Ana içeriğe geç
Sözlük

iplik ile cümle

iplik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Burda alakadar olduğunu düşündüğümüz bir iplik var.And so there is a thread of something that I think is appropriate.
Küçücük, rengarenk enerji iplikleri daha bebeklik çağındaki evreni dolduruyor [13.7 MYÖ]Tiny, vibrating strands of energy, occupy an infant universe. [ 13.7 BYA ]
Bu ipliklerin savrulma şekilleri çeşitli parçacıkları ortaya çıkardı.The particular ways in which these strands wiggled, produced various particles.
Saat yönünün tersine sıkıcı ring iplik, üç dişli Çıtçıtlar dışa taşırSpinning the boring ring counter-clockwise, moves the three threaded grippers outward
Bunlar iplik üretimi için kullanılan örümceğin göbek kısmındaki memeciklerdir.These are spinneret glands on the abdomen of a spider.
Her içkiyi-konuşmacı uzun iplikçiler bacağı yapılmış;Her waggon-spokes made of long spinners' legs;
Onun bükülmüş gyves fakir bir esir gibi, bir ipek iplik ile tekrar plucksLike a poor prisoner in his twisted gyves, And with a silk thread plucks it back again,
Uygun hava tabancası Hortum boru iplik dolgu uygulamak ve onu sıkı bağlantı noktasına bağlayınApply pipe thread sealant to the air gun hose fitting and fasten it tightly to the connecting point
O da ipliksi bir yapıya sahip ve kıvrılıp duruyor.And it's a kind of rope-like structure that twirls and swirls like this.
Çünkü bir aynu kumaştan kesilmiş iki iplik gibiyiz.We are but two threads cut from the same cloth.
Düzenekte birkaç iplik, makara ve yay da vardı.It had some strings and pulleys and some springs.
Ve kıçını iğne iplikle dikmiş.Then he sewed up his own anus.
Kevlar gibi gelişmiş ipliklerle... ...bile karşılaştırılabilir.like Kevlar.
Yani ipliktedi bu buluş gerçekten çok önemli.So the thread of discovery that we have really is a thread.
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Knots tied in cords and strings were used for recording amounts by many cultures, like the Persians.
Yatay olarak tutulan kalın bir telden düğümlü iplikleri sarkıtıyorlardı.A thick cord held horizontally from which hung knotted string.
Bu başka şey, dans eden enerji iplikçikleri.This something else is this dancing filament of energy.
Zamanla, bu minik iplikler sıvının içinde katmanlaşıyor ve yüzeyde bir tabaka oluşturuyorlar.Over time, these tiny threads form in the liquid into layers and produce a mat on the surface.
"Bana bir iplik ör."Spin me a thread.
Siz küçük bir iplikçik ile onların manevra yapmasını sağlıyorsunuz.Siz küçük bir iplikçik ile onların manevra yapmasını sağlıyorsunuz.
lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı,blue, purple, scarlet, fine linen, goats' hair,
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››They shall take the gold, and the blue, and the purple, and the scarlet, and the fine linen.
‹‹Efodun altına giyilen kaftanı salt lacivert iplikten yap."You shall make the robe of the ephod all of blue.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.He made the ephod of gold, blue, purple, scarlet, and fine twined linen.
Efodun altına giyilen kaftanı ustaca dokunmuş salt lacivert iplikten yaptılar.He made the robe of the ephod of woven work, all of blue.
Evi paklamak için iki kuş, sedir ağacı, kırmızı iplik ve mercanköşkotu alacak.To cleanse the house he shall take two birds, and cedar wood, and scarlet, and hyssop.
Yalnız biri yenik düşer, Ama iki kişi direnebilir. Üç kat iplik kolay kolay kopmaz.And if one prevail against him, two shall withstand him; and a threefold cord is not quickly broken.
Fecir doğup da aydınlığıyla kara iplik, sizce beyaz iplikten ayırt edilinceye dek yiyin, için.So now lie with them, and seek what God has prescribed for you.
Ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden size seçilinceye kadar yiyin, için.So now lie with them, and seek what God has prescribed for you.
Onlar, 'bir hurma çekirdeğindeki iplikçik kadar' bile haksızlığa uğratılmazlar.Allah purifieth whomsoever He will, and they shall not be wronged a whit.
Haç kırmızı ve beyaz ipliklere sarıldı ve fesleğenle süslendi.The cross was wrapped with red and white yarn and adorned with basil.
