Ama bu sadece bizim incelememizin başlangıcı.Tapi sebenarnya ini baru awal dari perspektif kami.
Ama bu sadece bizim incelememizin başlangıcı.Но на самом деле, с нашей точки зрения, это всего лишь начало.
Ama bu sadece bizim incelememizin başlangıcı.Но това всъщност е само началото, от наша гледна точка.
Ama bu sadece bizim incelememizin başlangıcı.אבל באמת, זו רק ההתחלה מנקודת המבט שלנו.
Ama bu sadece bizim incelememizin başlangıcı.ولكن في الحقيقة، هذه هي البداية فقط من وجهة نظرنا.
Ama bu sadece bizim incelememizin başlangıcı.現時点の目的は
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.E l'idea era di andare dentro e fare un sopralluogo interno della nave, che non era mai stato fatto.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ideana oli mennä sisään laivaan, ja tehdä sisätilan kuvaus, jollaista ei ollut aiemmin tehty.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.그리고 배 내부를 조사하기로 했습니다. 우리가 하기 전에는 이런 시도를 한 사람이 없었습니다.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Koncepcja była taka, aby wejść do wnętrza statku i zbadać je po raz pierwszy w historii.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Och idén var att gå in och göra en insides undersökning av det fartyget, vilket aldrig hade gjorts.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Og ideen var at tage ind og lave en indvendig inspektion af det skib, hvilket aldrig var blevet gjort før.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Plán byl dostat se dovnitř a zmapovat interiér lodi, což předtím nikdo nikdy neudělal.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Unsere Absicht war, hineinzutauchen und sich das Innere des Schiffs anzusehen, was nie zuvor getan worden war.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Và ý tưởng là đi vào bên trong để làm một cuộc nội khảo sát con tàu, điều chưa từng được làm.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ο στόχος μας ήταν να ερευνήσουμε το εσωτερικό του πλοίου, κάτι που δεν είχε γίνει ποτέ ως τότε.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Идея заключалась в том, чтобы обследовать интерьер корабля, чего раньше никто не делал.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Идеята беше да направим интериорно изследване на кораба, което никога не беше правено.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.Ідея полягала в тому, щоб дослідити інтер'єр корабля, і ніхто ніколи цього раніше не робив.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.והרעיון היה להיכנס פנימה ולעשות סקירה פנימית של הספינה ההיא, מה שמעולם לא נעשה.
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.وكانت الفكرة بأن نرسلها الى داخل السفينة ونقوم بعمل جولة داخلية لم يقم بها أحدٌ من قبل
Amacımız içine girmek ve geminin içini incelemekti, bu daha önce yapılmamıştı.船内の調査をするためです それまで手段が無く 誰も入れなかったので
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.Ale o samej korekcie wybranego zadania powiemy więcej w innym filmie.
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.리뷰에 대해서 더 말씀드릴 예정입니다. 그리고 번역에 대해 요청하신 것들도요...
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.Mais nous allons en dire plus sur la relecture d'une traduction que vous avez demandée...
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.Ma parleremo meglio di come effettuare la revisione della traduzione che abbiamo richiesto...
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.Pero diremos más acerca de la revisión de una traducción que Ud. ha solicitado...
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.We zullen later meer vertellen over hoe je een aangevraagde vertaling reviewt.
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.Θα πούμε όμως περισσότερα για την αναθεώρηση μιας μετάφρασης που αιτηθήκατε...
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.Позже мы расскажем подробнее о процессе обзора взятого вами перевода.
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.אבל נספר יותר על עריכה של תרגום שביקשתם....
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.لكننا سنقول أكثر حول مراجعة ترجمة قمت بطلبها...
Ama istediğiniz bir çevirinin incelemesi hakkında daha sonra konuşacağız.あなたが依頼した翻訳の所で・・・(中断)
Ama kağıdı ilkindeki gibi incelemeyecektir. Yani, sadece alıp kenara koyuyor.Nezkoumal ho ani neprohlížel, prostě ho položil na hromadu papírů vpravo.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Apoi, făcând pur şi simplu modelele, am încercat să explorez relaţia dintre model şi original.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Aztán, csak modellezéssel, próbáltam felfedezni a kapcsolatot a modell és az eredeti között.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.하지만 그냥 그렇게 모형을 만들면서, 전 모형과 원본과의 관계을 연구하고 싶었습니다.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Maar bij het maken van de modellen onderzocht ik de relatie tussen het model en het origineel.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Mais alors, en faisant les maquettes, j'ai essayé d'explorer la relation entre la maquette et l'original.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Ma poi, solo facendo i modelli, stavo cercando di esplorare la relazione tra il modello e l'originale.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.(Risos) Mas, só por fazer os modelos, estava a tentar explorar a relação entre o modelo e o original.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Và rồi khi đang dựng mô hình, tôi đã cố khám phá mối quan hệ giữa mô hình và đời thực.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Але роблячи тільки моделі, я намагався дослідити відношення між моделлю та оригіналом.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Затем, создавая модели, я попытался найти взаимосвязь между моделью и оригиналом.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.Но после, само като правех моделите, се опитвах да изследвам връзката между модела и оригинала.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.אבל אז, כאשר עשיתי את המודלים, ניסיתי לגלות את הקשר בין המודל והמקור.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.ولكن بعد ذلك ، مجرد عمل النماذج ، محاولا استكشاف العلاقة بين النموذج و الأصل.
Ama sonra, yalnizca modelleri yaparak modelle orjinal arasindaki iliskiyi incelemeye calistim.関係性を探求したくなりました そして実際にその場所で ランド・アートを作りたいと思いました
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeyler제 삼촌은 그것을 검사 30 분 뒤에, 그리고 - 저기 뭔가가 있어요 -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerAda sesuatu tentang hal itu - paman saya datang setengah jam untuk memeriksanya, dan -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerC'è qualcosa - Mio zio sta arrivando in mezz'ora di ispezionare, e -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerCó điều gì đó về nó - chú của tôi trong nửa tiếng đồng hồ để kiểm tra nó, và
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerDer er noget om det - Min onkel kommer i en halv time til at inspicere det, og -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerDet är något med det - min farbror kommer in en halvtimme för att inspektera den, och -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerEr is iets aan te doen - Mijn oom komt in een half uur om het te inspecteren, en -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerEs gibt etwas darüber - Mein Onkel ist in einer halben Stunde um es zu inspizieren kommen, und -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerIl ya quelque chose à ce sujet - Mon oncle va venir dans une demi heure pour l'inspecter, et -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerJest coś o tym - Mój wujek idzie w pół godziny, aby zapoznać się z nim, i -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerNekaj o tem - Moj stric prihaja v pol ure, da ga pregledajo, in -
Amcam onu incelemek için yarım saat içinde geliyor ve bu konuda bir şeylerNu e ceva despre asta - Unchiul meu vine în jumătate de oră să-l inspecteze, şi -