Ana içeriğe geç
Sözlük

incelemek ile cümle

incelemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bunu incelemek istiyorum.Vreau să examinez acest lucru.
Cesedimi incelemek yasaktır.Az ülő testhelyzet tiltott.
Güneş tutulmasını incelemek için birçok gezi heyetine başkanlık etti.Napfogyatkozások megfigyelésére expedíciókat vezetett.
Ayrıca efsanelerin nasıl yaratıldığını da incelemektedirler.A források hitelességét is vizsgálják már!
Danışmanlar, firmanın süreçlerini incelemekte ve bilimsel yöntemler kullanarak planlama yapmaktadırlar.A társaság tagjai tehát tudományos igényességre és vizsgálati módszerekre törekedtek.
Kara liman yunuslarını incelemek zordur.Mustien aukkojen suora havaitseminen on vaikeaa.
Ancak, bu tür uygulamaların sonuçlarını incelemek dikkat gerektirmektedir.Θα πρέπει να παρακολουθήσουμε την έκβαση των σχεδίων του με ενδιαφέρον.
Bu eserinde Aristoteles trajedi ve komediyi incelemektedir.I dette værk analyserer Aristoteles episk digtning, tragedie og komik.
Veri kaynakları çeşitli kıyı konumunu incelemek için kullanılabilir.Forskellige teknologier kan anvendes til at bestemme berøringslokationen.
Araştırma pazarlamacıların ünlüleri nasıl tanımladığını ve ortaklıkları nasıl markaladığını incelemekteydi.En studie undersøkte hvordan markedsførere identifisere kjendiser og partnerskap.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.I begge bøkene drøftes forholdet mellom liv, kunst og samtid.
Denetlemek, bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemektir.Ett utslag av dette er at de ikke greier å møte på fastsatt tid og sted til behandling.
Dünya'dan Plüton'un mesafesi fazla olduğundan cüce gezegeni Dünya'dan derinlemesine incelemek zordur.Plutos avstand fra jorden gjør undersøkelser i dybden vanskelig.
Bazı psikologlar, bir kişinin kişilik özellikleri ve duygusal işleyişini incelemek için bu testi kullanır.Beberapa psikolog menggunakan tes ini untuk mengetahui karakter dan emosional seseorang.
Ayrıca her meclis belli problemleri incelemek için özel, veya seçme, komiteler atayabilir.Selain itu, tiap kamar dapat menamai atau memilih komite untuk mempelajari persoalan tertentu.
Dünya'dan Plüton'un mesafesi fazla olduğundan cüce gezegeni Dünya'dan derinlemesine incelemek zordur.Karena jaraknya yang jauh, Pluto sulit dipelajari secara mendalam dari Bumi.
Keplerin ana bilimsel amacı gezegen sistemlerinin yapısı ve çeşitliliklerini incelemek olacak.Tujuan ilmiah Misi Kepler adalah untuk mengeksplorasi struktur dan keragaman sistem keplanetan.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.CAAC mengawasi penerbangan sipil dan menyelidiki kecelakaan dan insiden penerbangan.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.Cô đã tìm cách xác định lại mối quan hệ giữa nghệ thuật và xã hội.
Araştırma pazarlamacıların ünlüleri nasıl tanımladığını ve ortaklıkları nasıl markaladığını incelemekteydi.Cuộc nghiên cứu cho thấy cách mà các nhà tiếp thị nhận dạng người nổi tiếng và nhãn hiệu quảng bá.
Ayrıca her meclis belli problemleri incelemek için özel, veya seçme, komiteler atayabilir.Mỗi viện còn có quyền bổ nhiệm, hoặc tuyển chọn các uỷ ban nghiên cứu các vấn đề đặc biệt.
Ayrıca, terketmelerinin ardındaki muhtemel sebepleri incelemektedir.Nguyên nhân khiến Tưởng rời đi về sau mới được tiết lộ.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.彼らは生活と芸術を近づけることを模索した。
Modern toplumda virüs etkilerini ve davranışlarını incelemek.現代社会におけるウイルスによる影響とその行動を研究すること。
Altının çok değerli olduğunu gören kuyumcu o gün altını incelemek için almak ister.それを見ていた油屋は、あの茶金が注目していたことからさぞかし値打ちのあるものに違いないと考え、茶屋の店主にその茶碗を買いたいと申し出る。
1170'te Thomas Becket'in öldürülmesi vakasını incelemekte olan papalık temsilcisi ile uğraştı.1170年 - カンタベリー大司教トマス・ベケット暗殺事件。
İnsan vücudu üzerindeki etkilerini incelemek için çeşitli hastalıklar, 731.流行性出血熱を発見、731部隊の研究の一端を担う。
Ağır iyon çarpışmalarını incelemek.重い分子イオンを分析できる。
Projenin amacı yerkabuğunu mümkün olduğunca derine inerek incelemektir.手術の狙いは、それらの毛をできるだけ効果的に使うことである。
Keplerin ana bilimsel amacı gezegen sistemlerinin yapısı ve çeşitliliklerini incelemek olacak.ケプラーの目的は、惑星系の構造と多様性を探ることにある。
Gençliğinde Mahatma Gandi'nin barışçıl direnişini incelemek üzere Hindistan'a gitti.年轻时他到印度学习甘地的非暴力抵抗运动。
Ayrıca her meclis belli problemleri incelemek için özel, veya seçme, komiteler atayabilir.另外,参众两院都可以命名特殊的或选择其议员去研究特定的问题。
Dünya'dan Plüton'un mesafesi fazla olduğundan cüce gezegeni Dünya'dan derinlemesine incelemek zordur.冥王星距离地球很远,从地球上对冥王星进行细致研究非常困难。
Çıkan olayları incelemek için bölgeye komando birlikleri sevkedildi.為了調查此次事件親臨一線進行指揮。
1990 yılında Güneş'in kutup bölgelerini incelemek için Ulysses uzay sondası fırlatıldı.1990年,欧洲空间局发射了尤利西斯号探测器,用以研究太阳的极地地区。
1847'de Agustus Waller damlacıkları mikroskop altında incelemek için örümcek ağı kullandı.1847年,奥古斯塔·沃勒(英语:Augustus Volney Waller)(Augustus Waller)用蜘蛛网在显微镜下观察液滴。
Daha sonra Michael Scotus gibi tercümanlar bu metinleri doğrudan incelemek için Arapça öğrendiler.스코틀랜드의 유명한 학자인 스콧(Michael Scotus)은 고전을 직접 연구하기 위하여 아랍어를 학습하였다.
