Çünkü İnsanoğlu Şabat Gününün de Rabbidir.››כי בן האדם הוא גם אדון השבת׃
Çünkü İnsanoğlu Şabat Gününün de Rabbidir.››فان ابن الانسان هو رب السبت ايضا
Çünkü İnsanoğlu Şabat Gününün de Rabbidir.››因 為 人 子 是 安 息 日 的 主
Çünkü İnsanoğlu Şabat Gününün de Rabbidir.››因 為 人子 是 安息日 的 主
"Çünkü tüm bunlar insanoğlunun yaratıcılığını simgeliyor."왜냐하면 그것들이 인간의 창의성을 나타내는 것이니까요" 우주 여행을 가능케했던
"Çünkü tüm bunlar insanoğlunun yaratıcılığını simgeliyor."Omdat het symbool staat voor onze creativiteit."
"Çünkü tüm bunlar insanoğlunun yaratıcılığını simgeliyor."Perché rappresentano la creatività umana,
"Çünkü tüm bunlar insanoğlunun yaratıcılığını simgeliyor."Porque representan la creatividad humana,
"Çünkü tüm bunlar insanoğlunun yaratıcılığını simgeliyor.Rzecz niezbędną, żeby wyobrazić sobie, zbudować i wystrzelić w kosmos prom kosmiczny.
"Çünkü tüm bunlar insanoğlunun yaratıcılığını simgeliyor."Потому что это представляет человеческую способность к творчеству".
"Çünkü tüm bunlar insanoğlunun yaratıcılığını simgeliyor."מפני שהם מייצגים את היצירתיות האנושית, היצירתיות שאפשרה לנו, שהייתה נחוצה
"Çünkü tüm bunlar insanoğlunun yaratıcılığını simgeliyor." لأنها تمثل الإبداع البشري، الإبداع الذي أتاح لنا، بأن هناك
"Çünkü tüm bunlar insanoğlunun yaratıcılığını simgeliyor.スペースシャトルを構想して実現し 打ち上げるために求められる創造性
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Acabei de regressar de uma comunidade que detém o segredo para a sobrevivência humana.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Acabo de regresar de una comunidad que tiene el secreto de la supervivencia humana.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Épp egy közösségből jöttem vissza, mely magában hordozza az emberi túlélés titkát.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Ich komme gerade von einer Gemeinschaft zurück, die das Geheimnis des Fortbestands der Menschheit kennt.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Ik kwam net terug van een gemeenschap die het geheim voor de menselijke overleving in zich herbergt.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Jag har precis kommit tillbaka från ett samhälle som sitter på hemligheten till människans överlevnad.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Je viens de revenir d'une communauté qui détient le secret de la survie de l'humanité.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.저는 인류 생존의 비밀을 간직하고 있는 한 공동체로부터 이제 막 돌아왔습니다.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Právě jsem se vrátila z komunity, která drží klíč k tajemství lidského přežití.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Saya baru saja kembali dari komunitas yang menyimpan rahasia kelangsungan hidup manusia.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Sono appena ritornata da una comunità che possiede il segreto per la nostra sopravvivenza.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Tocmai m-am întors dintr-o comunitate care deține secretul supraviețuirii oamenilor.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Tôi vừa mới trở về từ một cộng đồng nơi nắm giữ một bí mật đối với sự sống còn của con người.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Wróciłam z miejsca, które kryje tajemnicę naszego przetrwania.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Μόλις επέστρεψα από μία κοινότητα που κρατάει το μυστικό για την ανθρώπινη επιβίωση.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Току-що се върнах от една общност, която крие тайната за оцеляването на човечеството.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Я только что вернулась из сообщества, которое владеет секретом нашего выживания.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.Я щойно повернулась з суспільства, яке має секрет людського виживання.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.בדיוק חזרתי מקהילה שמחזיקה בסוד להישרדות אנושית.
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.انا عائدة من مجتمع يحمل في طياته سر نجاة البشرية
Daha yeni, insanoğlunun sırlarını barındıran bir topluluğun içinden geldim.あるコミュニティから戻ってきたばかりです そこでは 女性が物事を仕切り
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.인류가 가진 정보의 양이 약 18개월마다 2배로 늘어난다고 합니다. 인류가 가진 모든 정보의 총합이요.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.Množství znalostí se prý zdvojnásobuje zhruba každých 18 měsíců, celkový objem lidských vědomostí.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.Mówi się, że zakres ludzkiej wiedzy podwaja co jakieś 18 miesięcy, ogół ludzkiej wiedzy.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.Казват, че обхватът на човешката информация се удвоява всеки 18 месеца, обхвата на човешката информация.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.הם אומרים שהיקף המידע האנושי מוכפל עתה כל 18 חודשים בערך, מכלול המידע האנושי.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.يقولون أن نطاق المعلومات البشرية هو الآن يتضاعف كل 18 شهرا أو نحو ذلك، المجموع الكلي للمعلومات البشرية.
Diyorlar ki, her 18 ay, insanoğlunun bilgisi, yani dünyada olan bilgiler iki katına çıkıyor.約18ヶ月で2倍に 増えていると言われています 人の持つ情報の合計は ギガバイトで計算した場合
Doğa Hayvanlar ve insanoğlu. Biz Earthling'iz.Τρεις κύριες δυνάμεις ζωής υπάρχουν σ αυτό τον πλανήτη: η φύση, τα ζώα και το ανθρώπινο είδος.
Doğa Hayvanlar ve insanoğlu.Narava, živali in človeški rod.
Düşündük ki muhtemelen insanoğlunun oluşturduğu en şaşırtıcı alet internet.사람이 만들어낸 가장 멋진 도구가 어쩌면 인터넷인데
Düşündük ki muhtemelen insanoğlunun oluşturduğu en şaşırtıcı alet internet.וחשבנו, אולי הכלי המדהים ביותר שהאדם יצר היא האינטרנט,
Düşündük ki muhtemelen insanoğlunun oluşturduğu en şaşırtıcı alet internet.وفكرنا، أن أروع أدات ابتكرها الإنسان هي الإنترنت،
Düşündük ki muhtemelen insanoğlunun oluşturduğu en şaşırtıcı alet internet.多分インターネットだと思います もし私達と一緒に暮らしている
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Als de stok ooit gevonden werd, zou de hele mensheid gelukkig zijn.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Ha a pálcát egyszer megtalálják, az egész Emberiség boldog lesz.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Jeżeli patyk zostałby znaleziony, ludzkość cieszyłaby się szczęściem.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Jika tongkat itu ditemukan, seluruh manusia akan bahagia.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.그 막대기가 발견된다면, 모든 인류가 행복해질거라고요.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Nếu tìm được cây gậy đó, tất cả nhân loại sẽ được hạnh phúc.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Se il bastoncino fosse mai stato ritrovato, l'intera umanità sarebbe stata felice.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Si alguna vez se encontraba el palo, toda la humanidad sería feliz.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Si le bâton était trouvé un jour, l'humanité entière serait heureuse.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Wenn der Zweig jemals gefunden würde, wäre die Menschheit glücklich.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Εάν βρισκόταν ποτέ αυτό το ραβδί, όλη η ανθρωπότητα θα ήταν ευτυχισμένη.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Ако пръчката бъде открита всички хора ще станат щастливи.
Eğer bu sopa bulunabilirse, tüm insanoğlu mutlu olacaktır.Если бы эту палочку найти, всё человечество было бы счастливо.