'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Hovoril ste prasa, alebo obr? 'Povedala mačka.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi.나무. 왜냐하면 돼지, 또는 무화과라고 했나? '고양이가 말했다.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Říkal jste prase, nebo obr.?" Řekla kočka.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Sa du gris, eller fikon?" Sade katten.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Sagde du siger gris, eller figen?" Sagde katten.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Sagten Sie Schwein, oder Feigen?" Sagte die Katze.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Sanoitko sian tai kuva?" Sanoi kissa.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Você disse porco ou figo?", Disse o Gato.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Vous avez dit cochon, ou la figure?" Dit le Chat.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi.'Zei je varken, of vijgen?' Zei de Kat.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Ви сказали свині чи рис?" Сказав Кот.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Вы сказали свиньи или рис?" Сказал Кот.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi."Знаете ли, казват, прасе, или смокини? Каза Cat.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi.העץ. "אמרת חזיר, או תאנה?" אמר החתול.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi.شجرة. "هل تقولون خنزير ، أو التين؟ قال القط.
'Domuz, ya da incir söylüyorlar mı?' Kedi dedi.アリスは答えた"私は豚、言った';'と私は、あなたが現れると消滅維持することはしてほしい
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Bíli so me, porečeš, a ni me bolelo, tepli so me, nisem čutil. Ko se zbudim, bom nadaljeval, zopet ga poiščem!
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Díš: Zbili mne, a nestonal jsem, tloukli mne, a nečil jsem; když procítím, dám se zase v to.
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››네가 스스로 말하기를 사람이 나를 때려도 나는 아프지 아니하고 나를 상하게 하여도 내게 감각이 없도다 내가 언제나 깰까 다시 술을 찾겠다 하리라
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››,,M'a lovit... dar nu mă doare!... M'a bătut... dar nu simt nimic! Cînd... mă voi trezi? Mai vreau vin!``
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Rzeczesz:Ubito mię, a nie stękałem, potłuczono mię, a nie czułem. Gdy się ocucę, udam się zaś do tego.
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Ütöttek engem, nékem nem fájt; vertek, nem éreztem! Mikor ébredek fel? Akkor folytatom, ismét megkeresem azt.
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››Удариха ме ще речеш , и не ме заболя; Биха ме, и не усетих. Кога ще се събудя за да го търся пак?
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››הכוני בל חליתי הלמוני בל ידעתי מתי אקיץ אוסיף אבקשנו עוד׃
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››يقول ضربوني ولم اتوجع. لقد لكأوني ولم اعرف. متى استيقظ. اعود اطلبها بعد
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››你 必 說 、 人 打 我 我 卻 未 受 傷 、 人 鞭 打 我 我 竟 不 覺 得 、 我 幾 時 清 醒 、 我 仍 去 尋 酒
‹‹Dövdüler beni ama incinmedim, Vurdular ama farketmedim›› dersin, ‹‹Yeniden içmek için ne zaman ayılacağım?››你 必說 、 人 打我 我 卻 未 受 傷 、 人 鞭打 我 我 竟 不 覺得 、 我幾時 清醒 、 我 仍 去 尋酒
Duygularımı incitecek kelimeler kullanmana ne gerek var?هل انت ملزم باستعمال كلمات جارحة؟
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Ak chceme znovu nájsť cestu jeden k druhému, zraniteľnosť je cesta.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Als we onze weg naar elkaar terug willen vinden, dan is kwetsbaarheid het pad.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Če si želimo najti pot nazaj drug k drugemu, bo ta pot ranljivost.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Dacă e să ne găsim calea şi să ne regăsim unii pe alţii, vulnerabilitatea va fi această cale.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Ha megtaláljuk az utunkat egymáshoz újra, akkor a sebezhetőség lesz az ösvény.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Hvis vi skal finde vores vej tilbage til hinanden, er sårbarhed vejen til det.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.우리가 방법을 찾으려 하면, 서로에게 가는 길을, 취약/연약함이 그 경로가 될 것입니다.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Nếu chúng ta đang tìm đường để quay trở về với nhau, sẽ có sự dễ bị tổn thương ở trên con đường đó.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Om vi ska hitta tillbaka till varandra, så är att visa sårbarhet sättet vi måste göra det på.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Pokud chceme najít cestu zpět k sobě navzájem, zranitelnost bude tou cestou.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Polku toistemme uudelleenlöytämiseen on haavoittuvaisuus.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Se queremos encontrar o caminho de reencontro uns com os outros, a vulnerabilidade vai ser esse caminho.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Se vorremo ritrovare il percorso che ci unisce, dovremo passare attraverso la vulnerabilità.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Si nous devons trouvons un moyen de nous rapprocher les uns des autres, la vulnérabilité en est le chemin.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Si vamos a reencontrar el camino que nos una, deberemos transitar la vulnerabilidad.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Wenn wir unseren Weg finden wollen, zurück zueinander, ist Verletzlichkeit dieser Pfad.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Αν ψάξουμε τον δρόμο για να γυρίσουμε ο ένας στον άλλον η ευπάθεια θα είναι το μονοπάτι.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Ако търсим пътя обратно един към друг, уязвимостта е пътеката, която ни трябва.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Если мы хотим найти дорогу друг к другу, то эта дорога — уязвимость.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.Якщо ми захочемо знайти шлях один до одного, вразливість буде стежкою.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.אם ברצוננו למצוא את דרכנו בחזרה זה אל זה, הפגיעות היא הדרך לכך.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.إذا كنا نريد أن نجد طريقنا مرة أخرى لبعضنا البعض، فإن الإنكشاف لبعضنا سيكون الطريق.
Eğer birbirimize geri dönmenin bir yolunu bulacaksak, bu yol incinebilirlik olacak.見つけようとするなら "無防備さ"こそが通るべき道です 競技場の外にいたいのはわかります
Eğer onlarla dalga geçerseniz, gerçekten incinirler.כשמתחילים ללעוג להם, זה כואב.
Eğer onlarla dalga geçerseniz, gerçekten incinirler.عندما تبدأ بالسخرية منهم ، فذلك يؤلمهم.
Eğer onlarla dalga geçerseniz, gerçekten incinirler.Als je ze voor gek zet, doet het echt pijn.
Eğer onlarla dalga geçerseniz, gerçekten incinirler.Când îți bați joc de ei, îi doare.
Eğer onlarla dalga geçerseniz, gerçekten incinirler.Cuando uno comienza a burlarse de ellos, duele.
Eğer onlarla dalga geçerseniz, gerçekten incinirler.Ha elkezdjük kifigurázni őket, az fáj nekik.
Eğer onlarla dalga geçerseniz, gerçekten incinirler.Khi bạn mỉa mai họ, thì rất đau.
Eğer onlarla dalga geçerseniz, gerçekten incinirler.Kiedy się z nich szydzi, ich to boli.
Eğer onlarla dalga geçerseniz, gerçekten incinirler.여러분이 그들을 조롱하기 시작하면, 상처가 됩니다.