Ana içeriğe geç
Sözlük

incelik ile cümle

incelik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlara bu ilmin inceliklerini öğretti.Воистину, Всевышний Аллах научил тебя тем наукам, которые необходимы.
İnsanlar inceliklerini görüyor gibiydi.".Я надеюсь, что мы затронули наших зрителей».
Hayvan figürinleri ise kireçtaşından, son derece incelikli eserlerdir.حقيقة حيوان صعب جدا و يتقن فن التمويه بدرجته القصوى.
Olağanüstü incelik"."مثنى غرايبة".
Tamamen incelikle ilgili: gözlerinden geçen şefkat anları vardı, hemen sonra soğuklaşan."É tudo sobre sutileza: havia momentos de bondade que iriam se mover por seus olhos e então congelar".
Divan şairinin başarılı olabilmesi için dilin inceliklerini bilmesi gerekirdi.Era necessário aprender o idioma do gentio para poder catequizá-los.
Çok daha incelikli, karanlık ve daha ziyade Otomatik Portakal kıvamında olacak.Tornou-se mais elegante e menos ornamental.
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.De waarschuwingen werden in de loop der jaren steeds explicieter en indringender.
"Puro Saklamanın İncelikleri".Sigaren heb ik weggegooid.’
Poe öyküyü büyük dikkatle ve incelikle yazmıştır.Poe pisał opowieść bardzo skrupulatnie i z wielką subtelnością.
La Fontaine'in canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır.Mycket tack vare Wills snälla, vänliga och hjälpsamma värderingar.
Olağanüstü incelik".Och underbart fräcka."
Bir burun konisinin boyunun taban çapına oranı incelik oranı olarak adlandırılır.Стиснення долоні в кулак з піднятим вказівним пальцем - вважається непристойним жестом.
Poe öyküyü büyük dikkatle ve incelikle yazmıştır.Poe a scris povestea foarte atent și cu subtilitate.
Burada da üçkâğıtçılığın inceliklerini öğrenmeye başlar.Ah, iar se apucă amintirile de boscorodit!
İnsanlar inceliklerini görüyor gibiydi.".Vezi cum arată la inaugurare”.
Fiziksel olarak cihaz boyut ve incelik açısından dikkat çekicidir.Ea va fi deosebit de precoce din punct de vedere intelectual și de o mare drăgălășenie.
Gövdesi çok uzundur, bitkinin ağırlığını çekemeyecek inceliktedir.Bőre olyan vastag, hogy meg sem érzi a termeszkatonák harapását.
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.Sarjan piirrostyyli muuttui myöhempinä vuosina entistäkin runsaammaksi ja yksityiskohtaisemmaksi.
"Puro Saklamanın İncelikleri".Kappaleen ”Tupakki piiloon!”
Olağanüstü incelik".Siilin eleganssi.
İnsanlar inceliklerini görüyor gibiydi.".Ήμουν η αντανάκλαση του τι αισθανόταν το κοινό".
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.Κάποιοι από αυτούς εμβάθυναν περισσότερο και λεπτομερέστερα σε αυτήν.
Tamamen incelikle ilgili: gözlerinden geçen şefkat anları vardı, hemen sonra soğuklaşan.""Det var meget ubehageligt – ryglænet skærer sig ind i ens ryg – og meget koldere end jeg havde ventet."
İncelikli, samimi, iyi niyetli.Hjerteligt, følt, inderligt.
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.Bandets tour blev i de efterfølgende år dyrere og mere detaljerede.
Balıkadam elbiseleri kalınlık ve inceliklerine göre de değerlendirilir.(For skostørrelser bør også fotens bredde og omkrets tas i betraktning.
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.I løpet av de senere år har disse metodene blitt videreutviklet og blitt mere effektive.
Poe öyküyü büyük dikkatle ve incelikle yazmıştır.ポーはこの作品を非常に注意深く、巧妙に仕上げている。
Özellikle oyun sonlarında çok incelikler vardır.特に演出に物凄くこだわっている。
Olağanüstü incelik"."참으로 훌륭하신 말씀입니다."
Satanizm nankör insanlar için vakit harcamaktansa hak edenlere incelik göstermeyi emreder.뭉케는 훌라구에게 항복하여 순종하는 자들에게는 친절과 호의로 대하나 복종하지 않는자들에게는 절멸 시킬 것을 명령했다.
Watanuki kendini Yuuko’ya tanıtırken gerçek adını olağan bir incelikle verir.כאשר וואטאנוּקי מציג את עצמו בפני יוּקו, הוא אומר לה את שמו האמיתי על מנת להיות מנומס.
İncelikli, samimi, iyi niyetli.Тя е разумна, послушна, богобоязлива.
Kendisine göre her zamanki gibi, gerçeklik daha incelikli olmuştur. ^ 2002.Njega je noć progutala. – Pravda je danas kao i uvijek sporedna.
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.V priebehu rokov sa tieto viac špecifikovali a pribudli ďalšie.
Bu alanda yetişmiş büyük ustalar, yerlerini alacak olan çıraklara işin bütün inceliklerini öğretirlerdi.Hea tasemega õpilaste pingutused kandsid aga vilja kõiges, milleks neid suunati.
Olağanüstü incelik".Nad on äärmiselt lahked.
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.Järgnevatel aastatel hakkas ta elama spirituaalsemalt ja askeetlikumalt.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Aber sein Vater war nicht in der Stimmung, beobachten solche Feinheiten.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Ale jego ojciec nie był w nastroju do obserwować takie niuanse.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Ale jeho otec nebol v nálade pozorovať také jemnosti.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Ale jeho otec nebyl v náladě pozorovat takové jemnosti.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Dar tatăl său nu a fost un chef să observa astfel de subtilităţile.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.De az apja nem volt a hangulat, hogy megfigyelni az apró örömök.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Maar zijn vader was niet in de stemming om houden aan dergelijke subtiliteiten.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Ma il padre non era in vena di osservare tali sottigliezze.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Mais son père n'était pas d'humeur à observer les subtilités telles.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Mas seu pai não estava com vontade de observar tais sutilezas.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Men hans far var ikke i humør til at observerer sådanne spidsfindigheder.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Men hans far var inte på humör att observerar sådana petitesser.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Mutta hänen isänsä ei ollut vireessä tarkkailla esimerkiksi niceties.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Pero su padre no estaba de humor para observar detalles tales.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Tapi ayahnya tidak dalam mood untuk amati sopan santun seperti itu.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Toda njegov oče ni bil v razpoloženju opazovati kot Cjepidlačenje.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Tuy nhiên, cha của ông không phải trong tâm trạng quan sát niceties như vậy.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Αλλά ο πατέρας του δεν είχε τη διάθεση να τηρούν τέτοια λεπτότητα.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Але його батько був не в настрої спостерігати такі тонкощі.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Но баща му не беше в настроение да се спазват такива тънкости.
Ama babası havasında değildi Bu tür incelikler gözlemlemek.Но его отец был не в настроении наблюдать такие тонкости.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod