Ana içeriğe geç
Sözlük

inanmak ile cümle

inanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Görmek inanmaktır, ama hakikat bu mudur?Zien is geloven, maar is het de waarheid?
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Czy są powody, by wierzyć?.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.Historyk przekazuje, że kobiety Issedonów miały równe prawa z mężczyznami.
Bazı araştırmacılar bu kanser türünü geliştirmeye yatkınlığın kalıtsal olabileceğine inanmaktadırlar.Wyniki badań wskazują, że tego rodzaju zmiany mogą być dziedziczone.
Valery Kirpotin, romanın iyi ve kötüyü ele aldığına inanmaktadır.Calderón odpowiedział: Pisanie komedii jest rzeczą dobrą albo złą.
Sühreverdi beden ve ruh arasındaki geleneksel ayırıma inanmaktadır.Odrzucał tradycyjny dualizm ciała i duszy.
Sana inanmak zor.Ciężko ci uwierzyć.
Ahiret'e, yânî âhiret Gününe, inanmak.Livet och allt som finns i denna värld kommer att få ett slut på en fastställd dag.
Meleklere inanmaktır.Tron på änglar.
Bu sebeple; Tanrı'ya inanmak Tanrı'ya inanmamaktan daha iyidir.Alltså bör vi enligt resonemanget inte tro på Gud.
Üyeleri ütopyayı oluşturan bir dini geleneğe inanmak ve izleme ihtiyacı duyar.Polisen behöver veta religion för att kontrollera efterlevnad.
Altın postun burada saklı olduğuna inanmaktadırlar.Ursprunget antas vara att bäcken är dold.
Pek çok bilim adamı ve tarihçi Uneyze'nin İslam'ın yayılması yüzlerce yıl önce kurulduğuna inanmaktadır.Jesu liv och verksamhet är förutsagt hundratals år tidigare, sägs det.
Ahiret gününe inanmak.Віра в Судний День.
Meleklere inanmaktır.Віра в ангелів.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Хочеш вірити в це?
Bu sebeple; Tanrı'ya inanmak Tanrı'ya inanmamaktan daha akılcıdır.Таким чином, поняття буття невід'ємне від ідеї Бога.
Hayranlarının çoğu onun ölmediğine inanmaktadır.Багато хто не вірив, що велика акторка померла.
Titchener, temelde üç bilinç durumunun varlığına inanmaktadır: duyumlar, imgeler ve duygusal durumlar.Тітченер елементи свідомості ділив на три категорії: відчуття, образ і почуття.
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı."Без сумнівів він мене врятував.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.На думку ліберальних феміністок, всі жінки повинні мати право бути рівними з чоловіками.
İmami Şiilerde imamete inanmak; inanç esaslarından biridir.Віра у приречення вважається одним зі стовпів віри.
Hayranlarının çoğu onun ölmediğine inanmaktadır.Mnoho jeho fanoušků věří, že je stále naživu.
Ahiret gününe inanmak.O víře dnes.
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Přiznáním si zachránil život.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Ale může tomu věřit?
Ayrıca ne dindardır ne de dinlere inanmaktadır.Nedává prostor žádné víře v nesmrtelnost či boha(y).
Diğer tarafta annesini göreceğine inanmaktadır.Slíbil, že tam na ni čeká matka.
Bu sebeple; Tanrı'ya inanmak Tanrı'ya inanmamaktan daha iyidir.Z průzkumu vyplývá, že věřit v jiného boha je mnohem lepší, než nevěřit v žádného.
Monoteizm tek bir Tanrı'ya inanmak, Politeizm ise birden fazla Tanrı'ya inanma anlayışıdır.Pokud věřící věří pouze v jednoho boha, jedná se o monoteismus, pokud ve více, jedná se o polyteismus.
Kızıl Kraliçe onun sevgilisi olduğuna inanmaktadır; ancak sonrasında bunun doğru olmadığı ortaya çıkar.Nevěří, že je milencem jeho ženy, ale pak pochopí, že je to pravda.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Dar i se poate da crezare?
