ince ile cümle
ince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.If your offering is a meal offering of the pan, it shall be made of fine flour with oil.
her kuzuyla da onda bir efa ince un sunacaksınız.a tenth part for every lamb of the seven lambs:
Gece ilahilerimi anacağım, Kendi kendimle konuşacağım, İnceden inceye soracağım:I remember my song in the night. I consider in my own heart; my spirit diligently inquires:
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.The wicked have waited for me, to destroy me. I will consider your statutes.
Gittiğim yolu, yattığım yeri inceden inceye elersin, Bütün yaptıklarımdan haberin var.You search out my path and my lying down, and are acquainted with all my ways.
Yatak örtüleri dokur, Kendi giysileri ince mor ketendendir.She makes for herself carpets of tapestry. Her clothing is fine linen and purple.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.The armies which are in heaven followed him on white horses, clothed in white, pure, fine linen.
‹‹İnce undan on iki pide pişireceksin. Her biri efanın onda ikisi ağırlığında olacak.And thou shalt take fine flour, and bake twelve cakes thereof: two tenth deals shall be in one cake.
İnce ipekten ve parlak atlastan giysiler giyerek karşılıklı otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Yayılmış ince deri üzerine,On a parchment scroll unrolled,
Yayılmış ince deri üzerine;On a parchment scroll unrolled,
Çeşit çeşit 'inceliklere ve güzelliklere' (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler.Full of overhanging branches --
İnce ipekten ve parlak atlastan giyinerek karşılıklı otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz.Surely We are able to reform even his finger-tips.
İnce ve kalın ipekliler giyerler, karşıkarşıya otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Bütün incedeninceye alay eden kovucuların vay hallerine.WOE TO EVERY slanderer, back-biter,
Allah size ayetleri işte bu şekilde açıklıyor ki, inceden inceye ve derinden derine düşünebilesiniz.Thus God makes His signs clear to you that you may reflect.
O kitabın içindekileri okuyup incelemediler mi?And they have read this in it.
Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alîm olan O'dur, Hakîm olan O'dur."He is indeed all-knowing and all-wise.
İnce ipekten, parlak atlastan giymiş olarak, karşılıklı oturmaktadırlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Peki bunlar, Kur'an'ın anlamını inceden inceye düşünmüyorlar mı?Do they not ponder on what the Qur'an says?
Ki açılıp yayılmış ince deri üzerine yazılmıştır.On a parchment scroll unrolled,
Biz benzetmeleri insanlar için yapıyoruz ki, inceden inceye düşünebilsinler.We offer these examples to men that they may think and reflect.
Artık onlar incelikleri anlamazlar.So their hearts were sealed; and now they do not understand.
Allah, onların katında bulunan şeyleri kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıya bağlamıştır.He comprehends all that has been given them, and keeps count of everything.
Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.Verily God is perceptive, all-aware.
İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.Can He who has created not know (His creation)? He is all-penetrating, all-aware.
Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki, onlar iyice anlasınlar.See, how distinctly We explain Our signs that they may understand.
Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır."Verily God is perceptive, all-aware.
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,And the Scripture inscribed
Böyle düşündüğünüz için mi dağlarda ince bir sanat eseri lüks villalar yontuyorsunuz?And dwellings hewed out of mountains ingeniously?
İnce deri üzerine yazılmış o kitaba.And the Scripture inscribed
"Dört kuş al ve onları iyice incele (farklı özelliklerini tanı)."I only ask for my heart's assurance."
Kuran'ı incelemiyorlar mı?Do they not ponder over the Qur'an?
Bunda, inceleyip araştıranlar için dersler vardır.Herein are really signs for those who discern.
Onlara, inceleyecekleri bir Kitap vermemiş ve senden önce onlara bir uyarıcı göndermemiştik.We did not give them any scripture to study, nor sent any warner before you.
Neden Kuran'ı araştırıp incelemezler?Do they not ponder on what the Qur'an says?
O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.Whereas He knows every detail, the All Aware!
Neden Kuran'ı araştırıp incelemezler? Yoksa kilitli mi beyinleri?So do they not ponder the Qur’an deeply, or are there locks on some of their hearts?
(Cennet ehlinin) Üstlerinde yeşil ipekten ince ve kalın giysiler var.Upon them shall be garments of fine green silk and of brocades.
Üzerlerinde yeşil-ince ipeklerle, sırmalı, kalın ipeklerden giysiler vardır.Upon them shall be garments of fine green silk and of brocades.
(Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.And none receiveth admonition save men of understanding.
Elbiseleri ince veya kalın yeşil renkli ipeklerden, atlaslardandır. Gümüş bilezikler takınırlar.Upon them shall be garments of fine green silk and of brocades.
Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler.Certainly, my Lord is the Most Courteous and Kind unto whom He will.
Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi.Certainly, my Lord is the Most Courteous and Kind unto whom He will.
Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor.Certainly, my Lord is the Most Courteous and Kind unto whom He will. Truly He!
O'ndan başka taptıklarınız ise, 'bir çekirdeğin incecik zarına' bile malik olamazlar.As for those you call upon besides Him, they do not possess a speck.
İnanmış kadınlar hicret ederek size gelirlerse onları deneyin, hicretlerinin sebebini inceleyin.When believing women come to you emigrating, test them.
Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor.My Lord is Most Kind towards whomever He wills.
Üzerlerinde yeşil ipekten ince ve kalın elbiseler vardır; gümüş bilezikler takınmışlardır.Upon them are garments of green silk, and satin. And they will be adorned with bracelets of silver.
Buyurun okuyun, inceleyin!” [84,9]Read my Record!
Elbiseleri ince veya kalın yeşil renkli ipeklerden, atlaslardandır.Their raiment will be fine green silk and gold embroidery.
Tüm & kde; uygulamaları, dosya protokolünü yerel dosyaları incelemek için kullanabilir.The file protocol is used by all & kde; applications to display locally available files.
İnce Ayar:Fine:
İnce açı:Fine angle:
Bu derece cinsinden değer ince hedef açıyı ayarlamak için ana açı değerine eklenecektir.This value in degrees will be added to main angle value to set fine target angle.
İnce yatay açı:Fine horizontal angle:
Bu değer ana yatay açı değerine ince ayar için eklenecektir.This value in degrees will be added to main horizontal angle value to set fine adjustments.