Böylece rotavirüsün çift iplikçikli RNA'sı kapsid içinde zarar görmeden kalır.[181][182]Their genomic dsRNA remains protected inside the core of the virion.[181][182]
Tek iplikçikli DNA'lar genellikle enfekte hücrede çift iplikçikli yapıya dönüştürülür.Single-stranded DNA is usually expanded to double-stranded in infected cells.
Group I: Çift iplikçikli DNA virüsleriGroup I: Double-stranded DNA viruses
Group II: Tek iplikçikli DNA virüsleriGroup II: Single-stranded DNA viruses
Group III: Çift iplikçikli RNA virüsleriGroup III: Double-stranded RNA viruses
Group IV ve V: Tek iplikçikli RNA virüsleriGroup IV & V: Single-stranded RNA viruses
Tek iplikçikli RNA virüsleri, Baltimor sınıflandırmasının IV. ya da V. sınıfında yer alırlar.The ssRNA viruses belong to Class IV or V of the Baltimore classification.
Group IV: Pozitif polariteli tek iplikçikli RNA virüsleriGroup IV: Single-stranded RNA viruses - Positive-sense
Group V: Negatif polariteli tek iplikçikli RNA virüsleriGroup V: Single-stranded RNA viruses - Negative-sense
Group VI: DNA aracılı replike olan pozitif polariteli tek iplikçikli RNA virüsleriGroup VI: Positive-sense single-stranded RNA viruses that replicate through a DNA intermediate
Group VII: Tek iplikçikli RNA aracılı replike olan çift iplikçikli DNA virüsleriGroup VII: Double-stranded DNA viruses that replicate through a single-stranded RNA intermediate
Tek iplikçikli RNA virüsleri ve RNA yönelimiSingle-stranded RNA viruses and RNA Sense
çift iplikçikli RNA virüsleriDouble-stranded RNA viruses
Bunlar hücre çekirdeğinde replike olurlar ve replikasyonda çift iplikçikli DNA aracısı kullanırlar.They replicate within the nucleus, and form a double-stranded DNA intermediate during replication.
Klaudinler, integral membran proteinleri ve sıkı bağlantı ipliklerinin bileşenleridir.Claudins are integral membrane proteins and components of tight junction strands.
Ruşniklerin çoğu kırmızı ipliklerle işlenir.The majority of rushnyks are embroidered with red threads.
Yün çapı 27 ile 35 mikrometredir ve iplik sayısı 44-56'dır.Wool diameter is 27 to 35 micrometres with a spinning count 44's to 56's.
1942'de Mahatma Gandhi iplik eğirirken .Mahatma Gandhi spinning yarn in 1942.
Daha sonra 1974 yılında, çoklu ortaklı olan Birko İplik fabrikası kurucuları arasında yer aldı.Later, in 1974, he founded the Birko Yarn factory in Nigde, together with partners.
Yeşil: İplik Pazarı, Turuncu: Korkut Efendi (1878 civarı).Green: Iplik Bazar, Orange: Korkut Effendi (according to survey c.
Karbon lifler, çok güçlü iplikler ve tekstiller yapmak için kullanılabilen karbon filamentleridir.Carbon fibers are filaments of carbon that can be used to make very strong yarns and textiles.
Bu polyester iplik lifleri, polipropilen kaplama içine yerleştirilmiştir.These polyester yarn fibers are embedded within a polypropylene coating.
Yünden yapılmıştır,[1] çeşitli renklerde 24 iplik içerir.Made of wool,[7] it comprises 24 threads of various colours.
Kirmen iplik yapımında kullanılır.Eine Spindel wird zur Herstellung von Garn verwendet.
Sutta (Pali dilinde) ya da Sutra (Sanskritçede) kelime olarak “iplik” anlamına gelmektedir.Sutta (in Pali) oder Sutra (in Sanskrit) bedeutet wörtlich „Faden“.
Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.Am Tag findet man ihn häufig unter Steinen an feuchten Stellen.
Bu iki iplik birbirlerine ters yönde uzanırlar.Beide erheben sich und gehen jeder in eine andere Richtung davon.
Böyle bir iplik molekülü 4 um uzunluğa ulaşabilir.Die Käfer erreichen eine Körperlänge von 4 Millimetern.
Bu bölüm iğne iplikle dikilir.Dieser Teil der Kabine ist druckbelüftet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod