ince ile cümle

ince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kısa dilcikler 0,5 mm uzunlukta ince ve kulakçıklar zarımsı yapıdadır.Sie enthalten 0,5 Millimeter lange, kantige Samen.
Tren seyahatleri incelenmemişti.Es wurden keine Trassen für Wagenzüge angemeldet.
Konu yetkililerce incelenir ve iddianın asılsız olduğu tespit edilir.Der Antrag des Unternehmens sei unzulässig und die vorgebrachten Gründe seien ohne Substanz.
Birinci elbisenin içinde (Buna uzay çamaşırı da diyebiliriz) soğuk su akımı sağlayan ince tüpler vardır.Im Erdgeschoss befindet sich eine Gaststätte, die mit farbigen Holzwappen ausgeschmückt ist.
Ļ (İnce L) Ḽ (İnce L)Rakovec (l), Tichá
Güvenlik çocuğu aramak için bölgeyi dikkatle inceledi.Les secours scrutèrent la zone, à la recherche de l'enfant.
Bütün gün kağıtları dikkatle inceledim ve şimdi çok yorgunum.J'ai scruté des papiers toute la journée et maintenant je suis fatigué.
Bir gün "adalet" kelimesinin tüm inceliklerini öğrenmeniz gerekecek.Un jour, il vous faudra apprendre toutes les subtilités du mot « justice ».
Bu, incelikten yoksun.Cela manque de finesse.
Dediler ki: "Atalarımızdan işittik; ince dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış.Il dit: "Mes parents, ce sont les Beni-Haschim et les Beni Abd-Manâf".
Bu reaksiyonlar CRESU deneyinde incelenmiştir.Ces réactions sont étudiées dans l'expérience CRESU.
CERN tarafından yapılan ikinci inceleme 2008'de yayınlandı.Un deuxième examen de la preuve demandée par le CERN a été publié en 2008.
Poe öyküyü büyük dikkatle ve incelikle yazmıştır.Poe a écrit cette histoire très soigneusement et avec subtilité.
Şüpheli Michonne, Vali ve adamları tarafından getirilen Ulusal Muhafaza araçlarını incelemketedir.Michonne, suspecte, examine les véhicules de la Garde nationale récupérés par le gouverneur et ses hommes.
Bazı KML bilgileri Google Maps veya Taşınabilirlik olarak incelenemez.Certaines informations KML ne peuvent être considérées dans Google Maps ou Mobile.
Nepal ve Tibet budist edebiyatını incelemeye başlar.Il commence à étudier la littérature bouddhiste népalaise et tibétaine.
Kaliteyi artırmak için, yazılan kodlar diğer yazılımcılar tarafından incelenir.Pour vérifier la qualité, le code est passé en revue par d'autres programmeurs.
Spin dalgaları ve spin dinamikleri inceleyen için standart bir araçtır.C'est un outil standard pour sonder les ondes de spin et la dynamique de spin.
Diskriminant kavramı polinomların incelenmesinden daha başka matematik alanlarda da kullanılmaktadır.Le discriminant est utilisé dans d'autres domaines que celui de l'étude des polynômes.
Traill'in gözetimi altında bölgenin faunasını ve halklarını incelemeye başlar.C’est sous la direction de Traill qu’il commence à étudier la faune et les peuples de la région.
İnceleme ayrıca oyun aydınlatması ve parçacık efektlerini övdü.La revue a également loué l'éclairage du jeu et les effets de particules.
23 Haziranda grup, Markham'ın babasının ölümünü işittiği Lima'yı incelemiştir.Le 23 juin, le groupe atteint Lima, où Markham apprend le décès de son père.
Hipnoloji, uykuyu incelyen bilim dalı.L’hypnologue est le chercheur qui étudie le sommeil.
Birçok kişi, ruhları inceleyen ve manipüle eden bilim insanları olan animansçıları suçlamaktadır.De nombreuses personnes blâment les animanciens, les scientifiques qui étudient et manipulent les âmes.
Polise ölümün sebebini incelettirme teşebbüsleri başarısızlık ile sonuçlandı.Les démarches initiales visant à inciter la police à enquêter sur les causes de sa mort ont été un échec.
Aerostatik, hareket halinde olmayan gazları inceleyen bilim dalıdır.L’aérostatique est l'étude des gaz qui ne sont pas en mouvement.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.Elle supervise l'aviation civile du pays et enquête sur les accidents et d'incidents aériens.
Aristoteles 540 hayvan türünü sınıflandırmış ve en az 50'sini keserek incelemiştir.Au total, Aristote a classé 540 espèces animales et en a disséqué au moins 50.
