Bu ise, çok ince bir planlamayı ve yine de birçok güçlüğü beraberinde getirmekteydi.Zij was rond van bouw en zwaar uitgevoerd met veel zeeg.
Uzatılarak okunan ince bir i sesidir.Het is een oorhanger die achter het oor wordt gedragen.
Günümüzde kıymadan hazırlanan iç malzemesi eskiden sadece ince kıyılmış etten hazırlanıyordu.De handel in zout, vroeger het enige bewaarmiddel, was streng gereglementeerd.
Bakteriyoloji, bakterileri inceleyen bilim dalı.Bacteriologie is de wetenschap van de bacteriën.
Ayrıca efsanelerin nasıl yaratıldığını da incelemektedirler.Wat de meisjes lezen wordt in de gaten gehouden.
Önceki tarihçiler yöneticilerin ve milletlerin yükseliş ve çöküşlerini döngüsel olarak incelemişlerdir.De meest specifieke profetieën zijn gerelateerd aan de opkomst en ondergang van leiders en organisaties.
Yavaşça incelir ve gözden kaybolur.Hij wachtte hen stiekem en ongezien op.
Bir gram gümüşten 2 km uzunluğunda ince tel çekilebilir.Van 1 gram goud kan bijvoorbeeld een draad van 2 km lengte getrokken worden.
Bu ve diğer örnekler aşağıdaki metinde incelenmektedir.Deze en andere bezienswaardigheden worden hieronder beschreven.
Meselâ; Skiperler pervâne olmadığı halde antenleri incedir.Bij degenen die weggezonden waren hoorde ook Megistias, maar die gaf echter geen gehoor aan dit bevel.
Tipik radyolojik inceleme ile tespit edilebilir (X-ray).Geïntegreerde systemen voor directe radiografie (direct radiography).
Şikâyetler ciddi bir incelemeden sonra onaylanmaktadır.Deze werden na rijp beraad uitgesteld.
Bölge özellikle üreyen balıkçıl populasyonları açısından incelenmelidir.Het eiland wordt voornamelijk bevolkt door vissers.
Polise ölümün sebebini incelettirme teşebbüsleri başarısızlık ile sonuçlandı.Het verbeten onderzoek van de politie loopt dood.
ABD kongresinde bu konuda bir inceleme başlatıldı.Ook voor dit onderwerp is er in Amerika een onderzoek opgestart.
Guanakoya benzer ama daha küçük ve daha incedir.Het uiterlijk is vrijwel hetzelfde, maar kleiner.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.De geschiedenis van de biologie betreft de studie van de levende wereld van oude tot nieuwe tijden.
Kristoloji İsa Mesih'in kimliği ve yaptıklarını inceleyen teoloji dalıdır.Christologie is het onderdeel van de christelijke theologie dat bestudeert en definieert wie Jezus was en is.
1170'te Thomas Becket'in öldürülmesi vakasını incelemekte olan papalık temsilcisi ile uğraştı.Het bekendst is de kathedraal echter vanwege de moord op Thomas Becket in 1170.
O eserler incelenmeli ve anlaşılmalıdır.Daarom moeten die objecten opgespoord en gevolgd worden.
Devlet başkanları: Bir karşılaştırmalı anayasa hukuku incelemesi.Staten Generaal, Behandeling van wetsvoorstel.
Objektif (fotoğrafçılık) Dpreview lens inceleme sayfasıBeschrijving en hoofdstuk-preview link
Yazarlar genellikle bu ince espirileri yapmaktadır.Hun commentaar wordt meestal gevolgd door The dirty bastards!.
Her alt sistem de ayrı bir sistem olarak incelenebilir.Iedere trillingswijze kan afzonderlijk als een gekwantiseerd systeem beschouwd worden.
Öğrenimine ara vererek Fransa, Belçika ve Hollanda’da iki yıl süre ile mesleki incelemelerde bulundu.Na zijn opleiding maakte hij twee jaar lang een studiereis door Frankrijk en de Pyreneeën.
Joel Coen ve Ethan Coen, Matt Charman'ın özgün senaryosunu yeniden incelediler.Vervolgens werden Joel en Ethan Coen ingeschakeld om het originele script te herschrijven.
Basit bir bariyer iki iletkenin ince bir yalıtkan ile ayrılmasından oluşturulabilir.Een eenvoudige staande golf kan ontstaan als een golf tegen twee vaste punten gereflecteerd wordt.
Erken Budizm bilim adamları tarafından hala incelenmektedir.Het Bikol werd al vroeg door Spaanse geleerden bestudeerd.
Julia, ince çabuk zekası ve sivri diliyle tanınırdı.Verder stond Catherine bekend om haar geestigheid en scherpe tong.
Dört katın üzeri ince sivri bir külah ile örtülmüştür.Hij ontwierp vier vleugels die om een ruim binnenplein werden geplaatst.
Takip eden 7 yıllık zaman diliminde bölgeyi 3 kere daha inceledi.Deze lijn werd in de jaren daarna in de Haagse regio gevolgd door zeven andere.
Böcek bilimi - Böcekleri inceleyen bilim dalı, entomoloji.De wetenschap die zich met de bestudering van insecten bezighoudt is de entomologie.
Çok lezzetli olan bu mantarın o yüzden dikkatli incelenmesi gerekir.Omdat het vrij dominant van smaak is moet er voorzichtig mee omgegaan worden.
Türler arasındaki ilişkiler henüz çok iyi incelenmemiştir.De levenswijze van dergelijke soorten is nog niet goed onderzocht.
Philo'nun, birçok olasılığı incelediğini düşünelim.Het is bekend dat Pythagoras perfecte getallen onderzocht.
Sahnede neler hissettiğini ve nasıl çalıştıklarını inceledik.Hier is te zien hoe de bouw van de instrumenten in zijn werk gaat en hoe ze worden gedecoreerd.
Kesin tanı ise küretaj materyalinin histopatolojik incelenmesi ile konulur.Te allen tijde moet het weggenomen weefsel histologisch worden onderzocht.
Serinin temalarından biri de Eşit Takas’ı bir felsefe olarak incelemektir.De twee denkers worden gezien als vertegenwoordigers van in wezen dezelfde filosofie.”
1. fotbalová liga 1987-88 sezonu sonucundaki lig sıralamasının istatistiki incelemesi.Een overzicht van Standard Luik in het seizoen 1987/88.
Geç Bizans altın paraları elle bükülebilen ince tabakalardı.De Weense Munt liet met spoed gouden versierselen smeden.
Mirmekoloji; entomolojinin özellikle karıncaları inceleyen dalı.Myrmecologie is de tak van de entomologie die zich bezighoudt met de studie van mieren.
Bu sınıfların nitelikleri ve görevleri şunlardır: Brahman’lar: Kutsal yazıları olan Veda’ları incelerler.De brahmanen bestudeerden de Veda's, de geschriften waarin die rituelen beschreven waren.
Bu evi incele.Bekijk dit huis.
Aynada kendilerini inceliyorlar.Ze bekijken zichzelf in een spiegel.
Dosyanı inceledim.Ik heb je dossier eens bekeken.
Bir şair, bir adamın bir kadına baktığı gibi dünyayı inceler.Een dichter bekijkt de wereld zoals een man kijkt naar een vrouw.
Bu reaksiyonlar CRESU deneyinde incelenmiştir.Reakcje te są badane obecnie w ramach eksperymentu CRESU.
Perri ve Colleen'ın seyirci performansını inceledi.Perri i Colleen obserwowały show z widowni.
Poe öyküyü büyük dikkatle ve incelikle yazmıştır.Poe pisał opowieść bardzo skrupulatnie i z wielką subtelnością.
KDE 1.1 incelemesiKDE 1.1 review (ang.)
Kraterde yapılan incelemeler dolgunun 5 ile 20 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterir.Pomiar ilości kraterów wskazuje, że nastąpiło to od 5 do 20 milionów lat temu.
Geri kalanlar incelendikten sonra plastik torbalarda kiliseye geri götürüldüler.Po zbadaniu kości przekazano je z powrotem kościołowi w plastykowych torbach.
Her biri ile yeni bir inceleme yapmıştır.Każdemu wyznaczyła inną próbę.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.Można go obejrzeć tylko z zewnątrz.
SCP'ler muhafaza edilmelerinin ardından Vakıf'ın bilim insanları tarafından incelemeye alınır.Po zabezpieczeniu obiektu naukowcy Fundacji SCP poddają go badaniom.
Mezarı henüz açılıp incelenmemiştir.Do tej pory nie dokonano jednak otwarcia ani eksploracji grobu.
Anlatıcı, cinayeti en ince ayrıntısına kadar planlamış olmasını, deli olmadığının bir kanıtı olarak gösterir.Uważa, że skrupulatna precyzja w planowaniu morderstwa, dowodzi, że nie może być szalony.
Eski esirler NKVD, NKGB ve SMERŞ tarafından incelemeye tabi tutuldu.Na terenie obozów byli jeńcy mieli zostać „sprawdzeni przez NKWD, NKGB i Smiersz”.
Hemen arkasından tüm bölgeyi incelediler ve 1983 yılında boşluğun varlığını doğruladılar.Obecność pustki potwierdzili w 1983 roku, gdy dokonali przeglądu całego regionu.
Birçok kişi, ruhları inceleyen ve manipüle eden bilim insanları olan animansçıları suçlamaktadır.Wielu ludzi wini animantów, naukowców badających dusze.