Ana içeriğe geç
Sözlük

infaz ile cümle

infaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Aylar içinde, 1000'den fazla sayılmış infazlarlar tekrar başladı.Внезапно более 1000 рук поднялось вверх.
İsteği üzerine gözleri bağlanmaz ve infaz mangasına ateş emrini kendisi verir.Приговорённый попросил не завязывать ему глаза и лично командовал своим расстрелом.
Bunlar daha sonra aslında bir Azeri olan Ayetullah Sadık Halhali tarafından yargılandı ve infaz edildiler.После пересчёта им производили расчёт, то есть они получали увольнение.
Cezanın infazı için Rusçuk'a nakledildi.Выступал против Робеспьера за что был приговорён к казни.
Şayet yakalansaydı Sovyet Ordusu tarafından infaz edilmesi kaçınılmazdı.После подавления восстания он был арестован советскими войсками.
Tarihçiye göre onların infaz yöntemleri çok acımasızcaydı.Судебные доказательства установили, что убийства были очень жестокими.
30 Ocak 1937'de ölüm cezasına çarptırıldı ve infaz edildi.30 января 1937 года приговорён к смертной казни.
Daha sonra bu ceza infaz edilmedi.Таким образом, её казнь не была отложена.
Daha sonra Rusya'da infaz edildi.Пришлось срочно отправлять его в Россию.
ABD, 19. ve 20. yüzyılların başında idamlarını ya asarak ya da kurşuna dizerek infaz ederdi.В конце 1930-х годов стали происходить аресты и даже расстрелы.
Ancak, 488'de bu teşebbüs hem isyancı liderlerin yakalanması ve infaz edilmesiyle sona erdi.بيد أن هذا التمرد انتهى عام 488 ميلادية بعد القبض والإعدام لكل زعماء التمرد.
(Mükemmel infazcı) lakapları ile bilinmektedir.((كان معروفًا)) الطبقات الكبير.
Ailenin infaz işlerinden sorumludur.كان مسؤولا عن عمليات الأسر.
Fransa'daki son idam mahkûmu Hamida Djandoubi'dir ve 10 Eylül 1977'de cezası infaz edilmiştir.يوم 10 سبتمبر 1977، تم إعدام حميدة جندوبي وهي آخر شخص ينفذ فيه حكم الإعدام في فرنسا.
Fakat bu infaz edilemez, çünkü çarpışmalar son derece şiddetle devam etmektedir.شخص غير عنيف لأن تلك الجريمة لا تلجا للعنف في ارتكابها.
Daha önce onanan hapis cezaları da buna eklenince infaz süresi 11 yıl 5 aya çıktı.يستثنى من ذلك الأحكام الصادرة في المسائل المستعجلة فتكون خمسة عشر يومًا.
Tutuklandı ve ölüme mahkûm edildi ancak yaşı genç olduğu için karar infaz edilmedi.كلاهما تم اعتقالهما ولكنهما لم يذهبا للسجن بسبب عمرهم.
Ancak, 488'de bu teşebbüs hem isyancı liderlerin yakalanması ve infaz edilmesiyle sona erdi.A revolta, porém, terminou em 488 com a captura e a execução de ambos os líderes rebeldes.
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.Foi recluso na prisão de Landsberg.
Bolivya yüksek komutası ile irtibata geçilir ve Guevara'nın infaz edilmesi için onay alınır.O alto comando boliviano então, telefona e dá a aprovação para a execução de Guevara.
12 Mart 1961'de infaz edilmiştir.Foi executado a 30 de Março de 1961.
Daha sonra Rusya'da infaz edildi.Ele foi então exilado na Rússia.
Mihail, mutabık kalıp, Thomas'ın cezasını hemen infaz ettirdi.Miguel concordou e a sentença de morte de Tomás foi executada imediatamente.
30 Ocak 1937'de ölüm cezasına çarptırıldı ve infaz edildi.Em 30 de janeiro de 1937 foi condenado a morte e fuzilado no día seguinte.
Aynı günün gece yarısı hakkında verilen hüküm infaz edildi.A sentença foi cumprida no mesmo dia.
Himmler ile 1941 yılında Minsk'teki Yahudi esirleri arasında bir infaza tanık olduğunu söyledi.Em Agosto de 1941, Himmler assistiu à execução de 100 judeus em Minsk.
Kurşuna dizerek infaz ya da kısaca kurşuna dizme, özellikle savaş zamanlarında kullanılan bir idam yöntemi.O fuzilamento é um método de execução de pena de morte, especialmente em tempo de guerra.
Suikastçı alındı ve olaya ortakmış gibi görünen Zeno, infazını engelleyemedi.Zenão, que parecia saber do caso, não conseguiu impedir que ele fosse executado.
SS ve SD nin karışımı ve güvenlik polisleri, Ukraynalı polislere infazlar için yardım etti.Foi realizado por uma mistura de SS, SD e Polícia de Segurança, assistida pela Polícia Auxiliar Ucraniana.
