağları oluşturabilir.Filamenti β adiacenti possono dunque formare legami idrogeno in modalità antiparallela, parallela o mista.
Birçok virüsün çift iplikçikli RNA (çiRNA) içeren bir replikasyon stratejisi vardır.Molti virus adottano una strategia di replica che coinvolge l'RNA a doppio filamento (dsRNA).
İğ iplikleri kardeş kromatitlere tutunur.Pare che attraggano le prede con i barbigli.
İğ iplikleri kaybolur.Scompaiono le sue tracce.
Yün iplikler, sarımsı renklere boyanabilir.Non potendo più portare reggicalze, si inventarono i collant colorati.
Bu iki iplik birlikte kumaşın dokusunu oluşturur.Questi due strati insieme costituiscono il derma.
Sonra o iplik üzerinde gidip gelerek ağı kalınlaştırır.Затем он поднимается и бредёт в сторону части.
Şu türlü halıların üretiminde yalnızca yün iplik kullanılmıştır.При производстве таких ковров используется только шерстяная пряжа.
Benzer ipliksi yapılar ağı diğer galaksi kümelerinde de görülmektedir.Существует также доказательство существования подобных поясов в других галактиках.
Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.При этом происходит постепенное вытеснение золотого карася серебряным.
Her gruba bir dikiş iğnesi ve iplik verilir.Для каждого состава нужен свой режим сушки и обжига.
İpliksi bakterilerde çoğu zaman içinde pek çok hücre bulunan bir kın vardır.Изредка в бактериальных клетках встречаются вакуоли.
Daha sonra elli dört istiflenmiş tuval kaplı kutuya bir altın iplik geçirdi.ثم قامت بتطريزها بخيوط ذهبية على اربعة وخمسون صندوقاً مكدسة ومغطاة بالقماش.
Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.ثوبها يماتن الموقع وهو غالبًا بلون الاغصان.
Sadece çözgü ipliklerine uygulanır.يتم حل الباقي على الطلب.
Bu şekilde kullanıcının iki eli de iplik eğirmek için kullanılır.فعلى سبيل المثال يجب استعمال كلتا اليدين لرفع قدر ثقيل.
İplikler birlikte ters yöne doğru bükülürler.ويتجه طرف الأنف أيضًا نحو الجانب المقابل.
Aynı yıllarda ticarete de atıldı ve BOTEKS iplik boyama fabrikasının kurucu ortaklarından biri oldu.وفي ذلك العام أيضاُ تحددت معالم الشركة كسلسلة لمطاعم الوجبات السريعة.
İplikçikler kısa olup çiçekler tam olarak açılınca dışarıya çıkar.يفضل أن يتم تجفيف الزهور وهي على وشك أن تتفتح.
Bazen DNA olduğu sanılan iplikler dahi görülebilir.Às vezes até mesmo fios de que acredita-se ser DNA são visíveis.
İğ iplikleri kaybolur.As mandíbulas estão ausentes.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılık da uğraşırlar.Eles também refrigeram e lubrificam o processo.
1 parmak 10 iplikti.O golpe 10.
DNA ipliklerinin bu düzenine anti-paralel denir.O formato das cadeia do ADN é designado antiparalelo.
Kromozomlar iğ ipliklerine dik olan metafaz düzlemine toplanırlar.Kromozomlar en iyi bu evrede görülür.Os cromossomos atingem seu máximo encurtamento - os cromatídios tornam-se bem visíveis.
DNA ligaz enzimleri kesilmiş veya kırık DNA ipliklerini birleştirir.As enzimas denominadas ADN ligases podem reunir pedaços de ADN cortados ou quebrados.
İğ iplikleri kardeş kromatitlere tutunur.Ele pediu a seus irmãos que preparassem leitos de frondes de coco.
İplik geçirme (İng.Accelerate (canção)
Kodlayıcı iplikte kodonlar bulunur, kodlamayan iplikte ise anti-kodonlar bulunur.É esta cadeia que contém códons, enquanto a cadeia não-codificante contém anticódons.
Birleşik Devletler, Kanada ve Avrupa'da el işlerinde kullanılan iplik topları ağırlık ile satılır.In de Verenigde Staten en Canada wordt het spel verkocht onder de naam ARMA: Combat Operations.
İplik koptuğunda makineye taharlama haber verir.Hij stuurt informatie wanneer de auto afremt.
Bu şekilde yaratılmış iplikler artık kendi kendilerine bükülmeye meyilli değildirler.Die, of dezen, vonden het niet nodig om ander (buitenaards) leven te scheppen.
Askerden dönünce Cankurtaran’da bir iplik fabrikasında çalışmaya başladı.Po powrocie z frontu nadal pracował w Fabryce Wagonów.
Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.Często uprawiany jest jako krzew ozdobny.
Alethinophidia kör yılanlar ve ipliksi yılanlar dışındaki bütün yılanları kapsayan infra takımdır.Alethinophidia – infrarząd węży zawierający wszystkie węże niezaliczane do infrarzędu Scolecophidia.
Az çok düzgün iplikler halinde görülür.Występują one na niedużych głębokościach.
Diğer iplikçikler kurudur.Pozostałe pręciki są płonne.
Benzer ipliksi yapılar ağı diğer galaksi kümelerinde de görülmektedir.Podobne pasy ciemnych obłoków są obserwowane również na krawędziach innych galaktyk.
Üretim esnasında 3 ile 5 kata kadar çekimle iplik yapısına eklenebilir.Dzięki doświetlaniu można zwiększyć tempo wzrostu rośliny nawet 3 do 5 razy.
Mekik dikişi kumşın altından ve üstünden olmak üzere iki iplik alır.Prętosłup powstaje w wyniku zrośnięcia dwóch pręcików i szyjki słupka (zalążnia jest dolna).
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod