Bunlar çoğunlukla kitaplar, opera ve bale üzerine inceleme yazılarıydı.Estos consistían principalmente en reseñas de libros, de ópera y ballet.
Ayrıca her meclis belli problemleri incelemek için özel, veya seçme, komiteler atayabilir.Además, cada Cámara puede nombrar, o seleccionar, comités especiales para el estudio de problemas específicos.
Şu anda bile yalnızca altı tam ve 14 tam olmayan örnek incelenebilmiştir.Incluso hoy en día se cuenta con sólo el 6 especímenes completos y 14 parciales.
Sistem analizi, kuruluşların bir bilgi sistemi ile çözmeyi planladığı iş sorununun incelenmesidir.Análisis de un problema que la organización tratará de resolver con un sistema de información.
23 Haziranda grup, Markham'ın babasının ölümünü işittiği Lima'yı incelemiştir.El 23 de junio, el grupo llegó a Lima, donde Markham se enteró de la muerte de su padre.
Aerostatik, hareket halinde olmayan gazları inceleyen bilim dalıdır.La Aerostática es el estudio de los gases que no están en movimiento.
Laplace normal dağılımı incelemkte olduğu deneylemelerde hataların analizi konusunda uygulamıştır.Laplace usó la distribución normal en el análisis de errores de experimentos.
Sandalyemi alırken ilk defa onu yakından inceledim, oturduğum zaman sağlam bir fikrim vardı."Yo, ciertamente, seguía estirado sobre mi vientre, y toqué con la frente el suelo en su presencia.
Diğer uygulamalar yanında, friksiyonel işsizliğin incelenmesi için bir çerçeve oluşturmak için de kullanılır.Entre otras aplicaciones, se ha utilizado como un marco para el estudio de desempleo friccional.
Ertesi gün NASA'lı mühendisler ekstra ısı kalkanı incelemelerinin gerekli olmadığına karar verdiler.Un día después, los ingenieros de la NASA decidieron que no era necesario un nuevo análisis al Atlantis.
Yılda 51 sayı çıkararak günümüzde kitap incelemeleri üzerine durmaktadır.Con 51 números al año, está especializada en las reseñas de libros.
Kraterde yapılan incelemeler dolgunun 5 ile 20 milyon yıl önce gerçekleştiğini gösterir.Cálculos basados en el cráter apuntan a que éste se formó hace de 5 a 20 millones de años.
Bu incelemelerle bir takım testler yapılacaktı.(PE) En este programa hubo Prueba por Equipos.
SCP'ler muhafaza edilmelerinin ardından Vakıf'ın bilim insanları tarafından incelemeye alınır.Una vez que los SCPs son contenidos, son estudiados por científicos de la Fundación.
Virionlar boya ile kaplandığında (pozitif boyama), ince ayrıntılar belirsizleşir.Cuando las partículas víricas están cubiertas por la tinción (tinción positiva), oscurecen los detalles finos.
Rick, cinayet alanını inceler ve kanlı bir el izine rastlar.Rick investiga la escena del crimen y nota una maldita huella de la mano.
Hayvanların ekolojisi ise davranışsal ekoloji ve diğer dallarla incelenilir.La ecología de los animales está cubierta con la ecología del comportamiento y otros campos.
Birçok kişi, ruhları inceleyen ve manipüle eden bilim insanları olan animansçıları suçlamaktadır.Muchas personas culpan a los "animancers", científicos que estudian y manipulan las almas.
Nietzsche'nin yapıtlarını okuyup inceledi ve yayım işlerini tek tek kendi kontrolüne aldı.Leyó y estudió los trabajos de Nietzsche, y pieza por pieza tomó control sobre ellos y su publicación.
Sonraki sene 3 adamdan oluşan delegasyon platoyu incelemeye gönderildi.Al año siguiente se envió una delegación de tres hombres a inspeccionar la meseta.
Yaptığı yazışmalar incelendiğinde, ders vermeye 1831 Ağustosunda başlamış olması gerektiği anlaşılıyor.Al examinar su correspondencia, parece que debe haber empezado a dar una conferencia en agosto de 1831.
Günümüzde göreceli ayrıntı ile incelenebilen en büyük yıldızdır.Este objeto es actualmente la estrella más masiva que se puede estudiar en gran detalle.
Bunların dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekir.Estos deben ser cuidadosamente examinados.
Kök bulma algoritmalarının davranışları nümerik analizde incelenir.El comportamiento de los algoritmos de búsqueda de raíces se estudia en análisis numérico.
Özgürlük 1: Programın nasıl çalıştığını inceleme ve amaçlara uygun değiştirme özgürlüğü.Libertad #2: la libertad de estudiar el programa y adaptarlo a sus necesidades.
1865 yılında Arthur Schopenhauer'ın eserlerini enikonu inceledi.En 1865 se familiarizó con la obra de Arthur Schopenhauer.
Üç kısımda incelenir: Dış kulak, Orta kulak, İç kulak.Consta de tres partes: oído externo, oído medio y oído interno.