Bazı askerler silahsız mahkûmların infaz edildiğine tanık olduklarını belirttiler.Een paar soldaten zeiden dat zij getuige waren geweest van de executie van ongewapende gevangenen.
Violette Szabo 5 Şubat 1945 dolaylarında infaz edildi ve vücudu krematoryumda yakıldı.Op 5 februari 1945 werd Violette Szabo terechtgesteld en haar lijk werd verbrand.
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.Hij werd in de gevangenis van Landsberg opgehangen.
Fransa'daki son idam mahkûmu Hamida Djandoubi'dir ve 10 Eylül 1977'de cezası infaz edilmiştir.Op 10 september 1977 vond de laatste executie plaats in Frankrijk, die van Hamida Djandoubi.
Bunların yedisi idam cezasına çarptırılıp infaz edildiler.Zeven van hen werden ter dood veroordeeld.
Aynı günün gece yarısı hakkında verilen hüküm infaz edildi.Het vonnis werd nog dezelfde dag voltrokken.
İdamı hemen infaz edildi.Het vonnis werd ogenblikkelijk uitgevoerd.
Japonya'da da infazlar böyle yapılır.Later volgden nog uitvoeringen in Japan.
Emrettiği geniş çağlı infazlarla Forli asillerinin ve halkının desteğini tamamen kaybeder.De situatie is zo ernstig dat hij al zijn rechten en bezittingen verliest.
12 Mart 1961'de infaz edilmiştir.Op 12 maart 1946 werd hij geëxecuteerd.
Fakat bu infaz edilemez, çünkü çarpışmalar son derece şiddetle devam etmektedir.Het is niet mogelijk om de strijd te ontlopen, want de strijd wordt je opgedrongen.
Köyün törelerine göre eğer bir kız babasının rızasının olmadığı bir kişiye kaçarsa bunun cezası infazdır.Uit een gebouw weglopen, dat iemand anders op jouw grond heeft geplaatst lijkt niet strafbaar.
35-40 arası infazdan sonra cesetler bir kamyona yüklendi ve mezarlık kısmına atıldı.Ciała zamordowanych w partiach po 35-40 wrzucano na ciężarówkę i wywożono do obozowego krematorium.
25 Ekim - Türkiye'de son kez bir ölüm cezası infaz edildi.25 sierpnia – w Grecji wykonano ostatni wyrok śmierci za morderstwo.
İmparator Wanyan Yongji bunu haber aldığında, öylesine sinirlendi ki Moğol elçisini infaz etti.Wtedy mistrz Yunyan powiedział Musisz być bardzo ostrożny, gdy niesiesz tą wielką rzecz.
İsteği üzerine gözleri bağlanmaz ve infaz mangasına ateş emrini kendisi verir.Nie zgodził się na zasłonięcie oczu i sam wydał rozkaz do strzału.
İdamlar Mart 1561'de zindan olarak kullanılan Castel Sant'Angelo'da infaz edildi.Wyrok wykonano 4 marca 1561 roku w zamku św. Anioła.
Bunların 50’si infaz edildi.Zadawanych jest im 50 pytań.
Bunların yedisi idam cezasına çarptırılıp infaz edildiler.Zapadło m.in. 7 wyroków śmierci i zostały one wykonane.
Haklarındaki hüküm kesinleşip henüz infaza başlanmayanlar ile ilgili cezalar infaz edilmez.O sądach przez które czyniący je nie są zbawieni.
Landsberg Hapishanesi'nde asılarak infaz edildi.Wyrok wykonano przez powieszenie w więzieniu Landsberg.
İdamı hemen infaz edildi.Egzekucja odbyła się natychmiast.
17 Ocak'ta IŞİD'in Deyrizor'da yüzlerce kişiyi infaz ettiği belirtilmiştir.Wyrok zapadł 17 października w obecności kilkuset osób.
Sıra infaza gelir.Zegar bije.
15 Ekim'de infaz edildi.15 listopada został aresztowany.
Asarak infaz etme, tarihteki en eski ve en çok uygulanmış idam cezası yöntemlerinden biridir.Powieszenie (łac. suspensio) – jedna z najstarszych metod wykonywania kary śmierci.
Bundan sonra asılarak infazı gerçekleşmiştir.Egzekucje wykonuje się przez powieszenie.
Daha sonra Rusya'da infaz edildi.Ostatecznie znalazł go w Rosji.
Macaristan'da son idam 31 Mayıs 1988 yılında infaz edildi.31 maja – na Węgrzech wykonano ostatni wyrok śmierci.
Arnavutluk'ta son idam 29 Haziran 1995 yılında asılarak infaz edildi.Den sista avrättningen av en civil person i Albanien verkställdes genom hängning den 29 juni 1995.
Hem kendilerinin, hem de kadıların verdikleri hükümlerin infazında görevlidirler.De skall stöta ut de män och kvinnor som gör sig skyldiga till denna synd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod