Bayes teoremi, olasılık kuramı içinde incelenen önemli bir konudur.O teorema de Bayes é sobre probabilidades condicionais.
Hayvanların yönelimleri ve içgüdüleri her zaman davranışları incelenerek anlaşılmıştır.A preferência e motivação animal é sempre inferida a partir do comportamento.
Algoloji veya fikoloji, algleri inceleyen bilim dalıdır.A ficologia ou algologia é a disciplina da biologia que estuda as algas.
Maya yazı sisteminin çözülmesi uzun ve zahmetli bir inceleme sürecinden sonra mümkün olmuştur.As decifrações da escrita maia têm sido um longo e trabalhoso processo.
Paris'te incelemeler, sanat çalışmaları yaptı.Após estudar ali, aperfeiçoou seu trabalho artístico em Paris.
Kokorecin iç kısmı bumbardan, dış kısmı ince bağırsaktan yapılır.Sua parte interna é feita de borracha e a externa é feita de couro.
Bu resim tamamen insan davranışının yakından incelenmesiyle ilgilidir.Um capítulo inteiro é dedicado à questão da atitude humana de compaixão.
2009 yılında Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nda usulsüz dinlemeler hakkında inceleme yapmıştır.Desde 2009 trabalha com consultoria na área de comunicação dirigida.
Bu kaplardaki kemik kalıntıların incelenmesiyle çocuk mezarları olduğu anlaşılmaktadır.Lá eles vêem nos túmulos de fogo os hereges.
Senaryoyu ve kitabı en ince ayrıntısına kadar okumuştur.A família lia os artigos e debatia o seu conteúdo até ao mais ínfimo detalhe.
Bu tüylerin yerine yaklaşık bir hafta sonra daha yoğun olan beyaz yünümsü ince tüyler çıkar.Estas são substituídas cerca de uma semana depois por uma pelagem mais densa.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Nadat alle stoffelijke resten onderzocht waren, werden ze teruggebracht naar de kerk in plastic zakken.
Yaptıkları Jane Goodall'ın şempanzeler üzerindeki incelemelerine benzerdir.Haar werk is te vergelijken met dat van Jane Goodall met chimpansees.
Ancak günümüzde virüsleri ve virüs çeşitliliğinin sadece çok küçük bir bölümü incelenmiştir.Op dit moment is echter slechts een klein deel van de totale diversiteit aan virussen bestudeerd.
Kaplan ayrıca Avrupa tarzı yönetimi inceleyen çalışması ile tanınmaktadır.Kaplan staat ook bekend om zijn werk waarin hij de Europese benadering van management analyseert.
Bu tür dışarıdan görünmeyen 74 ile 108 arasında ince ve keskin dişlere sahiptir.Ze hebben 74 tot 108 dunne, scherpe tanden die niet langs buiten zichtbaar zijn.
Bunlardan beşi ince, dördü kalındır.Aan de voorpoten zijn het er vijf (waarvan een aan de achterkant van de poot zit), aan de achterpoten vier.
Ekonomi tarihinin kantitatif incelenmesine, cliometri de denmektedir.Kwantitatieve (econometrische) economische geschiedenis wordt ook wel aangeduid als cliometrie.
Ayrıca, comScore, Birleşik Krallık'taki iPhone'larda Apple Haritaların pazar payını inceledi.In het Verenigd Koninkrijk deed comScore ook onderzoek naar het marktaandeel van Apple Maps op iPhones.
Sonraki yıllarda bu tasvirler giderek daha detaylı ve incelikli hale geldi.De waarschuwingen werden in de loop der jaren steeds explicieter en indringender.
Tom merakla onu inceler.Hij was vastbesloten deze te gaan onderzoeken.
Ancak mikroskobik incelemeyle birbirinden ayırt edilirler.De twee kunnen enkel door microscopisch onderzoek van elkaar onderscheiden worden.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.Het is dus alleen vanaf de buitenkant te bekijken.
Böylece oyuncu savaş sahnelerini en ince ayrıntısına kadar takip edebilecek.De speler kan dan een lijst met hoogste scores bijhouden.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.De dienst houdt toezicht op de burgerluchtvaart en voert onderzoeken na ongelukken en incidenten uit.
Ana madde: Elektrokimya Elektrokimya elektrik ve kimyasal değişimler arasındaki ilişkileri inceler.De elektrochemie bestudeert de relatie tussen elektrische- en chemische processen.
En ince detayları bile gözden geçirilmiştir.De kleinste details kunnen worden vereeuwigd.
Yandaki grafikten incelenebilir.Zie de tekening hiernaast.
Sessiz bir şekilde hortumları ve ayakları ile bu kemikleri inceledikleri gözlemlenir.Daarbij onderzoeken ze de beenderen voorzichtig met hun slurf en voeten.
Sıfatlar ayrıca inceltilmektedir.Ook onderzocht men de efemeriden.
Kriyoetik, kriyoniklerin etiksel içeriklerini inceleyen daldır.Controversieel is Heinleins analyse van de morele aspecten van oorlogvoering.
İlk aşamada sınır bu şekilde belirtilmiş ve incelenmiştir.De positie in de groep wordt op deze wijze verkend en vastgelegd.
Sadece sunucunun girdi/çıktı taleplerini incelerdiler.In zijn werkkamer ondervroegen zij hem en doorzochten ze zijn papieren.
Ajanların performansları RSO veya Yardımcısı tarafından değerendirilip Başkonsolos tarafından da incelenir.Zijn eerste werken maakt hij dan ook door het toedoen of onder het toezicht van Rubens.
Bazılarının oldukça ince bir işçilik gösterdiği görülmektedir.Sommigen doen uitschijnen dat hij als te serieus wordt beschouwd.
Muhayyelât Üzerinde Bir inceleme.Bestudeer de getuige grondig.
Sagada çiftin evliliği yakından incelenir.Er is veel kritiek gekomen op het huwelijk van het echtpaar.
Birçok istatistikî inceleme yayımlamıştır.Hij publiceerde zeer talrijke historische studies.
Ornitoloji, kuşları inceleyen bilim dalı.Ornithologie is de wetenschap van de vogels.
Bölümler ince çeperlerle ayrılmıştır.Ze zijn versierd met eenvoudige kapitelen.
Anayasaya uygunluğu Anayasa Mahkemesi'nce incelenir.Omtrent uitlegging van gemeenschapsrecht overweegt het Hof:
Helsinki Pop & Jazz Konservatuvarı'nda şarkı söylemeyi de inceledi.Hij studeerde zangkunst aan het pop/jazz-conservatorium in Helsinki.
Oneiroloji, rüyaları inceleyen bilim dalı.Oneirologie is de wetenschap die zich bezig houdt met het bestuderen en ontleden van dromen.
AİHM başvuruyu inceliyor.Hij zoekt aanspraak.
534817 sayısını inceleyelim.Neem het getal 78534.
Etiyoloji veya neden bilimi (zaman zaman nedenbilim), neden olmanın, nedenselliğin, nedenin incelenmesidir.Thema: wetenschap contra bijgeloof ofwel oorzaak en gevolg.
Bir gezegenler arası keşif grubu Dünya'dan uzaktaki garip bir gezegeni incelemeye gider.Een groep vluchtelingen week uit naar een afgelegen planeet.
Onun resmi mükemmeldi: Çiçekler ve kuşlar, arılar ve ağustos böcekleri, O ince detaylarla hayatı yorumlamıştı.Zijn weergave van vogels, bloemen en insecten was uiterst secuur en gedetailleerd.
Yakın incelemeler bu gökadaları birbirlerine bağlayan birçok loş ışık zincirlerini ortaya koymaktadır.Een teveel aan (gebonden) chloor (zie verder) kan echter irritaties aan de slijmvliezen (ogen) veroorzaken.
Butan'da henüz incelenmemiştir.Eenmaal in Bhutan wordt de test gehouden.
Günümüzde göreceli ayrıntı ile incelenebilen en büyük yıldızdır.Deze ster is de zwaarste ster die tot in detail bestudeerd kan worden.
Şimdi kısaca her grubu inceleyelim.We bekijken alle paden in de omgeving van het punt.
Öncelikle mahallenin adının anlamını açıklayarak köy tarihini inceleyelim.De herkomst van de naam van het steegje moet worden gezocht in de vestinggeschiedenis van de stad.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, temyiz incelemesini halen sürdürmektedir.De strafrechter leidt het onderzoek ter terechtzitting.
"Bu, şundan daha küçüktür" veya "bu, şundan daha öncedir" gibi durumları inceler.Zoals 'ja' dat heb ik eerder, of 'nee' dat heb ik niet eerder gezien.
Venereoloji, Cinsel hastalıkları inceler.De venereologie is de studie van de geslachtsziekten.
Parça tesirli metal kısmı çok ince yapılır.Blijkbaar hechten de geladen stofdeeltjes zich heel sterk.
William Thomson, özellikle ısı ve elektrikle ilgili incelemeler yaptı.Wilcke deed belangrijk onderzoek op het gebied van elektriciteits- en warmte-theorieën.
Primatoloji, primatları inceleyen bilim dalıdır.Ze fokt zelf primaten voor onderzoek.
Ayrıca gökyüzünü incelemek için de kullanılabilir.Men kan zelfs al de atmosfeer onderzoeken.