‹‹Ama atalarımız dinlemek istemediler; inatla sırtlarını çevirdiler, duymamak için kulaklarını tıkadılar.他 們 卻 不 肯 聽 從 、 扭 轉 肩 頭 、 塞 耳 不 聽
‹‹Ama atalarımız dinlemek istemediler; inatla sırtlarını çevirdiler, duymamak için kulaklarını tıkadılar.他 們卻 不 肯 聽從 、 扭轉肩頭 、 塞耳不聽
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Aber dies Volk hat ein abtrünniges, ungehorsames Herz; sie bleiben abtrünnig und gehen immerfort weg
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Ale lid tento má srdce zarputilé a zpurné, odstoupili a odešli.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Ale ten lud ma serce ociążałe i odporne; odstąpili odemnie i odeszli;
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Ale tento ľud má odpadlícke srdce spurné, odstúpili a odišli.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Ali to ljudstvo ima srce trmasto in uporno; odstopili so in še dalje zahajajo.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Ce peuple a un coeur indocile et rebelle; Ils se révoltent, et s`en vont.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.De ennek a népnek szilaj és daczos szíve van; elhajlottak és elmentek;
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Dette Folk har et trodsigt og genstridigt Hjerte, de faldt fra og gik bort.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.그러나 너희 백성은 배반하며 패역하는 마음이 있어서 이미 배반하고 갔으며
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Ma questo popolo ha un cuore indocile e ribelle; si voltano indietro e se ne vanno
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Mas este povo é de coração obstinado e rebelde; rebelaram-se e foram-se.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Men detta folk har ett gensträvigt och upproriskt hjärta; de hava avfallit och gått sin väg.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Men dette folk har et trossig og gjenstridig hjerte; de har veket fra ham og er gått bort.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Mutta tällä kansalla on uppiniskainen ja tottelematon sydän; he ovat poikenneet ja menneet pois.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.nhưng dân nầy thì lại có lòng ngoa ngạnh và bạn nghịch , hết_thảy đều dấy loạn và đi .
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.nhưng dân nầy thì lại có lòng ngoa ngạnh và bạn nghịch, hết thảy đều dấy loạn và đi.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.No obstante, este pueblo tiene corazón obstinado y rebelde; se han apartado y se han ido
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Poporul acesta însă are o inimă dîrză şi răzvrătită; se răscoală, şi pleacă,
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Tetapi kamu keras kepala dan suka melawan; kamu telah menyeleweng dan meninggalkan Aku
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Αλλ' ουτος ο λαος εχει καρδιαν στασιαστικην και απειθη απεστατησαν και απηλθον.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.А у народа сего сердце буйное и мятежное; они отступили и пошли;
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.Но тия люде имат бунтовно и непокорно сърце; Възбунтуваха се и отидоха.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.ולעם הזה היה לב סורר ומורה סרו וילכו׃
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.وصار لهذا الشعب قلب عاص ومتمرد. عصوا ومضوا.
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.但 這 百 姓 有 背 叛 忤 逆 的 心 . 他 們 叛 我 而 去
Ama bu halkın yüreği asi ve inatçı. Sapmışlar, kendi yollarına gitmişler.但 這百姓 有 背叛 忤逆 的 心 . 他 們叛 我 而去
Ama bunun gibi, inatçısın şimdi조금 컸다고 까불어!
Ama bunun gibi, inatçısın şimdiMen du er sådan, oprørsk nu!
Ama bunun gibi, inatçısın şimdiMutta, sinä olet näin kapinallinen nyt!
Ama bunun gibi, inatçısın şimdiSedaj si uporniška.
Ama bunun gibi, inatçısın şimdiSokkal csintalanabb vagy most.
Ama bunun gibi, inatçısın şimdiTeď jsi pěkně zlobivá!
Ama bunun gibi, inatçısın şimdiTeraz ma poriadne hneváš!
Ama bunun gibi, inatçısın şimdiМи-и-илашка!
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.저희가 듣지 아니하고 그 목을 굳게 하기를 그 하나님 여호와를 믿지 아니하던 저희 열조의 목 같이 하여
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de vilde ikke høre; de gjorde sig halsstarrige som deres Fædre, der ikke stolede på HERREN deres Gud;
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de vilde ikke høre og var hårdnakkede som sine fedre, som ikke trodde på Herren sin Gud,
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Men de ville icke höra, utan voro hårdnackade såsom deras fäder, vilka icke trodde på HERREN, sin Gud.
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.Но они не слушали и ожесточили выю свою, как была выя отцов их, которые не веровали в Господа, Бога своего;
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.ולא שמעו ויקשו את ערפם כערף אבותם אשר לא האמינו ביהוה אלהיהם׃
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.فلم يسمعوا بل صلّبوا اقفيتهم كاقفية آبائهم الذين لم يؤمنوا بالرب الههم.
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.他 們 卻 不 聽 從 、 竟 硬 著 頸 項 、 效 法 他 們 列 祖 、 不 信 服 耶 和 華 他 們 的 神
Ama dinlemediler, Tanrıları RABbe güvenmeyen ataları gibi inat ettiler.他 們卻 不 聽從 、 竟 硬 著 頸項 、 效法 他 們 列祖 、 不 信服 耶和華 他 們的神
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Aber der HERR verstockte Pharaos Herz, daß er die Kinder Israel nicht ließ.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Ale Hospodin zatvrdil srdce faraonovo, a neprepustil synov Izraelových.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Ale obtížil Hospodin srdce Faraonovo, a nepropustil synů Izraelských.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.De az Úr megkeményíté a Faraó szívét, és nem bocsátá el az Izráel fiait.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Domnul a împietrit inima lui Faraon, şi Faraon n'a lăsat pe copiii lui Israel să plece.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.GOSPOD pa je otrdil srce Faraonovo, da ni odpustil sinov Izraelovih.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.I zatwardził Pan serce Faraonowe, i nie wypuścił synów Izraelskich.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.그러나 여호와께서 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 이스라엘 자손을 보내지 아니하였더라
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.L`Éternel endurcit le coeur de Pharaon, et Pharaon ne laissa point aller les enfants d`Israël.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Maar de HERE zorgde ervoor dat Farao koppig bleef en deze liet het volk nog steeds niet gaan.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Ma il Signore rese ostinato il cuore del faraone, il quale non lasciò partire gli Israeliti
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Men HERREN forhærdede Faraos Hjerte, så han ikke lod Israeliterne rejse.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Men Herren forherdet Faraos hjerte, så han ikke lot Israels barn fare.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Men HERREN förstockade Faraos hjärta, så att han icke släppte Israels barn.
Ama RAB firavunu inatçı yaptı. Firavun İsraillileri salıvermedi.Mutta Herra paadutti faraon sydämen, niin ettei hän päästänyt israelilaisia.