Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Nie mam pojęcia, czemu tak długo już wierzymy w te bzdury.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Non so in che modo siamo riusciti a credere a queste assurdità per tutti questi anni.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.No sé lo que estamos haciendo creyéndonos todas estas tonterías durante todos estos años.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Nu ştiu ce facem, crezând în toate aceste aiureli în toți acești ani.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Tôi không biết chúng ta đang làm gì, tin vào tất cả những thứ vớ vẩn này suốt những năm qua.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Δεν ξέρω τι κάνουμε, που πιστεύουμε όλες αυτές τις ανοησίες όλα αυτά τα χρόνια.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Не знам какво правим, като вярваме в цялото това безсмислие през всичките тези години.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Я не знаю, что мы делаем, веря в весь этот вздор на протяжении всех этих лет.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.אינני יודע איך הגענו לכך שאנו מאמינים בכל השטויות האלה במשך כל השנים הללו.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.أنا لا أعرف ما نقوم به، الاعتقاد في جميع هذا هراء كل هذه السنوات.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.信じてきたなんて 何を考えていたんでしょうね さて いいですか
Bu şehirde yürürken sadece bir kaç ay önce bunların olduğuna inanmak mümkün değilMarcher à travers la ville ne donne aucune indication que ceci s'y passait il y a quelques mois
Bu şehirde yürürken sadece bir kaç ay önce bunların olduğuna inanmak mümkün değil Ve bunların...Kaupunki ei anna mitään vihjeitä siitä, että vain pari viikkoa sitten tätä tapahtui
Bu şehirde yürürken sadece bir kaç ay önce bunların olduğuna inanmak mümkün değil Ve bunların...Περπατόντας μέσα στην πόλη δεν υπάρχει καμία ένδειξη ότι μόλις πριν από λίγους μήνες συνέβαινε αυτό...
Bu yetmez. Tanrı'ya inanmak ve tapmak. Minnettarlık ve umut içinde ya,samak.Wystarczy ufać i czcić Leto, by żyć z wdzięcznością i nadzieją...
Bu yetmez. Tanrı'ya inanmak ve tapmak.Sepä ikävää.
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.De nombreuse personnes veulent croire au concept du progrès moral.
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Molte persone vogliono credere in questo concetto di progresso morale.
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Mucha gente quiere creer en este concepto de progreso moral.
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Αρκετοί άνθρωποι θέλουν να τπιστέψουν σε αυτή την έννοια της ηθικής προόδου.
C.A.: Pekçok insan ahlaki gelişme kavramına inanmak istiyor.Много хора искат да вярват в тази идея за морален прогрес.
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.- Indépendance ? - <i>Il faut le voir pour le croire.</i>
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.Independence, respondam. <i>É preciso ver isto para crer.</i>
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.- Kom ind, Independence. <i>- I skulle se det her!</i>
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.-Ozvěte se, Independence.
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz. Pekala takım, şunları geçelim..יוסטון,"אינדיפנדנס" התרסקה
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.-Trả lời đi Độc Lập -Họuston, phải thấy cảnh này mới tin được.
- Cevap ver, Independence. - Houston, buna inanmak için görmelisiniz.هيا إندبندنس هيوستن عليك رؤية هذا لكى تصدقه
Çoğumuz, kendi oyumuzun ve aynı şekilde diğer oyların da doğru sayıldığına inanmak durumunda kalırız.우리 중 대부분은 우리들의 표가 그렇게 정상적으로 처리된다고 신뢰해야만 합니다. 그리고 선거에서의 다른 모든 표들도 그렇게 정상적으로
Çoğumuz, kendi oyumuzun ve aynı şekilde diğer oyların da doğru sayıldığına inanmak durumunda kalırız.רובנו צריכים לסמוך על כך שקולנו האישי נספר כראוי, וכולנו צריכים לסמוך על כך שהספירה מתבצעת כראוי
Çoğumuz, kendi oyumuzun ve aynı şekilde diğer oyların da doğru sayıldığına inanmak durumunda kalırız.يتوجب علينا الثقة بأن ذلك سيحدث بصورة صحيحة لأصواتنا، يتوجب علينا جميعاً الثقة بأن ذلك يمضي بصورة صحيحة
Çoğumuz, kendi oyumuzun ve aynı şekilde diğer oyların da doğru sayıldığına inanmak durumunda kalırız.自身の投票 皆の投票に対して これらが正しく行われているということを 信じなくてはいけないのです
Çok sayıda haberi okumuyor olsaydanız buna inanmak zor olabilir.이런일은 어쩌면 정말로 믿기 어려울지도 모릅니다 여기저기서 많은 보도를 접하면서 사실이구나 하기 전까지는요.
Çok sayıda haberi okumuyor olsaydanız buna inanmak zor olabilir.זה עשוי להיות קשה להאמין אלא אם כן קראת הרבה מאוד דיווחי חדשות
Çok sayıda haberi okumuyor olsaydanız buna inanmak zor olabilir.ربما يبدو هذا صعب على التصديق إلا إذا كنت تقرأ العديد من التقارير الأخبارية
Çok sayıda haberi okumuyor olsaydanız buna inanmak zor olabilir.信じ難いかもしれないが 津波の後も 多くの場所で 住民はまだ恐れていた
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Ai creada cat de dificil a fost să interesul publicului şi să le ia o flutter pe baiat.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Az ember alig hinné, milyen nehéz volt érdeklődés az állami és azokat hogy egy flutter a fiú.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.By ste len ťažko veriť tomu, aké ťažké bolo získať záujem verejnosti a urobiť je vziať flutter na chlapca.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.당신은 거의 대중에게 관심과 그들을 만들어 그것이 얼마나 어려운 믿지 않을거야 오래된 소년에 대한 플러터.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Můžete si věřit, jak těžké to bylo na zájem veřejnosti a učinit je vzít flutter na chlapce.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Sinun tuskin uskoa, kuinka vaikeaa oli kiinnostusta yleisön ja ne kestää flutter on poika.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Ti bi težko verjeti, kako težko se je bilo zanimanje javnosti in da jih bo undulacija na dečka.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Ви б повірити, як важко було зацікавити громадськість і змусити їх прийняти флаттера на хлопчика.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Вы бы поверить, как трудно было заинтересовать общественность и заставить их принять флаттера на мальчика.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.Човек би си едва ли вярват, колко трудно е било в интерес на обществото и да ги вземат трептене на момче.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.كنت بالكاد نرى مدى صعوبة هو المصلحة العامة وجعلها تأخذ ترفرف على صبي يبلغ من العمر.
Çok zor, kamu yararı ve onları çekmek için ne kadar zor inanmak istiyorum eski çocuk flutter.古い男の子でフラッター。 今週末に私たちは私たちのリストに載っていた唯一の名前は、デリカテッセンストアキーパーwas
Doğru olmayan bir şeye inanmak için pratik bir sebep olamaz.Bueno, no puede haber una razón práctica en creer en algo que simplemente no es cierto
Doğru olmayan bir şeye inanmak için pratik bir sebep olamaz.Non può essere una ragione pratica per credere ciò che non è vero.
Doğru olmayan bir şeye inanmak için pratik bir sebep olamaz.Καλά,δεν υπαρχει πρακτικός λόγος να πιστεύεις κατι το οποιο δεν ειναι αληθινο
Doğru olmayan bir şeye inanmak için pratik bir sebep olamaz.Не е възможно да има практическа причина за вярването в нещо, което не е истинно.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.É quase impossível acreditar que é o mesmo rapaz que conhecemos ontem.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Es ist fast unmöglich zu glauben, dass es der gleiche Junge ist den wir gestern getroffen haben.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Il est presque impossible de croire que c'est le même garçon que nous avons rencontré hier.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Non sembra lo stesso ragazzo che abbiamo incontrato ieri.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Resulta increíble que sea el mismo chico que conocimos ayer.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Thật khó mà tin nổi đây lại chính là cậu bé mà chúng tôi vừa gặp hôm qua!
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Почти невъзможно е да повярваме, че е същото момче, което видяхме вчера.
Dün tanıştığımız aynı çocuk olduğuna inanmak neredeyse imkansız.Просто не верится, что это тот же парень которого мы встретили вчера