O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?그렇다면, 종교가 무언가를 믿는 것이 아니라면 과연 무엇일까요?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?(Nevetés) Ha tehát a vallás nem arról szól, hogy miben hiszünk, akkor mégis miről?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?Quindi, se la religione non è il credere in alcune cose, che cosa è?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?(smiech) Tak teda ak náboženstvo nie je o viere, o čom teda je?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?(Tawa) Jadi, jika agama bukan tentang keyakinan, lalu apa agama itu?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?Wenn es bei Religion nun aber nicht darum geht, Dinge zu glauben, worum geht es dann?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?Zatem jeśli w religii nie chodzi o wiarę, to o co chodzi?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?Αν λοιπόν η θρησκεία δεν είναι ορισμένες πεποιθήσεις, τότε τι είναι;
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?И така, ако религията не се касае до вярване в неща, за какво е тогава?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?Но если религия не сводится к верованию, то что же в ней главное?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?אז אם משמעות הדת היא לא להאמין בדברים, מה המשמעות?
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?إذن، إن كان الدين لا يتمحور حول تصديق الأمور فعلى ماذا يتمحور؟
O halde din şeylere inanmak hakkında değilse, ne hakkındadır?どの宗教でも教えられているのは 行動を変えることです
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Bạn phải tin rằng họ đã sai.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Devi credere che avevano torto.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Du er nødt til at tro på, de tog fejl.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Du måste tro att de hade fel.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Du musst glauben, dass sie unrecht hatten.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Hinned kell, hogy tévedtek!
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Il vous faut croire qu'ils avaient tort.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Je moet geloven dat ze het fout hadden.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Kau harus yakin bahwa mereka salah.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.당신은 그들이 틀렸다고 믿어야 합니다.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Morali ste verjeti, da nimajo prav.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Musisz uwierzyć, że się mylili.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız. Onlar yanılıyor olmak zorundalar.Tienes que creer que estaban equivocados.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Sinun täytyy uskoa, että he olivat väärässä.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Tens que acreditar que eles estavam enganados.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Trebuie să crezi că ei greșeau.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Věřili jste, že jste omyl.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Πρέπει να πιστέψεις ότι ήταν λάθος.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Трябва да вярвате, че те са сгрешили.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.Ты должен верить, что они были не правы.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.אתם חייבים להאמין שהם טעו.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.يجب عليك التأكد من أنهم كانوا على خطأ.
Onların yanıldıklarına inanmak zorundasınız.彼らが間違っているんだ
Onun acısına inanmak için çok gençtim o da çok gençti.그녀는 너무 어렸고 나도 너무 어려서, 그녀의 고통을 믿지 못했나.
Onun acısına inanmak için çok gençtim o da çok gençti.la fel cum eu, mai târziu, eram prea tânăr să cred în durerea ei.
Onun acısına inanmak için çok gençtim o da çok gençti.שהיתה צעירה מלהבינם, כמוני, מאוחר יותר, צעיר מלהאמין בכאבה.
Onun acısına inanmak için çok gençtim o da çok gençti.كانت فتية جدا لهذا , كما اني كنت فتيا جدا , لاحقا , لتصدق المها
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Daí que haja um perigo na pseudo-ciência, no acreditar neste tipo de coisas.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Der er altså en fare med pseudovidenskab, med at tro på denne slags ting.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Donc il y a des risques associés à la pseudo-science, à croire à ce genre de choses.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Entonces hay peligro en la pesudociencia, en creer en este tipo de cosas.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Er kleven gevaren aan pseudo-wetenschap, in het geloof in dit soort dingen.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.In der Pseudowissenschaft, an solche Dinge zu glauben, liegt also eine Gefahr.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.그러니, 유사 과학에는 위험이 도사리고 있습니다. 이런 것을 믿는다는 것 말이죠.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Ngụy tạo khoa học mang lại nguy hiểm khi người ta tin vào nó.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Niebezpieczeństwo pseudonauki tkwi we wierze w tego typu rzeczy.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Per cui si corrono dei rischi con la pseudoscienza, credendo in questo genere di cose.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Pseudoștiința este periculoasă pentru că te face să ai încredere în astfel de instrumente.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Pseudotieteeseen liittyy vaara uskoa tällaisiin vempaimiin.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Så det finns en fara i psedovetenskap, i att tro på den här sortens saker.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Takže je tu nebezpečenstvo pseudovedy, veriť takýmto veciam.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Takže pseudověda představuje hrozbu, je nebezpečné v tyto věci věřit.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Veszélyes tehát az áltudomány, a hit az ilyenfajta dolgokban.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Ενέχονται, λοιπόν, κίνδυνοι στην ψευδοεπιστήμη, στο να πιστεύεις σε τέτοιου είδους πράγματα.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Как мы видим, псевдонаука все-таки может быть опасной заставляя нас верить в такие вещи.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.Така че има опасност при псевдонауката, ако повярваме на такива неща.
Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.אז ישנה סכנה בפסאודו-מדע, באמונה בדברים כגון אלה.