Ana içeriğe geç
Sözlük

ince ile cümle

ince kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Dedektifler inceleme ve tutuklama işlemlerini yapıyor.The detectives are investigating and making arrests.
Bunlar çok ince" diyebilirler.They're small wires."
Çok büyük bir fildişi paneli inceliyoruz. fildişleri genelde küçük olur ancak bu oldukça büyük.We are in the British Museum
Alıcılar için arıyorsanız ve bunun için hazırlanmış biliyorlar. -Bu yüzden incelemek anlamsızThey know what the buyers are looking for and have prepared for it. - so it is pointless to inspect
Bizim için ölçümleri yeniden düzenlediđin ve ince ayar yaptýđýn kýsma geri dön.This is a 45.52 carat diamond surrounded by 16 white diamonds.
Yapmakta olduğum şey, böcekleri incelemektir.Yapmakta olduğum şey, böcekleri incelemektir.
Fakat kanatların tabanına tutunmuş ince küçük bir dizi kontrol kası vardır.Fakat kanatların tabanına tutunmuş ince küçük bir dizi kontrol kası vardır.
Uçması için gerekli her şeyi sineğin beyni o incecik nöronlar ile yapmak zorundadır.Uçması için gerekli her şeyi sineğin beyni o incecik nöronlar ile yapmak zorundadır.
Çok çok incedir ve kendisine yönelik birçok biyofiziksel meydana okumaya vardır.Çok çok incedir ve kendisine yönelik birçok biyofiziksel meydana okumaya vardır.
Sineğin beyni gelen bilgiyi bu oldukça ince nöron ağıyla işlemeye çalışmaktadır.Sineğin beyni gelen bilgiyi bu oldukça ince nöron ağıyla işlemeye çalışmaktadır.
Onlarda bu ince şerite doğru sonsuza kadar kırıyor.Onlarda bu ince şerite doğru sonsuza kadar kırıyor.
Floransa'da Uffizi Müzesi'ndeyiz. Diptik olarak yapılmış iki portreyi inceliyoruz.We're in the Ufizzi looking at two portraits that were once joined as a diptych.
Şimdi bunu biraz inceleyelim. -So let's explore what this is a little bit. Well by the definition of what a -- let's go back.
Bayes teoremi denmektedir, bunu daha sonra inceleyeceğiz.Bayesian, and we'll go into that more.
Bu çok ince bir fark, ama bence iki tanım arasındaki farkı gösteriyor.This is very subtle, but it gives you the difference between these two things.
Çok ince ama bence olasılığın ne olduğunu güzel bir şekilde gösteriyor.It's quite subtle, but I think it gives you nice frame work for what probability is.
lacivert, mor, kırmızı iplik; ince keten, keçi kılı,blue, purple, scarlet, fine linen, goats' hair,
Altın sırma, lacivert, mor, kırmızı iplik, ince keten kullanacaklar.››They shall take the gold, and the blue, and the purple, and the scarlet, and the fine linen.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.All the hangings around the court were of fine twined linen.
Efodu altın sırmayla lacivert, mor, kırmızı iplikle, özenle dokunmuş ince ketenden yaptılar.He made the ephod of gold, blue, purple, scarlet, and fine twined linen.
Eğer sunu tavada pişirilmiş tahıl sunusu ise, ince un ve zeytinyağıyla yoğrulmuş olmalı.If your offering is a meal offering of the pan, it shall be made of fine flour with oil.
her kuzuyla da onda bir efa ince un sunacaksınız.a tenth part for every lamb of the seven lambs:
Gece ilahilerimi anacağım, Kendi kendimle konuşacağım, İnceden inceye soracağım:I remember my song in the night. I consider in my own heart; my spirit diligently inquires:
Kötüler beni yok etmeyi beklerken, Ben senin öğütlerini inceliyorum.The wicked have waited for me, to destroy me. I will consider your statutes.
Gittiğim yolu, yattığım yeri inceden inceye elersin, Bütün yaptıklarımdan haberin var.You search out my path and my lying down, and are acquainted with all my ways.
