20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.Уже 20 лет я изучаю популяцию муравьёв-семяедов на юго-востоке Аризоны.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.ואני עובדת במשך 20 השנים האחרונות על אוכלוסייה של נמלים אוכלות-זרעים בדרום מזרח אריזונה.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.عملت على مدار العشرون سنة الماضية على سكان النمل آكلي البذور في ولاية أريزونا جنوب شرق البلاد.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.種を食べるアリの個体群を研究しています これが研究場所で アリの写真ですが
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Azt akarom megvizsgálni, hogyan vált, véleményem szerint, az afganisztáni konfliktus konfliktus divattá.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Chcem sa pozrieť na to, ako sa, podľa mňa, konflikt v Afganistane stal konfliktom módy.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Chcę sprawdzić, jak konflikt w Afganistanie stał się modą konfliktu.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Chci, aby se podívali, jak se dle mého názoru konflikt v Afghanistánu stal konfliktem elegance.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Ik wil nagaan hoe het conflict in Afghanistan trendy is geworden.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Je veux examiner comment, à mon avis, le conflit en Afghanistan est devenu un conflit "chic".
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.저는 아프가니스탄의 갈등이 어떻게 미화되어 왔는지 알고 싶습니다.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Quero ver como é que, na minha opinião, o conflito no Afeganistão se tornou num conflito chique.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Quiero investigar cómo, en mi opinión, el conflicto en Afganistán se ha convertido en un conflicto elegante.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Saya ingin melihat dari kacamata saya sendiri bagaimana konflik di Afganistan telah menjadi suatu mode.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Voglio esaminare come, secondo me, il conflitto in Afghanistan sia diventato un conflitto chic.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Vreau să arăt cum a devenit, după părerea mea, conflictul din Afganistan un conflict şic.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Искам да разгледам как, според мен, конфликта в Афганистан е станал шикозен конфликт.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Я хочу подивитися, як, з моєї точки зору, конфлікт в Афганістані став шикарним конфліктом.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.Я хочу показать, что, на мой взгляд, конфликт в Афганистане превратился в модный конфликт.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.אני מעוניין לבחון את איך, לדעתי, קונפליקטים הפכו לאופנה באפגניסטן.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.أنا أريد أن أنظر إلى كيف، في رأيي، صار الصراع في أفغانستان صراعا أنيقا.
Afganistan'daki çatışmaların nasıl da moda haline geldiğini incelemek istiyorum.どのようにファッションに 影響したかにも興味があります 戦争で国外に身を追われた 人々の生活が
Akademik kariyerim boyunca, en küçük ölçekteki maddeleri incelemek için;제가 스탠포드 대학의 전자 가속기와 같은
Akademik kariyerim boyunca, en küçük ölçekteki maddeleri incelemek için;במשך רוב הקרירה המחקרית שלי השתמשתי במאיצי חלקיקים
Akademik kariyerim boyunca, en küçük ölçekteki maddeleri incelemek için;في خلال معظم حياتي المهنية قمت باستخدام مسارعات الجسيمات ،
Akademik kariyerim boyunca, en küçük ölçekteki maddeleri incelemek için;スタンフォード大学で電子加速器などを用いて
Ama bunu daha incelemek istersek, bu garip fi sayısının değeri nedir? -Poďme do toho kus hlbšie.
Ama bunu daha incelemek istersek, bu garip fi sayısının değeri nedir? -Vi skal dog endnu længere, fordi vi vil finde ud af, hvad phi er.
Ama bunu daha incelemek istersek, bu garip fi sayısının değeri nedir? -φ 가 무엇인지에 대해서 조금 더 생각해 봅시다
Ama bunu daha incelemek istersek, bu garip fi sayısının değeri nedir? -実際にはφがどのようなものか把握します。 φ、この奇妙な数値、この奇妙な比率
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.E l'idea era di andare dentro e fare un sopralluogo interno della nave, che non era mai stato fatto.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ideana oli mennä sisään laivaan, ja tehdä sisätilan kuvaus, jollaista ei ollut aiemmin tehty.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.그리고 배 내부를 조사하기로 했습니다. 우리가 하기 전에는 이런 시도를 한 사람이 없었습니다.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Koncepcja była taka, aby wejść do wnętrza statku i zbadać je po raz pierwszy w historii.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Och idén var att gå in och göra en insides undersökning av det fartyget, vilket aldrig hade gjorts.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Og ideen var at tage ind og lave en indvendig inspektion af det skib, hvilket aldrig var blevet gjort før.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Plán byl dostat se dovnitř a zmapovat interiér lodi, což předtím nikdo nikdy neudělal.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Unsere Absicht war, hineinzutauchen und sich das Innere des Schiffs anzusehen, was nie zuvor getan worden war.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Và ý tưởng là đi vào bên trong để làm một cuộc nội khảo sát con tàu, điều chưa từng được làm.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ο στόχος μας ήταν να ερευνήσουμε το εσωτερικό του πλοίου, κάτι που δεν είχε γίνει ποτέ ως τότε.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Идея заключалась в том, чтобы обследовать интерьер корабля, чего раньше никто не делал.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Идеята беше да направим интериорно изследване на кораба, което никога не беше правено.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ідея полягала в тому, щоб дослідити інтер'єр корабля, і ніхто ніколи цього раніше не робив.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.והרעיון היה להיכנס פנימה ולעשות סקירה פנימית של הספינה ההיא, מה שמעולם לא נעשה.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.وكانت الفكرة بأن نرسلها الى داخل السفينة ونقوم بعمل جولة داخلية لم يقم بها أحدٌ من قبل
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.船内の調査をするためです それまで手段が無く 誰も入れなかったので
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeyler제 삼촌은 그것을 검사 30 분 뒤에, 그리고 - 저기 뭔가가 있어요 -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerAda sesuatu tentang hal itu - paman saya datang setengah jam untuk memeriksanya, dan -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerC'è qualcosa - Mio zio sta arrivando in mezz'ora di ispezionare, e -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerCó điều gì đó về nó - chú của tôi trong nửa tiếng đồng hồ để kiểm tra nó, và
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerDer er noget om det - Min onkel kommer i en halv time til at inspicere det, og -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerDet är något med det - min farbror kommer in en halvtimme för att inspektera den, och -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerEr is iets aan te doen - Mijn oom komt in een half uur om het te inspecteren, en -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerEs gibt etwas darüber - Mein Onkel ist in einer halben Stunde um es zu inspizieren kommen, und -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerIl ya quelque chose à ce sujet - Mon oncle va venir dans une demi heure pour l'inspecter, et -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerJest coś o tym - Mój wujek idzie w pół godziny, aby zapoznać się z nim, i -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerNekaj o tem - Moj stric prihaja v pol ure, da ga pregledajo, in -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerNu e ceva despre asta - Unchiul meu vine în jumătate de oră să-l inspecteze, şi -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerSiinä on jotain asialle - Setäni on tulossa puolen tunnin päästä siihen tutustumiseen ja -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerTam je něco o tom - Můj strýc přijde za půl hodiny kontrolovat, a -