Sayıları inceleyelim.Let's examine the numbers.
Yaşlı adamın sakalı uzun ve inceydi.The old man's beard was long and thin.
Bunu incelemek istiyorum.I want to look into this.
O, domatesleri ince dilimler halinde kesti.She cut the tomatoes into thin slices.
Onun ince bir beli vardır.She has a slender waist.
"Ben yarayı incelemem gerekiyor" dedi doktor."I need to inspect the wound," said the doctor.
Mars'ın karbondioksit, azot ve argondan yapılmış çok ince bir atmosferi vardır.Mars has a very thin atmosphere made of carbon dioxide, nitrogen, and argon.
Mary ince bluzunun içinde titremeye başladı.Mary began to shiver in her thin blouse.
Mary ince bluzunun içinde titredi.Mary shivered in her thin blouse.
Geri gittim ve eski kayıtları inceledim.I went back and checked your old records.
Bu bilim adamı eski el yazmalarını inceler.This scholar studies ancient manuscripts.
Tüm detayları inceledik.We went over all the details.
Tom her gün daha ince görünüyor.Tom looks thinner every day.
Bit yumurtalarını kontrol etmek için ince dişli bir tarak kullanabilirsiniz.You can use a fine-toothed comb to check for nits.
Bu dizüstü bilgisayar çok ince.This laptop is very thin.
Şimdi resmin tamamını inceleyelim.Let's take a look at the whole picture.
Her şeyi dikkatle inceleyeceğiz.We're going to scrutinize everything.
Çok ince buz üzerinde ilerliyoruz.We're treading on very thin ice.
Firma inceleme altında.The firm is under investigation.
Tom tüm olasılıkları inceledi.Tom examined all the possibilities.
Tom ince bir çizgi üzerinde yürümek zorundadır.Tom has to walk a fine line.
Tom kanıtı inceledi.Tom examined the evidence.
Tom, Mary'nin yüzünü inceledi.Tom studied Mary's face.
Onu inceleyebiliriz.We can look into it.
Durumu dikkatle inceledim.I looked into the situation carefully.
Paramedik, Tom'un gömleğini yırtarak açtı ve yarayı inceledi.The paramedic ripped open Tom's shirt and took a look at the wound.
Ben ince değilim.I'm not thin.
Tom onun yüzünü inceledi.Tom studied her face.
Ben inceyim ama çok ince değilim.I'm thin, but not too thin.
Ben çok inceyim.I'm very thin.
Dilleri incelemek inanılmazdır.Studying languages is incredible.
Dosya incelenecek.The case will be examined.
O, tüyü inceledi.He examined the feather.
Tom bir tüy aldı ve onu inceledi.Tom picked up a feather and examined it.
Tom tüyü yakından inceledi.Tom examined the feather closely.
Leyla saati yakından inceledi.Layla took a close look at the watch.
Mary uzun ve ince.Mary is tall and slender.
Bütün ulusal Alman dillerini inceledim.I have studied all the national Germanic languages.
Bütün ulusal Slav dillerini inceledim.I have studied all the national Slavic languages.
Her şeyi incelediğinde saatler geçti.Many hours passed while she examined everything.
Bu olaylar tarihsel bağlamında incelenmelidir.These events must analyzed in their historical context.
O, çarı inceledi.He studied the czar.
O çariçeyi inceledi.He studied the czarina.
O, çarları inceledi.He studied the czars.
Test incelemesi çok kısıtlayıcı bir uygulamadır.Test examining is a very restrictive practice.
O planını dikkatle inceledi.He considered her plan carefully.
Önce olduğundan daha ince görünüyorsun.You look thinner than you did before.
Saçım inceliyor.My hair is getting thinner.
Tom bunu inceleyecek.Tom will look into it.
Tom şimdi bunu inceliyor.Tom is looking into that now.
Tom benim kadar ince değil.Tom isn't as thin as I am.
Sami'nin arabası dedektifler tarafından incelendi.Sami's car was inspected by investigators.
Sami belgeleri inceledi.Sami pored over the documents.
Sami, Leyla'nın arabasını inceledi.Sami inspected Layla's car.
Oşinograflar okyanusu inceler.Oceanographers study the ocean.
Tom dosyasını incelememizi istiyor.Tom wants us to examine his case.
Tom inceledi.Tom investigated.
İslam'ı incelemen gerek.You need to study Islam.
Çok ince.It's very thin.
Delilik ve dâhilik arasında çok ince bir çizgi vardır.There's a very fine line between genius and insanity.