Holonomi simetrik uzayları incelemek ve sınıflandırmak amacıyla Cartan (1926 ) tarafından tanıtıldı.La holonomía fue introducida por Cartan para estudiar y clasificar los espacios simétricos.
Doktor Himmler'in ağız içini incelemeye çalıştı, ama Himmler isteksiz bir şekilde başını geriye salladı.El doctor intentó examinar la boca de Himmler, pero el prisionero se negó a abrirla y apartó la cabeza.
Tom merakla onu inceler.Intenta analizarlo castigándolo.
Çinko kasa yeterince inceltildiğinde, çinko klorür pilden sızmaya başlar.Cuando el contenedor de zinc se adelgaza suficientemente, el cloruro de zinc comienza a salirse de la batería.
Ötüşü ince ve yumuşak bir 'pip-pip-pip'dir.La llamada en vuelo de esta ave es un rápido Pip-pip-pip-pip-uh.
Köye girebilmek için uzun ince bir yoldan geçilir .Todavía se necesita un permiso especial para entrar en la ciudad.
Yanına yaklaşıldığında bir kolunu uzatarak durumu inceler.Mientras se acerca a ella, ésta le rompe el brazo.
Sersemlemiş şekilde odasına geri giren Barton, Charlie'nin bıraktığı kutuyu inceler.Aturdido, Barton regresa a su habitación y examina la caja.
İlk olarak helot olarak tanımlanan halklar incelendiğinde durum daha da karmaşık hale gelir.Lo que en un principio parece un caso médico comienza a complicarse.
Stefan Zweig bu kitabında İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anları incelemiştir.También Stefan Zweig le consagró un breve relato a su historia en la obra Momentos estelares de la humanidad.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.La biología del desarrollo estudia el proceso por el que los organismos crecen y se desarrollan.
Şimdi kısaca her grubu inceleyelim.Tratemos de exponer ahora todos los puntos de vista.
Rahimdeki bu bağlantı çok ince ise buna saplı polip denir.Si algo hay en esta banda sonora es eso que llaman belleza.
Mikrobiyoloji, mikroorganizmaları inceler.Microbiología: estudia los microorganismos.
Çeşitli gazetelerde "bebek endüstri" kavramını inceledi.Estudió en los grupos el concepto de distancia social.
Oldukça ince olan bu pideler sıcak servis edilir.Se sirve este plato bien caliente.
Garranger, yerel inanışları inceleyerek Eretoka Adası'ndaki mezarı bulmayı başardı.Garranger fue capaz de localizar la tumba en la isla Retoka analizando el folklore local.
Warren çifti kariyerleri boyunca 10,000'den fazla vaka incelediklerini iddia etmektedir.Se cree que Houdini ejecutó este número más de diez mil veces en toda su carrera.
Önceki tarihçiler yöneticilerin ve milletlerin yükseliş ve çöküşlerini döngüsel olarak incelemişlerdir.Los historiadores anteriores se habían centrado en los ciclos de auge y decadencia de gobernantes y naciones.
Maya yazı sisteminin çözülmesi uzun ve zahmetli bir inceleme sürecinden sonra mümkün olmuştur.El descifrado de la escritura maya ha sido un largo y laborioso proceso.
Rüyaların bilimsel incelenmesi oneiroloji adını alır.Tu nombre envenena mis sueños.
Alıcı ise, parayı ödemeden önce ürünü inceleme fırsatı bulmuş olur.Así el usuario puede valorar el producto antes de adquirirlo.
Ağır iyon çarpışmalarını incelemek.Estudiar aspectos de colisiones de iones pesados.
(Dene: Bulgurun çok daha incesi.)Pide demasiado. (pausa muy larga).
Bu sözcük, zamanla yumuşayıp incelerek “Zeybek” olmuştur.Comienza a sentirse cómodo y "oso" una vez más.
Bu kitâplar fazla teferruâta, inceliğe girmeden din bilgilerini lâzım olduğu kadar anlatırlar.¡Oh Señora, que de tantas soledades Comprendes el llanto sin explicación!
Her iki inceleme de 3,5x büyüteç ile yapılmıştır.En ambos casos, la inspección se realizó con lentes de aumento de 3,5 veces.
Kuyruk yağsız ince ve uzundur.Los frutos son escarlatas y largos.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.La agencia es la autoridad de aviación civil de ese país e investiga accidentes aéreos.
Bu yüzden Sultan II. Mahmut iktidarını 18 yıl boyunca ince bir denge üzerine kurmak zorunda kaldı.Tal vez por esto su carrera eclesiástica permaneció estancada durante 18 años en esa misma diócesis.
Modern cihazlar ozon tabakasındaki incelmeyi belirleyebilmektedir.No saben cómo arreglar los agujeros en nuestra capa de ozono.
Onkoloji, kanseri inceleyen bilim dalı.«Los oncogenes y la investigación actual sobre el cáncer».
Fizyoloji ve (botanik) farmakoloji tıp alanında inceleniyordu.La fisiología y la farmacología botánica eran de la incumbencia de la medicina.