Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.Hai manusia fana, engkau akan diikat dengan tali sehingga tak dapat keluar dan tak dapat bertemu dengan orang
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.Hỡi con người, nầy, người ta sẽ lấy dây trói ngươi, và ngươi không thể đi ra giữa chúng nó.
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.Hỡi con_người , nầy , người_ta sẽ lấy dây trói ngươi , và ngươi không_thể đi ra giữa chúng_nó .
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.In ti, sin človečji, glej: vrvi denejo nate in te zvežejo ž njimi, da ne boš mogel iti ven mednje.
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.인자야 무리가 줄로 너를 동여매리니 네가 그들 가운데서 나오지 못할 것이라
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.Nebo na tě, synu člověčí, aj, dadí na tě provazy, a sváží tě jimi, a nebudeš moci vyjíti mezi ně.
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.Og du menneskesønn! Se, de skal legge rep om dig og binde dig med dem, så du ikke kommer ut iblandt dem.
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.Og du, Menneskesøn, se, man skal lægge Bånd på dig og binde dig, så du ikke kan gå ud iblandt dem;
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.И ты, сын человеческий, – вот, возложат на тебя узы, и свяжут тебя ими, и не будешь ходить среди них.
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.ואתה בן אדם הנה נתנו עליך עבותים ואסרוך בהם ולא תצא בתוכם׃
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.وانت يا ابن آدم فها هم يضعون عليك ربطا ويقيدونك بها فلا تخرج في وسطهم.
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.人 子 阿 、 人 必 用 繩 索 捆 綁 你 、 你 就 不 能 出 去 在 他 們 中 間 來 往
Halkın arasına çıkmaman için seni halatlarla bağlayacaklar, ey insanoğlu.人子 阿 、 人 必 用 繩索 捆綁 你 、 你 就 不 能 出去 在 他 們中間 來往
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Il pensait à sa vision de l'Afrique du Sud et des êtres humains.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Không, ông ấy nghĩ về tương lai của Nam Phi và cho cả loài người.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.아니죠, 그는 남아공과 인류의 비전에 대해 생각합니다. 그걸 지켜온 겁니다.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nein, er hat über die Vision für Südafrika nachgedacht und für die Menschen.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nej, han funderade över sin vision för Sydafrika och för mänskligheten.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nej, han tænkte på sin vision for Sydafrika og for menneskene.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nem... álmokról gondolkodott, hogy mi lehetne Dél-Afrikából és az emberekből.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Ne, přemýšlel o budoucnosti JAR a jejích obyvatel.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nie, o przyszłości Południowej Afryki i jej mieszkańców.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nie, rozmýšľal nad víziou Južnej Afriky a ľudí. To ho udržalo - toto je o vízii.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.No, pensaba en la visión para Sudáfrica y para los seres humanos.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.No, pensava al suo sogno per il Sud Africa e per tutti gli uomini.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Nu, se gândea la viziunea lui pentru Africa de Sud şi pentru oameni.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Tidak, ia berpikir tentang visi untuk Afrika Selatan dan untuk umat manusia.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Trata-se de Visão. Trata-se de ver a longo prazo.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Όχι, σκεφτόταν το όραμά του για τη Νότιο Αφρική και την ανθρωπότητα.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Не, мислил е за визията за Южна Африка и за човешките същества.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.Ні, він думав про майбутнє Південної Африки і людства. Його бачення допомагало йому жити.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.לא. הוא חשב על חזונו עבור דרום אפריקה ובני האדם.
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.لا , بل كان يفكر برؤية لجنوب أفريقيا .. وللبشرية جمعاء .. هذا ما أبقاه
Hayır, Güney Afrika ve insanoğlu için gerekli vizyonu düşünüyordu.人間について考えた それがつまり- ビジョンの話で、長い線の話です
Hayvanlar Ve insanoglu.Állatok, és Emberiség.
Hayvanlar ve insanoğlu.Állatok, és Emberiség.
Hayvanlar Ve insanoglu.Animalele si Oamenii.
Hayvanlar ve insanoğlu.Animalele si Oamenii.
Hayvanlar Ve insanoglu.Djur och Männsikor.
Hayvanlar ve insanoğlu.Djur och Männsikor.
Hayvanlar ve insanoğlu.Gli Animali. E l'Umanità.
Hayvanlar ve insanoğlu.Hewan dan Manusia.
Hayvanlar ve insanoğlu.les Animaux, et l'Humanité.
Hayvanlar ve insanoğlu.los animales y la humanidad.
Hayvanlar ve insanoğlu.Luonto. Eläimet. Ja ihmiskunta.
Hayvanlar Ve insanoglu.Satwa, dan Manusia.
Hayvanlar Ve insanoglu.Tiere und die Menschheit.
Hayvanlar ve insanoğlu.Tiere und die Menschheit.
Hayvanlar ve insanoğlu.Zvířata a lidé.
Hayvanlar ve insanoğlu.Животные и Человечество.
Hayvanlar ve insanoğlu.החיות ובני האדם.
Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsinEšte nikdy sme nestretli jedinú ľudskú bytosť, ktorá by to dokázala vyrobiť, predať to a starať sa o peniaze.
Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsinJamás hemos conocido a un único ser humano en el mundo que pueda hacer, vender y buscar el dinero solo.
Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsinKita tidak pernah bertemu seorang pun yang dapat membuat, menjual, dan mengatur keuangan.
Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsin어떤 인간도 다음의 세 능력을 다 갖출 수는 없답니다. 잘 만들고, 잘 팔고, 돈을 잘 관리하는 것.
Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsinMaailmassa ei ole koskaan ollut yksittäistä ihmistä, joka olisi hallinnut valmistuksen, myynnin ja talouden.
Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsinMég soha az égvilágon nem találkoztunk egyetlen olyan emberrel, aki mindhármat tudta volna.
Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsinN-am întâlnit niciodată o persoană care să fabrice, să vândă și să se ocupe de finanțe în același timp.
Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsinNie spotkaliśmy osoby, która umiałaby te trzy rzeczy robić sama.
Henüz hiç bir insanoğlu ile tanışmadık ki yapıp, sattıktan sonra parasını kollayabilsinNikdy jsme na světě nepotkali jedinou lidskou bytost, která by to dokázala vyrábět, prodávat a hlídat peníze.