Yatak örtüleri dokur, Kendi giysileri ince mor ketendendir.She makes for herself carpets of tapestry. Her clothing is fine linen and purple.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.The armies which are in heaven followed him on white horses, clothed in white, pure, fine linen.
Yayılmış ince deri üzerine,On a parchment scroll unrolled,
Yayılmış ince deri üzerine;On a parchment scroll unrolled,
Evet, Biz onu, parmak uçlarına varıncaya kadar bütün incelikleriyle yeniden yapmaya kadiriz.Surely We are able to reform even his finger-tips.
Bütün incedeninceye alay eden kovucuların vay hallerine.WOE TO EVERY slanderer, back-biter,
Allah size ayetleri işte bu şekilde açıklıyor ki, inceden inceye ve derinden derine düşünebilesiniz.Thus God makes His signs clear to you that you may reflect.
O kitabın içindekileri okuyup incelemediler mi?And they have read this in it.
Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alîm olan O'dur, Hakîm olan O'dur."He is indeed all-knowing and all-wise.
Peki bunlar, Kur'an'ın anlamını inceden inceye düşünmüyorlar mı?Do they not ponder on what the Qur'an says?
Ki açılıp yayılmış ince deri üzerine yazılmıştır.On a parchment scroll unrolled,
Biz benzetmeleri insanlar için yapıyoruz ki, inceden inceye düşünebilsinler.We offer these examples to men that they may think and reflect.
Artık onlar incelikleri anlamazlar.So their hearts were sealed; and now they do not understand.
Allah, onların katında bulunan şeyleri kuşatmış ve her şeyi inceden inceye sayıya bağlamıştır.He comprehends all that has been given them, and keeps count of everything.
Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.Verily God is perceptive, all-aware.
Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.Can He who has created not know (His creation)? He is all-penetrating, all-aware.
Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki, onlar iyice anlasınlar.See, how distinctly We explain Our signs that they may understand.
Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır."Verily God is perceptive, all-aware.
Onlar ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı olarak otururlar.Dressed in brocade and shot silk, facing one another.
Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,And the Scripture inscribed
Böyle düşündüğünüz için mi dağlarda ince bir sanat eseri lüks villalar yontuyorsunuz?And dwellings hewed out of mountains ingeniously?
"Dört kuş al ve onları iyice incele (farklı özelliklerini tanı)."I only ask for my heart's assurance."
Kuran'ı incelemiyorlar mı?Do they not ponder over the Qur'an?
Bunda, inceleyip araştıranlar için dersler vardır.Herein are really signs for those who discern.
Onlara, inceleyecekleri bir Kitap vermemiş ve senden önce onlara bir uyarıcı göndermemiştik.We did not give them any scripture to study, nor sent any warner before you.
Neden Kuran'ı araştırıp incelemezler?Do they not ponder on what the Qur'an says?
O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.Whereas He knows every detail, the All Aware!
Neden Kuran'ı araştırıp incelemezler? Yoksa kilitli mi beyinleri?So do they not ponder the Qur’an deeply, or are there locks on some of their hearts?
(Cennet ehlinin) Üstlerinde yeşil ipekten ince ve kalın giysiler var.Upon them shall be garments of fine green silk and of brocades.
(Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar.And none receiveth admonition save men of understanding.
Elbiseleri ince veya kalın yeşil renkli ipeklerden, atlaslardandır. Gümüş bilezikler takınırlar.Upon them shall be garments of fine green silk and of brocades.
Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler.Certainly, my Lord is the Most Courteous and Kind unto whom He will.
Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi.Certainly, my Lord is the Most Courteous and Kind unto whom He will.
Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor.Certainly, my Lord is the Most Courteous and Kind unto whom He will. Truly He!
O'ndan başka taptıklarınız ise, 'bir çekirdeğin incecik zarına' bile malik olamazlar.As for those you call upon besides Him, they do not possess a speck.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ince ile cümle - Sayfa 23 - ince kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App