Halkın %49'u ise "Tanrı'nın ve ruh gücünün varlığına tamamen" inanmaktadır.34% au răspuns că „cred că există un fel de spirit sau forță vitală”.
Protestanlar genellikle, ruhun varlığına inanmakla birlikte arafın varlığına inanmazlar.În general protestanții cred în existența sufletului.
Bilim insanları, köye ait geleneklerin ve konuşulan dilin ortadan kalktığına inanmaktadır.Oamenii de știință cred că obiceiurile și limba culturii s-au distrus.
Ekistler ruhların sonsuza dek var olacağına inanmaktadır.Din neființă, sufletele celor doi se unesc pentru totdeauna.
Reiki için inanmak şart değildir.Nu este necesar să posede o pregătire rabinică.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Hihetnek az ilyenek valamiben is?
Ülke nüfusunun %50'si bu dine inanmaktadır.A Föld lakosságának mintegy 13,5%-a ebben a vallásban hisz.
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Elárultad magad, amikor megmentetted az életemet.
Mead - Kıyamet gününe inanmak.Máthé Lajos: Ítél a végzet.
Reiki için inanmak şart değildir.De én nem akarok egy remake-et csinálni.
İnsanlar gittikçe savaşa inanmakta ve skandalı unutmaktadırlar.Az emberek egyre jobban felejtik a vallást, tanítani kell őket.
Padme, Obi-wan'ın anlattıklarına inanmak istemez, Anakin'in nereye gittiğini söylemekten kaçınır.Padmé nem sejti, hogy mire vetemedett Anakin, és amikor később Obi-Wan felvilágosítja őt, nem akar hinni neki.
Ahiret gününe inanmak.Aikamme uskomuksia.
Apaçık ortada olan şeye inanmak mıdır?Onko usko järkevää?
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Sinä pelastit henkeni.
Reiki için inanmak şart değildir.Ryijyä ei pidä ravistella.
Mead - Kıyamet gününe inanmak.Shahadah, uskontunnustus.
Bilim adamları cinsel yönelimin bir seçim olmadığına inanmaktadır.Varmaa sen sijaan on, että seksuaalinen suuntautuminen ei ole valinta.
Suzuki ona inanmak istemektedir.Suzuki yrittää estää häntä tulemasta.
İnanmak istiyorum.Haluaisin uskoa.
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Του είχα σώσει τη ζωή.
Bilim adamları cinsel yönelimin bir seçim olmadığına inanmaktadır.Οι επιστήμονες γενικότερα δεν πιστεύουν ότι ο σεξουαλικός προσανατολισμός είναι θέμα επιλογής.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.Σύμφωνα με τη νομοθεσία της Βόρειας Μακεδονίας, οι γυναίκες έχουν τα ίδια δικαιώματα με τους άντρες.
Tüm Sihler şu değerlere inanmak zorundadır: Eşitlik: Tanrı katında tüm insanlar eşittir.Θεωρούμε αυτές τις αλήθειες να είναι αυταπόδεικτες: Ότι όλοι οι άνθρωποι δημιουργούνται ίσοι.
Dönemden birçok akademisyen, hareketinin 1956 ile 1972 yılları arasında doruğuna ulaştığını inanmaktadır.Πολλοί μελετητές της εποχής ορίζουν ως περίοδο κορύφωσης του κινήματος το διάστημα μεταξύ 1965 και 1972.
Diğer nüfus ise yerel dinlere inanmaktadır.Οι τοπικοί Τουνγκουζικοί λαοί ακολούθησαν τις τοπικές θρησκείες.
Çünkü kişinin inanmak dışında bir seçeneği yoktur.Ουδείς εμπιστεύεται ένα μοντέλο εκτός από τον δημιουργό του.
Agrippina bu hareketinin Claudius'un Otho'ya verdiği taht sözünden vazgeçireceğine inanmaktadır.Ετσι, πιστεύει η Αγριππίνα, ότι ο Κλαύδιος θα ανακαλέσει την υπόσχεση που έδωσε στον Όθωνα για το θρόνο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod