İnsanoğluna karşı bir söz söyleyen herkes bağışlanacak. Oysa Kutsal Ruha küfreden bağışlanmayacaktır.וכל אשר ידבר דבר חרפה על בן האדם יסלח לו והמגדף את רוח הקדש לא יסלח לו׃
İnsanoğluna karşı bir söz söyleyen herkes bağışlanacak. Oysa Kutsal Ruha küfreden bağışlanmayacaktır.وكل من قال كلمة على ابن الانسان يغفر له. واما من جدف على الروح القدس فلا يغفر له.
İnsanoğluna karşı bir söz söyleyen herkes bağışlanacak. Oysa Kutsal Ruha küfreden bağışlanmayacaktır.凡 說 話 干 犯 人 子 的 、 還 可 得 赦 免 、 惟 獨 褻 瀆 聖 靈 的 、 總 不 得 赦 免
İnsanoğluna karşı bir söz söyleyen herkes bağışlanacak. Oysa Kutsal Ruha küfreden bağışlanmayacaktır.凡 說話 干 犯人 子 的 、 還 可 得 赦免 、 惟獨褻 瀆聖靈 的 、 總 不 得 赦免
İnsanoğluna özgü olan eşsiz herhangi bir şey var mı?Apakah ada yang unik dari manusia?
İnsanoğluna özgü olan eşsiz herhangi bir şey var mı?C'è qualcosa di unico nell'essere umano?
İnsanoğlunun algıda değişmezlik yasasını uygulama ihtiyacı vardır.Людині необхідна послідовність в процесі пізнання.
İnsanoğlunun algıda değişmezlik yasasını uygulama ihtiyacı vardır.Человек испытывает потребность в связности для поддержания апперцепции.
İnsanoğlunun algıda değişmezlik yasasını uygulama ihtiyacı vardır.Човешките същества имат потребност от свързаност за поддържане на аперцепцията.
İnsanoğlunun algıda değişmezlik yasasını uygulama ihtiyacı vardır.לבני אדם יש צורך בשמירה על עקביות בשביל המסה התפיסתית.
İnsanoğlunun algıda değişmezlik yasasını uygulama ihtiyacı vardır.البشر بحاجة للمحافظة على الإتساق مع الإدراك الشامل.
İnsanoğlunun algıda değişmezlik yasasını uygulama ihtiyacı vardır.一貫性を保つ必要があります どういうことかと言うと
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.1/5 nhân loại dựa vào cá để sống.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.인류의 5분의 1이 어류에 의존하고 있습니다.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Een vijfde van de mensheid heeft vis nodig om te overleven.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Ein fünftel der Menschheit ist vom Fisch abhängig um zu überleben.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Minden ötödik embernek a halaktól függ a megélhetése.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Um quinto da espécie humana depende da pesca para viver.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Un quinto dell'umanità dipende dalla pesca per vivere.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Voilà le nouveau visage du Kilimanjaro sans glace. Triste image.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Život jednej pätiny ľudského pokolenia závisí od rýb.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Życie jednej piątej ludzi zależy od ryb.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Το ένα πέμπτο του ανθρώπινου είδους βασίζεται στα ψάρια για να ζήσει.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Одна пятая человечества зависит от рыбы, для того, чтобы выжить.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.Тъжна картина. Загубил е 80% от ледената си покривка.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.חמישית מהאנושות תלויים בדייג למחייתם.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.خُمس الجنس البشري يعتمد على الأسماك في عيشه.
Insanoglunun beste birinin hayati balikciliga dayanmaktadir.魚に依存して暮らしています 現在7割以上の魚資源が
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Az embernek nincs alaptermészete" állította a történész
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Con người không có tự nhiên tính", theo nhà sử học
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Der Mensch hat keine Natur", stammt vom Historiker
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"El hombre no tiene naturaleza", del historiador
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçiHier een aantal uitspraken die daarop wijzen:
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçiJose Ortega y Gasset ;
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi역사가 Jose Ortega y Gasset은
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"L'uomo non ha natura," secondo lo storico
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Nie istnieje 'ludzka natura'. " - historyk
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Omul nu are naturaleță," spune istoricul
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi Ortega y Gasset;"Človek nemá žiadny vrodený charakter" od historika J. Ortega y Gasseta;
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi Ortega y Gasset;"O homem não tem natureza", do historiador José Ortega y Gasset.
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Ο άνθρωπος δεν είναι φυσικό ον", από τον ιστορικό
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Человек не имеет врождённого характера", — из работы историка
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"Човекът няма природа", от историка
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi"לאדם אין טבע," מההיסטוריון
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi" الرجل ليس له طبيعة ، " للمؤرخ والفيلسوف
"İnsanoğlunun bir doğası yoktur", tarihçi歴史家のホセ オルテガ イ ガセット
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Akceptacja ludzkiej różnorodności to klucz do prawdziwego szczęścia.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Da šele, ko bomo sprejeli različnost ljudi, bomo našli pravo pot do resnične sreče.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Dat door de diversiteit van mensen te omarmen, we een betere weg naar het ware geluk kunnen vinden.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.E' abbracciando la diversità degli esseri umani, che troveremo una strada più sicura verso la vera felicità.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.En embrassant la diversité des êtres humains, nous trouverons un chemin plus sûr vers le bonheur.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Että omaksumalla ihmisten erilaisuuden, löydämme varmemmin tien todelliseen onnellisuuteen.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Ez pedig az emberi sokféleség befogadása, amely bizonyosan elvezet az igazi boldogsághoz.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Faptul că, acceptând diversitatea fiinţelor umane, vom găsi o cale mai sigură spre adevărata fericire.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.I acceptansen av den mänskliga diversiteten, kommer vi hitta en säkrare väg till äkta lycklighet.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.인류의 다양성을 포용하는 것이 진정한 행복으로 가는 틀림없는 길이라는 것이죠.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Que aceptando la diversidad de los seres humanos encontraremos un camino más certero a la verdadera felicidad.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Wenn man sich auf die Vielfalt der Menschen einlässt, man bestimmt einen besseren Weg zum wahren Glück findet.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Že prijatím rozmanitosti ľudských bytostí nájdeme istejšiu cestu k pravému šťastiu.
İnsanoğlunun çeşitliliğini kucaklayarak, gerçek mutluluğa giden daha emin bir yol bulabiliriz.Že zahrnutím rozmanitosti lidských bytostí, najdeme jistější cestu k opravdovému štěstí.