3 Temmuz 2009 tarihinde Ince yeniden teknik direktörlüğe geitirildi.Le 3 juillet 2009, l'escadron est officiellement mis en sommeil.
İtalyan matematikçi Ghetaldi tarafından incelenmiştir.Ils furent notamment étudiés par le mathématicien italien Ghetaldi.
İnceldiği yerden kopsun." sözlerinden oluşur.Il doit rendre ce qui lui a été donné ».
Oldukça ince olan bu pideler sıcak servis edilir.Attention toutefois, ce plat est très calorique.
3,000 den fazla mikroskobik resmi inceleyerek doğal kar kristallerinin genel sınıflandırmasını tamamladı.À partir de 3 000 photomicrographies, il établit une classification générale des cristaux de neiges naturels,.
Gençliğinde Mahatma Gandi'nin barışçıl direnişini incelemek üzere Hindistan'a gitti.Jeune, il voyage en Inde pour étudier la résistance non-violente du Mahatma Gandhi.
Burada yöneltilen soru evrenin bizim varlığımız için neden bu kadar ince ayarlı olduğudur.La question posée ici est pourquoi notre univers est-il fait pour notre propre existence ?
Şikâyetler ciddi bir incelemeden sonra onaylanmaktadır.Ce statut est accordé après une évaluation approfondie.
Bu proje 10.147 olayı inceledi ve bunlardan 9.501’inin açıklandığı duyuruldu.Le projet Blue Book examina 10 147 cas, dont 9 501 furent expliqués.
Eski zamanlardaki bu tür olguların incelenmesi retro-ufoloji olarak adlandırılmaktadır.L'analyse de ces faits passés est dénommée couramment rétro-ufologie.
1990 yılında Güneş'in kutup bölgelerini incelemek için Ulysses uzay sondası fırlatıldı.En 1990 cependant la sonde Ulysses a été lancée pour étudier les régions polaires du Soleil.
Cesedimi incelemek yasaktır.Les corps-à-corps sont interdits.
Tom merakla onu inceler.Ce dernier l’incite à étudier.
İnceleme sırasında element 87'ye ait olduğunu sandıkları birçok emisyon çizgisi gözlemlediler.Ils observèrent plusieurs raies d'émission de faibles intensités qu'ils attribuèrent à l'élément 87.
"Küçük Prens Üzerine Bir İnceleme" (PDF).Peut-être un peu à la façon du Petit Prince... » (p. 48).
Bu çelişki yüzünden yargıç cesedin tekrar incelenmesini istedi.Dans cette circonstance, le juge demanda que le verdict soit reconsidéré.
Kök bulma algoritmalarının davranışları nümerik analizde incelenir.Les algorithmes de recherche des zéros d’une fonction sont étudiés en analyse numérique.
Örneğin, Royce Jones'un incelemeye bakın.Pour les articles homonymes, voir Ron Jones.
Vücut ince uzundur.Le corps est longiligne.
Konu yetkililerce incelenir ve iddianın asılsız olduğu tespit edilir.Les autorités fiscales conduisent une enquête et concluent que ces allégations sont infondées.
Bu verilerin sistematik olarak incelenmesi icap etmektedir.Les informations sont présentées comme systématiquement vérifiées.
Kulakları ince ve sivri olur.Les oreilles sont droites et agiles.
Tanatoloji, ölümü inceleyen bilim dalıdır.La thanatologie est l'étude de la mort.
Almanya’da araştırma ve incelemelerde bulunmuştur.Il participe à une mission de reconnaissance et de renseignement en Allemagne cette année là.
Her iki hipotez de incelenmektedir.Ces deux hypothèses sont encore l'objet de recherches.
Heteroptoloji, gerçek böcekleri inceleyen bilim dalı. ???Ou un éducateur travaillant auprès d'autistes ?)
Bu hizmetler geliştirilmeli ve incelenmeli ki istenilen hizmet kalitesine ulaşılabilsin.Je les entretiendrai et les perfectionnerai pour assurer au mieux les services qui me seront demandés.
V model 3 geniş kategoride incelenir.Exemple de couverture de type 3.
Bu kitapta ise genellikle olayların ruhsal boyutlarını inceliyordu.Au cours de leurs apparitions, elles évoquent généralement les évènements de l'épisode de façon métaphorique.
Muhafaza da biraz daha ince idi.Elle était également un peu plus légère.
Chitose Ame plastiğe benzeyen ama yenebilen ince ve şeffaf pirinç kağıdı ile sarılır.Chitose ame est enveloppé dans un film clair et mince de papier de riz qui ressemble au plastique.
Örneğin sadece dışarıdan incelenmiş olsun.On ne peut voir que l'extérieur.

İlgili Sayfalar