Ben... Incil okurken.Iată-mă citind Biblia.
Ben... Incil okurken.Inilah saya saat membaca Kitab Suci
Ben... Incil okurken.Itt a Bibliát olvasom.
Ben... Incil okurken.성경을 읽는 제 모습입니다.
Ben... Incil okurken.Lá estou eu a ler a Bíblia.
Ben... Incil okurken.Me voici en train de lire la Bible.
Ben... Incil okurken.To jsem já jak čtu Bibli.
Ben... Incil okurken.Tukaj berem Biblijo.
Ben... Incil okurken.Tuossa minä luen Raamattua.
Ben... Incil okurken.Tutaj czytam Biblię.
Ben... Incil okurken.Εδώ είμαι εγώ που διαβάζω τη Βίβλο.
Ben... Incil okurken.Вот я читаю Библию.
Ben... Incil okurken.Ето ме как чета Библията.
Ben... Incil okurken.הנה אני קורא את התנ"ך
Ben... Incil okurken.هذا أنا اقرء الإنجيل.
Ben... Incil okurken.これはタクシーを呼びとめる私
Ben... Incil okurken.這是我正在閱讀聖經.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.A sebezhetőséget inkább definiálom érzelmi kockáztatásnak, megnyílásnak, bizonytalankodásnak.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Defino vulnerabilidad como riesgo emocional, exposición, incertidumbre.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Definuji zranitelnost jako citové riziko, obnažení, nejistotu.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Eu definesc vulnerabilitatea ca risc emoţional, expunere, incertitudine.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Eu defino vulnerabilidade como um risco emocional, exposição, incerteza.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Ich definiere Verletzlichkeit als emotionales Risiko, ausgeliefert sein, Unsicherheit.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Ik definieer kwetsbaarheid als emotioneel risico, blootstelling, onzekerheid.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Io definisco la vulnerabilità come un rischio emozionale, l'esporsi, l'incertezza.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Ja definujem zraniteľnosť ako emocionálny risk, odhalenie sa, neistotu.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Jag definierar sårbarhet som en emotionell risk, utsatthet, osäkerhet.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Je défini la vulnérabilité comme un risque émotionnel une mise à nu, une incertitude.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Jeg definerer sårbarhed som følelsesmæssig risiko, udstillelse, usikkerhed.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.저는 취약성을 정서적 위험 요소, 노출, 불확실성이라고 생각합니다.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Minusta haavoittuvaisuus on tunteellinen riski, altistumista, epävarmuutta.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Ranljivost definiram kot čustveno tveganje, izpostavljanje, negotovost.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Tôi định nghĩa tính dễ bị tổn thương như là một sự mạo hiểm, sự bộc lộ và tính không chắc chắn về mặt cảm xúc
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Ορίζω την ευπάθεια ως συναισθηματικό ρίσκο, ως έκθεση, αβεβαιότητα.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Аз дефинирам уязвимостта като емоционален риск, излагане, несигурност.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Я визначаю вразливість як емоційний ризик, викриття, невпевненість.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.Я определяю уязвимость как эмоциональный риск, незащищённость, неопределённость.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.אני מגדירה פגיעות כסיכון רגשי, חשיפה, חוסר וודאות.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.أنا أُعرِف الإنكشاف للناس بالمجازفة العاطفية، الفضح، بالشك أو المجهول.
Ben incinebilirliği duygusal risk olarak tanımlıyorum, dış etkenlere açıklık, belirsizlik.感情面のリスク 傷つく可能性 不確実さであると定義します "無防備さ"は日々の生活の原動力です
Beni o kadar incittin ki! Beni kötü bir kadın yaptın.Du har gjort mig till en dålig kvinna, åtminstone nästan.
Beni o kadar incittin ki!Ce rãu m-ai rãnit!
Beni o kadar incittin ki!Du hast mir sehr wehgetan ...
Beni o kadar incittin ki!Du hast mir sehr wehgetan ...
Beni o kadar incittin ki!¡Me has hecho tanto daño!
Beni o kadar incittin ki!Tu m'as fait du mal.
Biraz daha çalışmalıyız. Özellikle incinebileceğin karmaşık sahnelerde.Kita perlu latihan lagi Terutama adegan sulit yang bisa membuatmu terluka.
Biraz daha çalışmalıyız. Özellikle incinebileceğin karmaşık sahnelerde.نحن بحاجة الى التدرب اكثر..خصوصآ ..في مشاهد اكثر تعقيدآ بحيث لاتحصلي على مايؤذيك
Bir çuval inciri berbat etmiştim.E io sapevo che avevo rovinato tutto.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Ich wusste, ich hatte das total versaut.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Ik wist dat ik de hele zaak had verpest.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.I wiedziałem, że totalnie schrzaniłem wszystko.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.저는 완전히 일이 잘못되어가고 있다는걸 알았죠.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Me dí cuenta que lo había echado todo a perder.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Și am știut că am dat-o rău de tot în bară.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Tôi biết tôi đã làm hỏng mọi chuyện.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Une fois de plus, j'essayais de comprendre ce qu'il fallait faire.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Ήξερα πως τα είχα χαλάσει όλα.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Знаех, че тотално съм провалил нещата.
Bir çuval inciri berbat etmiştim.Я знал, что все испортил.