Bu ipliğe "kalıp iplikçik" denir.拳谚有“起如风,落如箭,打倒还嫌慢”之说。
Fibratus Latincede lifli, ipliksi anlamına gelir.煉獄的拉丁文purgare意思是洗滌。
RNA polimeraz promotora bağlandığında, DNA iplikçikleri açılmaya başlar.當RNA聚合酶與啟動子結合後,該DNA链會開始捲開。
Bu iki iplik birbirlerine ters yönde uzanırlar.두 가닥은 서로 반대방향으로 놓여있다.
Bu şekilde yaratılmış iplikler artık kendi kendilerine bükülmeye meyilli değildirler.그러나 무명(無名)의 조각가는 결코 그것을 부자연한 모양으로는 만들지 않았다.
Bu ipliğe "kalıp iplikçik" denir.‘소이(所以)’라고 하는 것은 ‘까닭’이며 ‘이유’이며 ‘원인’이다.
Kızlar iplikçilik, dokuma ve dikme sanatını genellikle annelerinden alırlardı.어린 여자 아이는 보통 어머니에게서 실 잣기, 뜨개질, 바느질을 배웠다.
Tek iplikçikli DNA'lar genellikle enfekte hücrede çift iplikçikli yapıya dönüştürülür.סליל DNA חד-גדילי בדרך כלל מתפתח לסליל דו-גדילי בתאים מזוהמים.
Besinleri genellikle ipliksi alglerdir fakat omurgasızları da yer.Ушите му обикновено са прави, но има и случаи на клепнали.
DNA ipliklerinin bu düzenine anti-paralel denir.Такова разполагане на веригите се нарича антипаралелно.
Bazı bakteriler iplik (filament) oluşturacak şekilde uzayabilir Actinobacteria'da olduğu gibi.Бактериите могат също така да са удължени и да формират филаменти, например Actinobacteria.
Siyah ve beyaz iplikle hazırlanan aksesuarların, şeytan ve kötülükleri uzak tuttuğuna da inanılır.Vjernici u namazu stoje tako da lice i prsa okrenu prema Kibli, a stopala rastave za oko tri prsta.
Bu iplik çevresinde kaplı olarak gösterilir.Pokriven je u cjelini palubom.
Diğer iplikçikler kurudur.Ostali odsječci dodaju se po potrebi.
Bu RNA iplikleri kanser hücrelerini kendine çeker.Ova vježba disanja pročišćava nosne kanale.
Bu iki iplik birbirlerine ters yönde uzanırlar.Te dvije diode u stvari su srasle jedna u drugu.
Diğer iplikçikler kurudur.Ostatné lúky sú kosené.
İğ iplikleri kaybolur.S starostjo proge izginejo.
Bu daha büyük yapılar da, evrende büyük boşlukları çevreleyen tabakalar ve ipliksi yapılar olarak oluşmuştur..Ti večji sestavi so v splošnem urejeni v plahte in vlakna, ki obkrožajo ogromne vesoljske praznine.
Bu iki iplik birbirlerine ters yönde uzanırlar.Oba curka sta usmerjena v drugo smer.
İplik üretimi aşamasında ipliğin yapısına eklenir.Dėl gamybos klaidų sudužo kilimo metu.
İğ iplikleri kaybolur.Teised harud kaovad.
Ayrıca iplik eğirme ve dokumacılıkla da uğraşırlar.Mingil määral suheldi ja kaubeldi ka inuittidega.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››A oni vezmú zlato a hyacintovomodrý postav, purpur, červec, dvakrát farbený, a kment.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››A vezmou řemeslníci zlato a modrý postavec, a šarlat a červec dvakrát barvený a kment.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Dazu sollen sie nehmen Gold, blauen und roten Purpur, Scharlach und weiße Leinwand.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››De skal ta gullet og den blå og den purpurrøde og den karmosinrøde ull og det fine lingarn,
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Deze kleding moet worden gemaakt van goud, scharlaken en fijn linnen.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››E receberão o ouro, o azul, a púrpura, o carmesim e o linho fino,
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Essi dovranno usare oro, porpora viola e porpora rossa, scarlatto e bisso
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››gyék hát õk elõ az aranyat, és a kék, és a bíborpiros, és a karmazsinszínû [fonalat] és a len[fonalat.]
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Họ sẽ dùng kim tuyến, chỉ màu tím, đỏ điều, đỏ sặm, và vải gai mịn.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Họ sẽ dùng kim_tuyến , chỉ màu tím , đỏ điều , đỏ sặm , và vải gai mịn .
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Ils emploieront de l`or, des étoffes teintes en bleu, en pourpre, en cramoisi, et de fin lin.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››I nabiorą złota, i hijacyntu, i szarłatu, i karmazynu dwa kroć farbowanego, i jedwabiu białego.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››In naj za to porabijo zlato, višnjevo in zagorelordeče blago in karmezin in tenčico.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››그들의 쓸것은 금실과 청색 자색 홍색실과 가늘게 꼰 베실이니라
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Och härtill skola de taga av guldet och av det mörkblåa, det purpurröda, det rosenröda och det vita garnet.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››og dertil skal de bruge Guldtråd, violet og rødt Purpurgarn, Karmoisinrødt Garn og Byssus.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Să întrebuinţeze aur, materii văpsite în albastru, în purpuriu, în cărmiziu şi subţire.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››"Tomarán oro, material azul, púrpura, carmesí y lino
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Και αυτοι θελουσι λαβει το χρυσιον και το κυανουν και το πορφυρουν και το κοκκινον και την βυσσον.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››И те нека приемат от людете приносите им от злато, синьо, мораво, червено, и препреден висон.
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››Пусть они возьмут золота, голубой и пурпуровой и червленой шерсти и виссона,
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››והם יקחו את הזהב ואת התכלת ואת הארגמן ואת תולעת השני ואת השש׃
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››وهم ياخذون الذهب والاسمانجوني والارجوان والقرمز والبوص
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››要 用 金 線 和 藍 色 紫 色 朱 紅 色 線 、 並 細 麻 去 作
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››要 用 金線 和 藍色 紫色 朱紅色 線 、 並細 麻 去作
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Dar oamenii nu sunt familiari cu urechea acului in afara de a pune un fir prin ea.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.대부분 사람들이 실을 끼워넣는 일 말고는 바늘 구멍에 대해서는 별 생각을 안 하잖아요.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Maar mensen zijn niet bekend met het oog van een naald, behalve om er een draad doorheen te stoppen.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Mas as pessoas não conhecem o buraco da agulha além de por lá fazerem passar um fio.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Pero la gente no repara en el ojo de la aguja más que para enhebrar un hilo en ella.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Но люди не знакомы с ушком иголки, за исключением того момента, когда они пытаются провздеть туда нитку.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.Но хората не са свикнали с игленото ухо, с изключение на вдяването на конец през него.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.אבל אנשים לא מכירים מקרוב את קוף המחט ויודעים רק להשחיל בו חוט.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.ولكن الناس لا يعرفون عن عين الإبرة إلا أنه لتمرير الخيط.
Ama dikiş iğnesinin deliğine, iplik geçirmek dışında aşina değilizdir.針の穴にはなじみが薄い だから針を折って
Ama unutmayın ki hücre mitoz veya mayoz yapmadığında kromozomlar çözülmemiş cromotin iplikler halinde.Același lucru e valabil - ca o paranteză - și în cazul centrozomilor.
Ama unutmayın ki hücre mitoz veya mayoz yapmadığında kromozomlar çözülmemiş cromotin iplikler halinde.Esta es la más corta. No, es realmente el más largo. Esta es la más larga.