‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!A ty, synu človeka, prorokuj o vrchoch Izraelových a povieš: Vrchy Izraelove, počujte slovo Hospodinovo!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!A ty synu człowieczy! prorokuj o górach Izraelskich, a mów: Góry Izraelskie! słuchajcie słowa Pańskiego;
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!És te, embernek fia, prófétálj Izráel hegyei felõl, és mondjad: Izráel hegyei, halljátok meg az Úr beszédét,
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!"Ja sinä, ihmislapsi, ennusta Israelin vuorista ja sano:
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!인자야 너는 이스라엘 산들에게 예언하여 이르기를 이스라엘 산들아 여호와의 말씀을 들으라
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Men du menneskesøn, profeter om Israels bjerge og sig: Israels bjerge, hør Herrens ord.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Och du, människobarn, profetera om Israels berg och säg: I Israels berg, hören HERRENS ord.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Og du menneskesønn! Spå om Israels fjell og si: Hør Herrens ord, I Israels fjell!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!«Ora, figlio dell'uomo, profetizza ai monti d'Israele e dì: Monti d'Israele, udite la parola del Signore
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Ti pa, sin človečji, prorokuj o gorah Izraelovih in reci: Gore Izraelove, čujte besedo GOSPODOVO!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Tu, ó filho do homem, profetiza aos montes de Israel, e dize: Montes de Israel, ouvi a palavra do Senhor.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Ty synu člověčí, prorokuj i o horách Izraelských a rci: Hory Izraelské, slyšte slovo Hospodinovo.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Und du, Menschenkind, weissage den Bergen Israels und sprich: Höret des HERRN Wort ihr Berge Israels!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Και συ, υιε ανθρωπου, προφητευσον επι τα ορη Ισραηλ και ειπε, Ορη του Ισραηλ, ακουσατε τον λογον του Κυριου
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!И ты, сын человеческий, изреки пророчество на горыИзраилевы и скажи: горы Израилевы! слушайте слово Господне.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!ואתה בן אדם הנבא אל הרי ישראל ואמרת הרי ישראל שמעו דבר יהוה׃
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!وانت يا ابن آدم فتنبأ لجبال اسرائيل وقل. يا جبال اسرائيل اسمعي كلمة الرب.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!人 子 阿 、 你 要 對 以 色 列 山 發 豫 言 、 說 、 以 色 列 山 哪 、 要 聽 耶 和 華 的 話
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!人子 阿 、 你 要 對以色列 山發 豫 言 、 說 、 以色列 山 哪 、 要聽 耶和華 的 話
‹‹İnsanoğlu, İsrailde yaygın olan, ‹Günler geçiyor, her görüm boşa çıkıyor› deyişinin anlamı nedir?인자야 이스라엘 땅에서 이르기를 날이 더디고 모든 묵시가 응험이 없다 하는 너희의 속담이 어찜이뇨
‹‹İnsanoğlu, İsrailde yaygın olan, ‹Günler geçiyor, her görüm boşa çıkıyor› deyişinin anlamı nedir?Synu člověčí, jaké to máte přísloví o zemi Izraelské, říkajíce: Prodlí se dnové, aneb zahyne všeliké vidění?
‹‹İnsanoğlu, İsrailde yaygın olan, ‹Günler geçiyor, her görüm boşa çıkıyor› deyişinin anlamı nedir?בן אדם מה המשל הזה לכם על אדמת ישראל לאמר יארכו הימים ואבד כל חזון׃
‹‹İnsanoğlu, İsrailde yaygın olan, ‹Günler geçiyor, her görüm boşa çıkıyor› deyişinin anlamı nedir?يا ابن آدم ما هذا المثل الذي لكم على ارض اسرائيل القائل قد طالت الايام وخابت كل رؤيا.
‹‹İnsanoğlu, İsrailde yaygın olan, ‹Günler geçiyor, her görüm boşa çıkıyor› deyişinin anlamı nedir?人 子 阿 、 在 你 們 以 色 列 地 、 怎 麼 有 這 俗 語 說 、 日 子 遲 延 、 一 切 異 象 都 落 了 空 呢
‹‹İnsanoğlu, İsrailde yaygın olan, ‹Günler geçiyor, her görüm boşa çıkıyor› deyişinin anlamı nedir?人子 阿 、 在 你 們以色列 地 、 怎麼 有 這俗 語說 、 日子 遲延 、 一切 異象 都 落 了 空呢
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.A když přijde Syn člověka v slávě své, a všickni svatí andělé s ním, tedy se posadí na trůnu velebnosti své,
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.A keď prijde Syn človeka vo svojej sláve a všetci svätí anjeli s ním, vtedy sa posadí na tróne svojej slávy,
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.,,Cînd va veni Fiul omului în slava Sa, cu toţi sfinţii îngeri, va şedea pe scaunul de domnie al slavei Sale.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Kadar pa pride Sin človekov v slavi svoji in vsi angeli ž njim, tedaj bo sedel na prestol svoje slave.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.인자가 자기 영광으로 모든 천사와 함께 올때에 자기 영광의 보좌에 앉으리니
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Wanneer Ik kom in mijn heerlijkheid met al de engelen, zal Ik op mijn schitterende troon zitten.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.Як же прийде Син чоловічий у славі своїй, і всї сьвяті ангели з ним, тодї сяде він на престолї слави своєї;
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.והיה כי יבוא בן האדם בכבודו וכל המלאכים הקדשים עמו וישב על כסא כבודו׃
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.ومتى جاء ابن الانسان في مجده وجميع الملائكة القديسين معه فحينئذ يجلس على كرسي مجده.
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.當 人 子 在 他 榮 耀 裡 、 同 著 眾 天 使 降 臨 的 時 候 、 要 坐 在 他 榮 耀 的 寶 座 上
‹‹İnsanoğlu kendi görkemi içinde bütün melekleriyle birlikte gelince, görkemli tahtına oturacak.當 人子 在 他榮耀裡 、 同 著 眾 天使 降臨 的 時候 、 要 坐在 他 榮耀 的 寶座上
Insanoglu mutlu olmak ister.5つの方法で幸せを切り開いて下さい
Insanoglu mutlu olmak ister.Az emberek boldogok akarnak lenni.
Insanoglu mutlu olmak ister.Con người muốn được hạnh phúc.
Insanoglu mutlu olmak ister.Die Menschen wollen glücklich sein.
Insanoglu mutlu olmak ister.인류는 행복해지고자 합니다.
Insanoglu mutlu olmak ister.Les humains veulent être heureux.
Insanoglu mutlu olmak ister.Lidé chtějí být šťastní.
Insanoglu mutlu olmak ister.Los seres humanos queremos ser felices.
Insanoglu mutlu olmak ister.Ľudia chcú byt šťastný.
Insanoglu mutlu olmak ister.Ludzie chcą być szczęśliwi.
Insanoglu mutlu olmak ister.L'umanità vuole essere felice.
Insanoglu mutlu olmak ister.Människor vill vara lyckliga.
Insanoglu mutlu olmak ister.Manusia ingin bahagia.
Insanoglu mutlu olmak ister.Mennesker vil være lykkelige.
Insanoglu mutlu olmak ister.Mensen willen gelukkig zijn.
Insanoglu mutlu olmak ister.Oamenii vor să fie fericiți.
Insanoglu mutlu olmak ister.Os seres humanos querem ser felizes.
Insanoglu mutlu olmak ister.Οι άνθρωποι θέλουν να είναι ευτυχισμένοι.
Insanoglu mutlu olmak ister.Люди хотят быть счастливыми.
Insanoglu mutlu olmak ister.Хората искат да бъдат щастливи.
Insanoglu mutlu olmak ister.האנושות רוצה להיות מאושרת.
Insanoglu mutlu olmak ister.ان البشر يريدون ان يكونوا سعداء
İnsanoğluna karşı bir söz söyleyen herkes bağışlanacak. Oysa Kutsal Ruha küfreden bağışlanmayacaktır.누구든지 말로 인자를 거역하면 사하심을 받으려니와 성령을 모독하는 자는 사하심을 받지 못하리라
İnsanoğluna karşı bir söz söyleyen herkes bağışlanacak. Oysa Kutsal Ruha küfreden bağışlanmayacaktır.І всякий, хто скаже слово на Сина чоловічого, простить ся йому; хто ж на сьвятого Духа хулив, не простить ся.