Mead - Kıyamet gününe inanmak.Yawmuddin – usk Kohtumõistmise Päeva ja ülestõusmisse.
Rajavi, kadınların da erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiğine tam olarak inanmaktadır.Wollstonecraft väitis, et naistele tuleb anda meestega võrdsed võimalused.
Eğer size gerçekleri söylersem, buna inanmakta zorlanabilirsiniz.Kui inimene kohkub oma tegudest, võib tal olla raske end selles veenda.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.우리가 1994년 부터 이뤄낸 성과는 거의 믿기 힘들 정도입니다.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Aproape că nu îți vine să crezi cât am progresat din 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Aż trudno uwierzyć w postęp uczyniony od 1994 roku.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Det är nästan omöjligt att förstå de framsteg vi gjort sedan 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.É quase impossível acreditar no progresso que tivemos desde 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.E' quasi impossibile credere ai progressi fatti a partire dal 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Es casi imposible creer en todo lo que avanzamos desde 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Es ist fast unglaublich, welchen Fortschritt wir seit 1994 gemacht haben.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Gần như không thể tin được những tiến triển chúng ta tạo ra từ năm 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Het is niet te geloven hoeveel vooruitgang er is geboekt sinds 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Il est presque impossible de croire aux progrès accomplis depuis 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Je skoro nemožné uvěřit pokroku, který jsme učinili od roku 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Je takmer nemožné uveriť pokroku, ktorý sme dosiahli od roku 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Kemajuan yang telah kita buat sejak tahun 1994 hampir tidak dapat dipercaya.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Szinte lehetetlen elhinni a fejlődést, amit elértünk 1994 óta.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Είναι σχεδόν αδύνατο να πιστέψεις την πρόοδο που σημειώσαμε από το 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.В прогресс, который мы сделали с 1994 года почти не возможно поверить.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.Почти е невероятно да повярваш в напредъка, който сме постигнали от 1994 г. насам.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.כמעט ואין להאמין איזו התקדמות השגנו מאז 1994.
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.وانه من المستحيل .. ان تصدقوا كم النجاح والتقدم الذي حققناه منذ عام 1994
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.信じがたいでしょう。 国連難民高等弁務官事務所の
1994'ten beri kaydettiğimiz ilerlemeye inanmak neredeyse imkansız.波斯尼亚和科索沃 都是成功的实例, 了不起的成功。
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Ale myślę, że szaleństwem jest wierzyć, że kiedykolwiek stworzymy społeczeństwo prawdziwie merytokratyczne.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Ampak mislim, da je noro verjeti, da bomo kdaj dejansko zgradili meritokratsko družbo.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Dar este o nebunie să credem că vom construi vreodată o societate cu adevărat meritocratică.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.De szerintem őrültség azt hinni, hogy valaha is megalkotunk egy valódi meritokratikus társadalmat.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.그렇지만 우리가 언젠가 진정한 성과주의 사회를
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Maar het is gekkenwerk om te denken dat we ooit een werkelijke meritocratie zullen bereiken.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Mais je pense que c'est fou de croire que l'on peut faire une société vraiment méritocratique.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Ma penso che sia folle credere che arriveremo a creare una società genuinamente meritocratica.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Men jeg synes det er vanvittigt at tro, at vi nogensinde skaber et samfund, der er fuldstændig meritokratisk.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Mutta ajattelen, että on mieletöntä uskoa, että voimme ikinä tehdä yhteiskunnastamme täysin meritokraattisen.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Αλλά πιστεύω ότι είναι παραφροσύνη να πιστεύει κανείς ότι θα φτάσουμε ποτέ σε μια κοινωνία γνήσια αξιοκρατική.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Але я думаю, що божевільно вірити, що ми зможемо зробимо суспільство по-справжньому меритократичним.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Но смятам, че е лудост да се вярва, че ние някога ще създадем общество, което да е истински меритократично.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.Но я уверен, что было бы безумно верить в то, что однажды мы построим истинно меритократическое общество.
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.אבל אני חושב שזה מטורף להאמין שאנחנו אי פעם
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.و لكن باعتقادي ، من الجنون الايمان بانه بامكاننا ...
Ama bence samimi olarak meritokratik bir toplum yaratabileceğimize inanmak çılgınca bir fikir.馬鹿げた発想です 不可能な夢です
Ama biz her yıl cikardigimizin üç katı petrol kullanıyoruz. Bildiğimiz seye inanmak istemiyoruz. İnkar edis.Cunoasteti problema, nu vrem sa credem ceea ce stim deja.
Ama olduğuna inanmak istedim.그냥 오해하고 싶었어요
Ama olduğuna inanmak istedim.Pero quería creer lo contrario.
Ama olduğuna inanmak istedim.Tapi aku ingin mempercayai sesuatu terjadi diantara mereka
Ama olduğuna inanmak istedim.Але хотів вірити в зворотне.
Ama olduğuna inanmak istedim.لكنني أردت أن أصدق بأن شيئاً قد حدث
Ama sorun olduğunu onun bilinç sıkıca o deli olduğuna inanmaktadır.Mais le problème est que sa conscience croit fermement qu'il est possédé.
Ama sorun olduğunu onun bilinç sıkıca o deli olduğuna inanmaktadır.Mas o problema é que sua consciência firmemente acredita que ele está possuído.
Ama sorun olduğunu onun bilinç sıkıca o deli olduğuna inanmaktadır.Nhưng vấn đề là rằng ý thức của mình vững chắc tin rằng ông đang sở hữu.
Ama sorun olduğunu onun bilinç sıkıca o deli olduğuna inanmaktadır.Pero el problema es que su conciencia firmemente cree que está poseído.
Ama sorun olduğunu onun bilinç sıkıca o deli olduğuna inanmaktadır.אבל הבעיה הוא שתודעתו בתקיפות מאמין שהוא אחוז הדיבוק.
Ama sorun olduğunu onun bilinç sıkıca o deli olduğuna inanmaktadır.ولكن المشكلة هي أن وعيه بحزم يعتقد أن يمتلك هو.
Ama sorun olduğunu onun bilinç sıkıca o deli olduğuna inanmaktadır.しかし、問題は、彼の意識はしっかりとすることである_。 憑かれた?
Ancak gerçekte hayatta, eğer dünyayı değiştirmek istiyorsanız, görmeden önce o şeylere inanmak zorundasınız.Pero en realidad en la vida, si quieren cambiar el mundo, tienen que creer en las cosas antes de verlas.
Ancak gerçekte hayatta, eğer dünyayı değiştirmek istiyorsanız, görmeden önce o şeylere inanmak zorundasınız.Но на самом деле в жизни, если вы хотите изменить мир, вы должны сперва поверить во что-то, чтобы увидеть.
Ancak gerçekte hayatta, eğer dünyayı değiştirmek istiyorsanız, görmeden önce o şeylere inanmak zorundasınız.実現する前に信じることが大切です 実現する前にマッキントッシュを信じるのです
Ancak, ne Konsey, ne de Komisyon butür bir yasal çerçevenin etkili olacağına inanmaktadır.Il Consiglio e la Commissione ritengono che un quadro giuridico di questotipo non sarebbe efficace.
Ancak, ne Konsey, ne de Komisyon butür bir yasal çerçevenin etkili olacağına inanmaktadır.Ni le Conseil, ni la Commission ne croient enl’efficacité d’un tel cadre juridique.