Cesedimi incelemek yasaktır.연구소간에는 접촉이 금지됐다.
Durumu incelemek için Parlamento bünyesinde bir kurul oluşturulmasına karar verilir.공무원의 직무상 비위를 조사보고하게 하기 위하여 대통령소속하에 사정위원회를 둔다.
İnsan vücudu üzerindeki etkilerini incelemek için çeşitli hastalıklar, 731.שיתוף פעולה מחקרי עם יחידה 731 - אודות השפעת רעלים שונים על גוף האדם.
Olayları genellikle ilk o incelemektedir.בדרך כלל אנו חושבים על עצמנו תחילה כאשר אנחנו עונים על השאלה הזאת.
Bu madde, dört ana grubu incelemektedir.הפרק הזה מחלק את תחומי המחקר לארבע קבוצות עיקריות.
Hayat ve sanat arasındaki ilişkinin ikilemini incelemek istedim.היא ביקשה להגדיר מחדש את היחסים בין האמנות והחברה.
Arizona Üniversitesi, Veritas Laboratuvarı: Medyumları laboratuvar koşulları içinde incelemektedir.Лабораториите Веритас на Университет Аризона провежда лабораторни изследвания на медиуми.
Ayrıca gökyüzünü incelemek için de kullanılabilir.Освен това, самолета може да се използва за разузнаване.
Bilim adamları, kuarkların birbirleriyle çarpışmalarını incelemek için nükleonları çarpıştırır.Vedci sa v súčasnosti zhodujú, že zuby môžu byť používané pri útokoch medzi samcami.
Voyager 1 sondası, dış güneş sistemini incelemek maksadıyla ABD tarafından 5 Eylül 1977'de fırlatıldı.Voyager 1 je bil izstreljen v vesolje 5. septembra 1977 z namenom, da bi raziskal Sončni sistem.
Güneş tutulmasını incelemek için birçok gezi heyetine başkanlık etti.Odpotoval je na večje število odprav za opazovanje Sončevih mrkov.
Gençliğinde Mahatma Gandi'nin barışçıl direnişini incelemek üzere Hindistan'a gitti.Jaunystėje Marzouki buvo nukeliavęs į Indiją, kad išstudijuotų Mohando Gandžio taikų pasipriešinimą.
Böylelikle bazı sistemleri ele alarak incelemek mümkün hale gelmektedir.Taigi greičiausiai būta kažkokios bendros instrukcijos, kaip su jais elgtis.
Keplerin ana bilimsel amacı gezegen sistemlerinin yapısı ve çeşitliliklerini incelemek olacak.Kepleri missiooni teaduslikuks eesmärgiks oli planeedisüsteemide struktuuri ja mitmekesisuse tundmaõppimine.
Ayrıca gökyüzünü incelemek için de kullanılabilir.See on ka ainuke aeg, mil teda saab vaadelda kõrgel taevas.
Güneş tutulmasını incelemek için birçok gezi heyetine başkanlık etti.Homöopaatia toimimise kontrollimiseks on läbi viidud mitmeid uuringuid.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.지난 20년동안 저는 아리조나 남동부에서 씨앗먹이 개미 집단에 관하여 연구해 왔습니다.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.Ich habe die letzten 20 Jahre mit einer Population von samenfressenden Ameisen in Südost-Arizona gearbeitet.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.Ik heb de jongste 20 jaar gewerkt rond een populatie van zaadetende mieren in Zuid-Oost-Arizona.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.În ultimii 20 de ani am lucrat pe o populaţie de furnici mâncătoare de seminţe în Arizona de sud-est.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.Negli ultimi 20 anni ho lavorato su una popolazione di formiche mangiasemi nell'Arizona sudorientale.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.Og jeg har arbejdet de sidste 20 år på en population af frøædende myrer i det sydøstlige Arizona.
20 yıldan buyana güneydoğu Arizona'daki... tohum-yiyen bir karınca toplumunu incelemekteyim.Przez 20 lat pracowałam nad mrówkami żywiącymi się nasionami w południowo-wschodniej Arizonie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod