Ana içeriğe geç
Sözlük

iniş ile cümle

iniş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sert İnişlerTežki pristanki
Sert İnişlerTvrdé pristátie
Sert İnişlerTwarde lądowania
Sert İnişlerUnsanfte Landungen
Sert İnişlerΣκληρές προσγειώσεις
Sert İnişlerВажкі посадки
Sert İnişlerЖёсткие приземления
Sert İnişlerТвърдо приземяване
Sert İnişlerصعب الهبوط
Sert İnişlerハードランディング
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Acum, priviţi acolo sus şi puteţi vedea aterizarea.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Ahora miren el close-up y pueden ver el aterrizaje.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün. Çarptığını gördünüz mü?이제 위쪽을 보면 내려오는 것이 보입니다. 떨어지는 것 보셨어요?
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün. Çarptığını gördünüz mü?עכשיו תסתכלו למעלה ותראו את הנחיתה. ראיתם אותה מגיעה?
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün. Çarptığını gördünüz mü?والآن شاهدو هناك ويمكنكم رؤية الهبوط. هل رأيتم الإرتطام؟
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün. Çarptığını gördünüz mü?実際に尻尾も使っています
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Giờ nhìn lên trên và các bạn có thể thấy cảnh hạ cánh.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Kijk nu daarboven. Daar zie je de landing.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Maintenant, regardez là en haut et vous verrez l'atterrissage.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Nu kig oppe der hvor I kan se landingen.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Ora guardate su in alto e vedrete l'atterraggio.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Patrzcie jak się zbliża.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Wenn Sie jetzt hier oben hinschauen, können Sie die Landung sehen.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Гледайте ето там горе и можете да видите кацането.
Şimdi de yukarı bakın, nasıl iniş yaptığını görün.Теперь смотрите сюда, и вы увидите приземление.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.다른 한편으로는, 20세기 후반에는 예술이 쇠퇴했었다고 흔히 말합니다.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.D'altro canto, nella seconda metà del XX secolo, le arti sono spesso state definite "in declino".
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.Însă, pe de altă parte, în a doua jumătate a secolului 20, s-a spus frecvent că artele sunt în declin.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.Másrészről azonban, a 20. század második felében gyakran mondogatták, hogy a művészet hanyatlásnak indult.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.Na druhej strane, v druhej polovici 20-teho storočia sa hovorí o úpadku umenia.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.Or, d'autre part, dans la seconde moitié du XXe siècle, les arts sont souvent dits en déclin.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.Por otra parte, en la segunda mitad del siglo XX se ha dicho con frecuencia que las artes estaban en declive.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.Por outro lado, na segunda metade do século XX, diz-se com frequência que as artes estão em decadência.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.Và, mặt khác, trong nửa cuối thế kỷ 20, nghệ thuật thường bị cho là đi xuống.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.Z drugiej strony w drugiej połowie XX. wieku mówi się często o zmierzchu sztuki.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.Από την άλλη πλευρά, κατά το δεύτερο μισό του 20ού αιώνα, οι τέχνες συχνά αναφέρονται ότι είναι σε παρακμή.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.От друга страна, през втората половина на ХХ век за изкуствата постоянно се казва, че са в упадък.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.С другой стороны, во второй половине 20го века, часто отмечается, что искусство претерпевает упадок.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.מצד שני, במחצית השנייה של המאה העשרים, שומעים הרבה שהאמנויות במגמת ירידה.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.الآن، على الجانب الآخر، فى النصف الثانى من القرن العشرين، كثيرا ما يذكر أن الفنون فى تدهور.
Şimdi, öte yandan, yirminci yüzyılın ikinci yarısında, sık sık sanatın inişte olduğu söylenir.芸術は衰えつつある とよく言われます 私は高級な雑誌に載っている
Sıkı tutunun! Houston, iniş noktamızı kaçırdık.Držite se.
Sıkı tutunun! Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık.-Chúng tôi đã bay xa hơn điểm quy định!
Sıkı tutunun! Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık.Túlrepültünk a leszállóhelyen.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe,Ce sur quoi la sonde s'est posée, c'était en gros
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe,탐사선이 착륙한 곳은
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe,Sonda je pristala v nečem, kar je v bistvu
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Amire a szonda leszállt, az nem volt más, mint az iszapos lapály titáni megfelelője.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.A sonda desceu no que será, em Titã, o equivalente a uma planície lamacenta.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Der Untergrund, auf dem die Sonde landete, war praktisch das Titan-Equivalent eines Watts.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Det här är troligen småsten av fruset vatten.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Donde la sonda aterrizo es básicamente el equivalente Titánico de una planicie lodosa.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Kam sonda přistála byla v podstatě obdoba Titanské blátivé plošiny.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Materialul în care sonda s-a aşezat era practic echivalentul titanian al noroiului.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Sonda v podstate pristála v obdobe bahnitej roviny na Titane.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Sostanzialmente, la sonda è atterrata sull'equivalente titaniano di una distesa di fango.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Waar de sonde landde, was in feite het equivalent op Titan van een moddervlakte.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Wylądował w czymś podobnym do ziemskiego błota.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Αυτό στο οποίο προσγειώθηκε η βολίδα ήταν βασικά το αντίστοιχο μιας λασπώδους λεκάνης στον Τιτάνα.
Sondanın iniş yaptığı yüzey, basitçe, Titan'da bir çamur düzlüğüne eşdeğer bir bölgeydi.Те, на що приземлився зонд, було в основному еквівалентом бруду на Титані.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod