Uluslararası toplum büyük bir insani yardım kampanyası ile yanıt verdi ve yüzbinlerce hayat kurtuldu.국제사회가 막대한 인도주의적 구호물자를 지원했고 수많은 생명을 구할 수 있었습니다.
Uluslararası toplum büyük bir insani yardım kampanyası ile yanıt verdi ve yüzbinlerce hayat kurtuldu.Wspólnota międzynarodowa organizowała pomoc humanitarną, Uratowano setki tysięcy istnień ludzkich.
Uluslararası toplum büyük bir insani yardım kampanyası ile yanıt verdi ve yüzbinlerce hayat kurtuldu.Международната общност отговори с масивна хуманитарна помощ и стотици хиляди животи бяха спасени.
Uluslararası toplum büyük bir insani yardım kampanyası ile yanıt verdi ve yüzbinlerce hayat kurtuldu.הקהילה הבינ"ל הגיבה בסיוע הומניטרי מסיבי, ומאות אלפי נפשות ניצלו.
Uluslararası toplum büyük bir insani yardım kampanyası ile yanıt verdi ve yüzbinlerce hayat kurtuldu.كانت إستجابة المجتمع الدولي هي مساعدات إنسانية ضخمة، وتم إنقاذ مئات الآلاف أكثر من الأرواح.
Uluslararası toplum büyük bir insani yardım kampanyası ile yanıt verdi ve yüzbinlerce hayat kurtuldu.何十万人もの命が救われました アメリカ軍が避難用舟艇を防衛するために派遣されましたが
Umut Harekatı, Gülümseme Projesi gibi insani yardım örgütlerin mensuplarından da oluşuyor.Het is een combinatie van humanitaire organisaties: Operation Hope, Project Smile.
Umut Harekatı, Gülümseme Projesi gibi insani yardım örgütlerin mensuplarından da oluşuyor.Operation Hope, Project Smile 같은 인도주의적 단체들도 승무원으로 근무합니다.
Umut Harekatı, Gülümseme Projesi gibi insani yardım örgütlerin mensuplarından da oluşuyor.אלא בשילוב של ארגונים הומניים: "אופריישיון הופ", "פרויקט סמייל".
Umut Harekatı, Gülümseme Projesi gibi insani yardım örgütlerin mensuplarından da oluşuyor.بل يتكون من خليط من المنظمات الإنسانية: عملية الأمل، ومشروع الإبتسامة (أوباريشن هوب، وبروجيكت سمايل).
Umut Harekatı, Gülümseme Projesi gibi insani yardım örgütlerin mensuplarından da oluşuyor.プロジェクト・スマイルが共同で乗務します 他の組織もボランティアを派遣しています
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.As únicas pessoas que não sentem vergonha não têm capacidade de empatia humana ou de relacionamento.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Cei care nu simt ruşine n-au empatie sau capacitatea de a stabili legături.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Chỉ những người không trải qua sự xấu hổ không có khả năng chia sẻ và gắn kết.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Csak azok nem tapasztalják meg a szégyent akik nem képesek empátiára vagy emberi kapcsolatra.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.De enda som inte upplever skam är de som inte har någon kapacitet för mänsklig empati eller samhörighet.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.De eneste folk der ikke oplever skam har ikke evnen til menneskelig empati eller tilknytning.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.De enige mensen zonder schaamtegevoel, zijn ook niet in staat tot empathie of verbinding.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Jediní lidé, kteří neprožívají stud, jsou ti, kteří nemají kapacitu spojit se s ostatními.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Jediní ľudia, ktorí necítia hanbu, nemajú žiadnu schopnosť cítiť s druhými alebo vytvárať vzťahy.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.다른 사람들과 공감하거나 '연결'할 능력이 없는 사람만 수치심을 경험하지 않죠.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Las únicas personas que no sienten vergüenza son las incapaces de sentir empatía o conexión humana.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Le uniche persone che non provano vergogna non hanno capacità di immedesimarsi o di connessione.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Niillä, jotka eivät tunne häpeää ei ole kykyä empatiaan ja kytkeytymiseen.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Orang yang tidak pernah mengalami rasa malu tidak punya kemampuan berempati atau berhubungan dengan manusia.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Sramu ne doživljajo samo ljudje, ki nimajo sposobnosti človeške empatije ali povezanosti.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Единствените хора, които не изпитват срам нямат възможност за човешко състрадание или връзка.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Сорому не відчувають лише ті люди, які не здатні до співчуття чи стосунків.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.Только те люди не чувствуют стыд, кто не способен сочувствовать или вступать в отношения.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.לאנשים היחידים שלא חשים בושה אין את היכולת לחוש אמפתיה אנושית או התקשרות.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.الناس التى لم تختبر الخجل ليس لهم مقدرة للتعاطف الإنسانى أو التواصل.
Utanç duymayan insanlar sadece insani empati veya bağlantı kurmaya kapasitesi olmayanlardır.つながりや共感を持ちえるはずがありません 恥について語りたい人はいませんが
Ve [diyorsunuz ki] bize bir hikaye ver sadece, insani bir hikaye.E "ci dia solo una storia, una storia umana.
Ve [diyorsunuz ki] bize bir hikaye ver sadece, insani bir hikaye.Y simplemente darnos una historia, una historia humana.
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.A dokonce jen zlomek z nich by postačoval k tomu, abychom změnili lidský stav.
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.E perfino un paio di queste sarebbero sufficienti a trasformare la condizione umana.
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.이것들 중 한두개로 충분히 인류를 변화 시킬 수 있습니다
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.Tak naprawdę tylko kilka z nich wystarczyłoby, żeby zmienić kondycję ludzką.
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.Und auch nur einige daovn wären genug, um die menschlichen Bedingungen zu transformieren.
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.А дори две от тях биха били достатъчни за преобразяване на човешкото състояние.
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.И даже парочки из них будет достаточно, чтобы изменить человека.
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.ורק כמה מהן יספיקו לשנות את המצב האנושי.
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.ويمكن لبعضٍ منها أن تكون كافية لتغيير طبيعة حال البشر
Ve hatta sadece bunların bir çifti bile yeterli olacaktır. insani durumu transforme etmek.人間の在り方は変わってしまうでしょう では 人間の在り方として改善する余地のある
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.제 부친께선 매우 활동적인 분이셨고
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.O meu pai era um homem fanático do ar livre.
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.Și era o populație destul de mică, iar tatăl meu era un pasionat al timpului petrecut în aer liber.
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.Y había una población bastante pequeña, y mi padre era un apasionado del aire libre
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.Žije tam velmi málo lidí a můj otec miloval otevřenou přírodu.
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.А население страны невелико. Мой отец очень любил бывать на природе.
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.Имаме велик Север.
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.ואבא שלי היה חובב טבע מושבע.
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.وكان والدي رجل يحب الهواء الطلق.
Ve orada küçük bir populasyon vardi, ve babam hirsli bir acik hava insaniydi.私はアウトドアをたくさん経験しました
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Det är en vägbana som stakades ut för flera år sedan med full medvetenhet om de mänskliga konsekvenserna.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Este o traiectorie care a fost trasat de ani cu gradul de conştientizare completă a consecuences uman.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Es una trayectoria que se trazó hace años con la plena conciencia de las consecuencias humanas.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.É uma trajetória que foi delineada anos antes com a total certeza das consequências humanas.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.E' una traiettora tracciata anni fa con le piene consapevolezze delle sue conseguenze.
Verilecek insani kayıplara rağmen yıllar öncesinde hazırlanmış bir plan bu.Ezt az irányt már feltérképeztek évekkel ezelőtt, mielőtt az emberek észrevehették volna.