Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Wątpicie, że to by na was wpłynęło.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Zelo, zelo težko si predstavljamo, kaj na nas vpliva.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Είναι πολύ, πολύ δύσκολο να σκεφτούμε ότι θα μας επηρέαζε.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Много, много трудно е да си го помислите.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.Очень, очень трудно поверить, чтобы формулировка могла на нас повлиять.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.מאוד, מאוד קשה לחשוב שזה ישפיע עלינו.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.صعباً جداً جداً التفكير بأنك ستؤثر علينا.
Bizleri etkileyeceğine inanmak çok ama çok zor.「あの変なヨーロッパの連中なら そうだろうさ」
Bu çok, çok daha büyük bir alan içinde ona inanmak için hiçbir neden yok우리는 휠씬 방대한 규모의 영역내에
Bu çok, çok daha büyük bir alan içinde ona inanmak için hiçbir neden yokNo tenemos razones para creer que dentro de este espacio más grande no haya también modos grandiosos de ser.
Bu çok, çok daha büyük bir alan içinde ona inanmak için hiçbir neden yokאין לנו סיבה לחשוב שבתוך המרחב ההרבה, הרבה יותר גדול הזה
Bu çok, çok daha büyük bir alan içinde ona inanmak için hiçbir neden yokليس هناك سبب واحد يَدْعُنا نصدّق أنّ ضمن هذه المساحة الكبيرة
Bu çok, çok daha büyük bir alan içinde ona inanmak için hiçbir neden yokきっと非常に価値ある生き方があるでしょう
Buna mı inanmak istiyorsun?Ezt akarod hinni?
Buna mı inanmak istiyorsun?Θες πραγματικά να το πιστέψεις αυτό;
Buna mı inanmak istiyorsun?هل تريد حقا تصديق هذا؟
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Astfel, poziția implicită este, pur și simplu, "a crede că toate modelele sunt reale."
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Das bedeutet, die Standardsituation ist schlicht "Nehme an, dass alle Muster echt sind."
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Donc l'approche par défaut est simplement "croire que tous les modèles sont réels."
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Dus de standaardpositie is "geloven dat alle patronen echt zijn."
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Então a posição base é "acreditem que todos os padrões são reais".
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Ezért az alapértelmezett állapot az, hogy "higgy el minden valódi mintázatot".
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Por eso la postura por defecto es "creer que todos los patrones son reales".
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Så det förprogrammerade är att "tro att alla mönsterstrukturer är riktiga."
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Standardním stavem je prostě "Věř, že všechny vzorce jsou skutečné."
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Tak więc, postawa domyślna to po prostu wiara w to, że wszelkie wzorce są prawdziwe.
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Takže preferovaný postoj je "veriť, že všetky vzorce sú skutočné"
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Έτσι λοιπόν, η εξ ορισμού θέση είναι απλώς η εξής: "να πιστεύετε ότι όλα τα πρότυπα είναι αληθινά".
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Поэтому позиция по умолчанию просто "верить в то, что все соответствует образцам"
Bu nedenle varsayılan ayarımız "tüm paternlerin gerçek olduğuna inanmak."Така че зададената позиция е да вярваме, че всичи модели са реални.
Bunu inanmak istememiştim... ...ama hepsi doğruydu.Je ne veux pas le croire, mais tout est vrai.
Bunu inanmak istememiştim... ...ama hepsi doğruydu.Nem akartam elhinni, de minden igaz volt.
Bunu inanmak istememiştim... ...ama hepsi doğruydu.Δεν ήθελα να το πιστέψω, αλλά όλα... ήταν αλήθεια.
Bunu inanmak istememiştim... ...ama hepsi doğruydu.لم ارد التصديق ..لكن كل شيء حقيقي
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.Abychom toho dosáhli, museli jsme věřit v nemožné.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.Aby to zrobić, musieliśmy uwierzyć w niemożliwe.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.Ca să facem asta, a fost nevoie să credem în lucruri imposibile.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.Daarvoor moesten we geloven in onmogelijke dingen.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.Ehhez lehetetlen dolgokban kellett hinnünk.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.E per poterlo fare, abbiamo dovuto credere nell'impossibile.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.Et pour y parvenir, il nous a fallu croire dans des choses impossibles.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.그런데 그렇게 하기 위해서는 불가능한 것들이 가능하다고 믿어야 했죠.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.Para o conseguir, tivemos que acreditar em coisas impossíveis.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.Und dafür mussten wir an unmögliche Dinge glauben.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.Y para lograrlo teníamos que creer en lo imposible.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.А чтобы добиться этого, нужно было поверить в невозможное.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.За да направим това, трябваше да повярваме в невъзможни неща.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.ובכדי לעשות זאת, היינו צריכים להאמין בדברים בלתי אפשריים.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.ولتحقيق ذلك، كان علينا أن نصدق بأشياء مستحيلة.
Bunu yapmak için, imkansız şeylere inanmak zorundaydık.不可能に見えることでも実現できると信じる必要がありました 失敗への恐怖を
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.En ymmärrä, miksi uskomme tähän hölynpölyyn kaikki nämä vuodet.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Ich weiß nicht, was das soll, so viele Jahre an all den Unsinn zu glauben.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Ik weet niet waar we mee bezig zijn, we geloven al deze onzin al jaren.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Jag kan inte förstå vad vi sysslar med, tro på sådant nonsens alla dessa år.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Jeg ved ikke hvad vi har haft gang i, når vi har troet på al denne nonsens gennem alle disse år.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Je ne sais pas ce que vous faisons en croyant toutes ces absurdités depuis toutes ces années.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.전 우리가 하는 짓들이 뭔지 모르겠어요. 지금까지도 이런 말도 안되는 것들을 믿고 있잖아요.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Não sei o que é que andamos a fazer, acreditando neste disparate todo durante tantos anos.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Nem tudom mit csinálunk, hogy elhisszük ezt az ostobaságot éveken át.
Bu saçmalıklara yıllardır inanmakla ne kazandığımızı anlayabilmiş değilim.Nevím, jak to děláme, že tomuhle nesmyslu po tolik let věříme.