Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Nhưng Ðức Giê-hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng: người chẳng tha dân Y-sơ-ra-ên đi.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Nhưng_Ðức_Giê - hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng : người chẳng tha dân Y-sơ-ra-ên đi .
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.O Senhor, porém, endureceu o coração de Faraó, e este não deixou ir os filhos de Israel.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Pero Jehovah endureció el corazón del faraón, y éste no dejó ir a los hijos de Israel
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Tetapi TUHAN menjadikan raja keras kepala, dan ia tidak membiarkan orang Israel pergi
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Πλην ο Κυριος εσκληρυνε την καρδιαν του Φαραω, και δεν εξαπεστειλε τους υιους Ισραηλ.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Но Господ закорави сърцето на Фараона, и той не пусна израилтяните.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Но Господь ожесточил сердце фараона, и он не отпустил сыновИзраилевых.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.ויחזק יהוה את לב פרעה ולא שלח את בני ישראל׃
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.ولكن شدد الرب قلب فرعون فلم يطلق بني اسرائيل
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.但 耶 和 華 使 法 老 的 心 剛 硬 、 不 容 以 色 列 人 去
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.但 耶和華 使 法老 的 心剛硬 、 不 容 以色列人 去
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.그러나 바로가 숨을 통할 수 있음을 볼 때에 그 마음을 완강케 하여 그들을 듣지 아니하였으니 여호와의 말씀과 같더라
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Mas vendo Faraó que havia descanso, endureceu o seu coração, e não os ouviu, como o Senhor tinha dito.
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.И увидел фараон, что сделалось облегчение, и ожесточил сердце свое, и не послушал их, как и говорил Господь.
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.וירא פרעה כי היתה הרוחה והכבד את לבו ולא שמע אלהם כאשר דבר יהוה׃
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.فلما رأى فرعون انه قد حصل الفرج اغلظ قلبه ولم يسمع لهما كما تكلم الرب
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.但 法 老 見 災 禍 鬆 緩 、 就 硬 著 心 不 肯 聽 他 們 、 正 如 耶 和 華 所 說 的
Ancak firavun ülkenin rahatladığını görünce, RABbin söylediği gibi inatçılık etti ve Musayla Harunu dinlemedi.但 法老 見災禍鬆緩 、 就 硬 著 心不肯聽 他 們 、 正如 耶和華 所 說的
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Aber der HERR verstockte das Herz Pharao daß er sie nicht lassen wollte.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Ale Hospodin zatvrdil srdce faraonovo, a nechcel ich prepustiť.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Ali GOSPOD je otrdil srce Faraonovo, da jih ni hotel izpustiti.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Da forhærdede HERREN Faraos Hjerte, så han nægtede at lade dem rejse.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.De az Úr megkeményíté a Faraó szívét, és nem akará õket elbocsátani.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Domnul a împietrit inima lui Faraon, şi Faraon n'a vrut să -i lase să plece.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.I zatwardził Pan serce Faraonowe, i nie chciał ich puścić.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.여호와께서 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 그들을 보내기를 즐겨 아니하고
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.L`Éternel endurcit le coeur de Pharaon, et Pharaon ne voulut point les laisser aller.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Maar opnieuw verhardde de HERE Farao's hart, zodat hij het volk niet wilde laten gaan.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Ma il Signore rese ostinato il cuore del faraone, il quale non volle lasciarli partire
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Men Herren forherdet Faraos hjerte, så han ikke vilde la dem fare.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Men HERREN förstockade Faraos hjärta, så att han icke ville släppa dem.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Mutta Herra paadutti faraon sydämen, niin että hän ei tahtonut päästää heitä.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Nhưng Ðức Giê-hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng, nên người không khứng cho dân Y-sơ-ra-ên đi.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Nhưng_Ðức_Giê - hô-va làm cho Pha-ra-ôn cứng lòng , nên_người không khứng cho dân Y-sơ-ra-ên đi .
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.O Senhor, porém, endureceu o coração de Faraó, e este não os quis deixar ir:
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Pero Jehovah endureció el corazón del faraón, y no quiso dejarlos ir
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.TUHAN menjadikan raja keras kepala sehingga ia tak mau mengizinkan bangsa Israel pergi
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Zatvrdil pak Hospodin srdce Faraonovo, tak že nechtěl propustiti jich.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Αλλ' ο Κυριος εσκληρυνε την καρδιαν του Φαραω, και δεν ηθελησε να εξαποστειλη αυτους.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.И ожесточил Господь сердце фараона, и он не захотел отпустить их.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.Но Господ закорави сърцето на Фараона, и той не склони да ги пусне.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.ויחזק יהוה את לב פרעה ולא אבה לשלחם׃
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.ولكن شدّد الرب قلب فرعون فلم يشأ ان يطلقهم.
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.但 耶 和 華 使 法 老 的 心 剛 硬 、 不 肯 容 他 們 去
Ancak RAB firavunu inatçı yaptı, firavun İsraillileri salıvermeye yanaşmadı.但 耶和華 使 法老 的 心剛硬 、 不 肯 容 他 們去
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.Có vẻ là ba đã không hiểu suy nghĩ của con... mà ba lại cứ nhất định làm theo cách của mình.
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.Det ser ut som att jaginte visste hur du kände dig. Och det är därför jag var envis å göra det på mitt sätt.
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.Parea ca nu stiam cum te-ai simtit... si am fost incapatanat sa fac lucrurile in felul meu.
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.Sembrava che io non sapessi come tu ti sentivi... ..e mi ero ostinato a fare tutto a modo mio.
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.Wyszło na to, że nie znam Twoich prawdziwych uczuć i byłem strasznie uparty i robiłem wszystko na własną ręke
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.Zdá sa, že som nevedel, ako sa cítiš... A bol som tvrdohlavý a robil si veci po svojom.
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.Φαίνεται πως δεν ήξερα πως ένιωθες... και ήμουν πεισματάρης να κάνω τα πράγματα με τον δικό μου τρόπο.
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.Похоже, я не знал, что ты чувствуешь... Я был упрямым и делал все так, как хотел сам.
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.يبدو بأنني كنت جاهل بمشاعرك... و بأنني كنت مصر على عمل الاشياء بطريقتي الخاصه.
Anlaşılan senin hislerini anlayamamışım ve kendi düşüncelerimle ilgili inatçı davranmışım.勝手に意地を張ってたようで お父さん
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.Deja aveam repertoriul frenetic: voci terifiante, viziuni grotești, halucinații bizare și de nestăpânit.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.지금까지 저는 모든 광적인 레퍼토리를 모두 갖고 있었어요. 겁나는 목소리, 기괴한 환영 괴상하도 떨칠 수 없는 망상들.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.До този момент имах цял луд репертоар - ужасяващи гласове, гротескни видения странни, неконтролируеми илюзии.
Artık bütün o çılgın repertuara sahiptim: korkunç sesler, grotesk görüntüler, tuhaf, inatçı sanrılar.Репертуар ужасов разросся: теперь это были жуткие голоса, абсурдные видения, странный навязчивый бред.