Ana içeriğe geç
Sözlük

inanmak ile cümle

inanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.اذن هنالك اخطار للهراء العلمي الزائف في تصديق مثل هذه الاشياء
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.危険が伴うのです そこで今日は 信じるということをお話しします
Pat diye söylediniz. Benim için buna inanmak çok zor.Olyan váratlanul mondta, hogy még nem tudtam felfogni.
Pat diye söylediniz. Benim için buna inanmak çok zor.Vous avez dit ça si soudainement, il va me falloir du temps pour m'en remettre.
Pat diye söylediniz. Benim için buna inanmak çok zor.Επειδή το είπατε ξαφνικά, είναι δύσκολο να το χωνέψω.
Pat diye söylediniz. Benim için buna inanmak çok zor.لانك قلته فجأة فمن الصعب علي هضمه بسهولة
Patrick'in dönüşümü inanılmaz. Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Przemiana Patricka jest niesamowita To wręcz niemożliwe, że to ten sam chłopak, którego poznaliśmy wczoraj.
Patrick'in dönüşümü inanılmaz. Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Újabb siket diákok érkeznek
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.A když je uvedl do domu svého, připravil jim stůl, a veselil se, že jest se vším domem svým uvěřil Bohu.
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.A vyviedol ich hore do svojho domu a predložil im stôl a plesal s celým domom uveriac Bohu.
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.A wprowadziwszy je do domu swego, nagotował im stół i weselił się ze wszystkim domem swoim, uwierzywszy Bogu.
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.După ce i -a dus în casă, le -a pus masa, şi s'a bucurat cu toată casa lui că a crezut în Dumnezeu.
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.És bevivén õket házába, asztalt teríte nékik, és egész háznépével egyben örvendeze, hogy hitt az Istennek.
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.저희를 데리고 자기 집에 올라가서 음식을 차려주고 저와 온 집이 하나님을 믿었으므로 크게 기뻐하니라
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.Les hizo entrar en su casa, les puso la mesa y se regocijó de que con toda su casa había creído en Dios
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.και αναβιβασας αυτους εις τον οικον αυτου παρεθηκε τραπεζαν, και ευφρανθη πανοικι πιστευσας εις το Θεον.
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.И, приведя их в дом свой, предложил трапезу и возрадовался со всем домом своим, что уверовал вБога.
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.І, повівши їх у господу свою, заставив перед ними стіл, і веселив ся з усїм домом, увірувавши в Бога.
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.ויעלם אל ביתו וישם שלחן לפניהם ויגל עם כל ביתו על היותו מאמין באלהים׃
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.‎ولما اصعدهما الى بيته قدم لهما مائدة وتهلل مع جميع بيته اذ كان قد آمن بالله
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.於 是 禁 卒 領 他 們 上 自 己 家 裡 去 、 給 他 們 擺 上 飯 、 他 和 全 家 、 因 為 信 了 神 、 都 很 喜 樂
Pavlusla Silası evine götürerek sofra kurdu. Tanrıya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.於是 禁 卒領 他 們上 自己 家裡 去 、 給他們擺 上飯 、 他 和 全家 、 因為 信 了 神 、 都 很 喜樂
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Dużo ludzi chce uwierzyć w pojęcie moralnego rozwoju.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Hodně lidí chce věřit v pojetí morálního pokroku.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.도덕적인 진보의 개념을 믿고 싶어합니다.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Monet ihmiset haluavat uskoa tähän moraalisen kehityksen käsitteeseen.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Multă lume ar vrea să creadă în acest concept de progres moral.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor. Peki bu konuda uzlaşılabilir mi?Mas consegues conciliar isso?
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Rất nhiều người muốn tin vào khái niệm về sự phát triển về đạo đức này.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Sok ember szeretne hinni ebben az erkölcsi haladásban.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Veel mensen willen geloven in dit concept van morele vooruitgang.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Veľa ľudí chce veriť v tento koncept morálneho pokroku.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Viele Leute glauben an dieses Konzept von moralischem Fortschritt.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Много людей хотели бы верить в такое понятие морального прогресса.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.ברעיון זה של קידמה מוסרית.
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.ان يصدقوا ان هنالك تطور عام في مفهوم الاخلاق
Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.調整はつけられるでしょうか
Pek inanmak istiyorum.Anda tidak akan percaya.
Pek inanmak istiyorum.Az ember szinte elhinni.
Pek inanmak istiyorum.Bạn hầu như không muốn tin điều đó.
Pek inanmak istiyorum.Byste jen stěží uvěřit.
Pek inanmak istiyorum.By ste len ťažko uveriť.
Pek inanmak istiyorum.Faresti crederci.
Pek inanmak istiyorum.luni legat domnule. Ai să cred.
Pek inanmak istiyorum.Można by w to uwierzyć.
Pek inanmak istiyorum. "Oldukça anlayabiliyorum," dedi ziyaretçi.Det är regelbundna gett mig en rädsla för en lie, sir. " Jag riktigt kan förstå att ", sade besökare.
Pek inanmak istiyorum. "Oldukça anlayabiliyorum," dedi ziyaretçi.Es normal que me dio el temor de una guadaña, señor. " Lo comprendo ", dijo el visitante.
Pek inanmak istiyorum. "Oldukça anlayabiliyorum," dedi ziyaretçi.Het is regelmatig geeft me een vrees voor een zeis, meneer. " Ik kan heel begrijpen dat, "zei de bezoeker.
Pek inanmak istiyorum. "Oldukça anlayabiliyorum," dedi ziyaretçi.당신은 거의 그것을 믿지 않을거야. 그것은 내게 낫을의 두려움을 주어진 정규의
Pek inanmak istiyorum. "Oldukça anlayabiliyorum," dedi ziyaretçi."Мога да доста да се разбере, че," каза на посетител.
Pek inanmak istiyorum. "Oldukça anlayabiliyorum," dedi ziyaretçi.كنت أعتقد أنه بالكاد. انها العادية منحتموني الرهبة من المنجل ،
Pek inanmak istiyorum. "Oldukça anlayabiliyorum," dedi ziyaretçi.先生"私はかなりそれを理解することができます、"と
Pek inanmak istiyorum.Sie würden es kaum glauben.
Pek inanmak istiyorum.Sinun tuskin uskoa sitä.
Pek inanmak istiyorum.Ti bi težko verjeti.
Pek inanmak istiyorum.Você acreditar.
Pek inanmak istiyorum.Vous auriez peine à y croire.
Pek inanmak istiyorum.Θα έπαιρνα το πιστέψει.
Pek inanmak istiyorum.Ви б навряд чи в це повірити.
Pek inanmak istiyorum.Вы бы вряд ли в это поверить.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod