Ana içeriğe geç
Sözlük

inanmak ile cümle

inanmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ancak, ne Konsey, ne de Komisyon butür bir yasal çerçevenin etkili olacağına inanmaktadır.Sem a Tanács, sem pedig a Bizottság nem hiszi, hogyegy ilyen törvényi keret hatékonyan működhet.
Ancak, ne Konsey, ne de Komisyon butür bir yasal çerçevenin etkili olacağına inanmaktadır.Weder der Rat noch die Kommission glauben an die Wirksamkeiteines solchen Rechtsrahmens.
Ancak, ne Konsey, ne de Komisyon butür bir yasal çerçevenin etkili olacağına inanmaktadır.Το Συµβούλιο και η Ε p i ι τ ρ ο p i ή δεν θεωρούν ότι ανάλογο νοµικόpiλαίσιο θα ήταν αpiοτελεσµατικό.
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun.Je ne veux plus y croire et être dans ce rôle à présent."
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun."Nem akarok hinni ebben a szerepben, és nem akarok benne lenni többé."
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun.Non vuoi credere ed essere quel ruolo adesso.
Artık bu role inanmak ve bu rolde olmak istemiyorsun.No quieres creer ni estar en ese papel ahora.
Ayrıca, para gerçek bir şeyler olduğuna inanmak isteyen uzun bir geçmişi vardır.Lo que es más, hay una larga trayectoria de querer creer que el dinero es algo real.
Ayrıca, para gerçek bir şeyler olduğuna inanmak isteyen uzun bir geçmişi vardır.Επιπλέον, υπάρχει μια μακρά ιστορία του που θέλουν να πιστεύουν ότι το χρήμα είναι κάτι πραγματικό.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.Bei diesem Anblick schwer zu glauben, dass es dem Kind im Rücksitz bei einem Unfall noch gut gehen wird.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.È dura credere, guardando queste immagini, che il secondo manichino se la caverà tanto bene.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.E greu de crezut când te uiţi la asta că puştiul din spate va fi foarte bine dacă un accident chiar are loc.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.Het is moeilijk te geloven, als je dit bekijkt, dat die jongen achteraan het heel goed gaat doen in een crash.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.이 장면을 보고 뒤쪽에 앉은 아이가 충돌실험에서 아무 문제 없을거라고 생각하기는 쉽지 않겠죠.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.När man ser det här är det svårt att tro att den där ungen i bak kommer att klara sig väldigt bra i en olycka.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.Quando olhamos para isto, é difícil acreditar que a criança na traseira vai ficar bem aquando do impacto.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.Trudno uwierzyć, że dziecko siedzące z tyłu ma takie same szanse na przeżycie wypadku.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.Δύσκολα το πιστεύεις, όταν βλέπεις κάτι τέτοιο, ότι το παιδί πίσω δεν θα πάθει κάτι αν τρακάρετε κάπου.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.Трудно е да повярваш, като погледнеш това, че детето отзад ще се справи много добре при катастрофа.
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.,קשה להאמין בכך כשמסתכלים .שהילד מאחור למעשה בסדר גמור במקרה של תאונה
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.انه من الصعب التصديق عندما تنظر الى ذلك ذلك الطفل الذي بالخلف سوف يصمد أكثر عند حدوث الحادث
Baktığınızda, çarpışma esnasında arkadaki çocuğun çok iyi bir durumda olacağına inanmak oldukça zor.無事で済むとは信じがたいです さて衝突実験を行います
Bazı şeylere inanmak için görmek gereklidir.Algunas cosas necesitan verse para creerse.
Bazı şeylere inanmak için görmek gereklidir.Некоторые вещи нужно увидеть, чтобы в них поверить.
Bazı şeylere inanmak için görmek gereklidir.でも現実の世界で世界を変えたいのなら
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Aku memiliki alasan untuk percaya bahwa kita harus pada waktunya untuk menghentikannya.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Am toate motivele să credem că noi trebuie să fie în timp, să-l oprească.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Ho tutte le ragioni per credere che siamo deve essere in tempo per fermarlo.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Ich habe allen Grund zu glauben, dass wir wird in der Zeit sein, um es zu stoppen.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Ik heb alle reden om te geloven dat we worden op tijd om het te stoppen.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Imam vse razloge, da verjamemo, da smo se v čas, da ga ustavi.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Jag har all anledning att tro att vi ska vara i tid för att stoppa det.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.J'ai toute raison de croire que nous doit être à temps pour l'arrêter.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Jeg har al mulig grund til at tro, at vi skal være tid til at stoppe det.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Mám všechny důvody věřit, že jsme musí být včas zastavit.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Mám všetky dôvody veriť, že sme musí byť včas zastaviť.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Mam wszelkie powody, by wierzyć, że są w czasie do jej zatrzymania.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Minden okom megvan azt hinni, hogy mi kell időben megállítani.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Minulla on täysi syy uskoa, että me on oltava aika lopettaa se.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Tengo muchas razones para creer que será a tiempo para detenerlo.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Tenho todas as razões para acreditar que nós será a tempo de detê-lo.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Tôi có mọi lý do để tin rằng chúng tôi được thời gian để ngăn chặn nó.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Έχω κάθε λόγο να πιστεύουμε ότι μπορούμε πρέπει να είναι χρόνος να σταματήσει.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.Имам всички основания да вярвам, че ние се във времето, за да го спре.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.У мене є всі підстави вважати, що ми має бути вчасно, щоб зупинити його.
Ben inanmak için her türlü sebep var ki bunu durdurmak için zaman içinde olacaktır.У меня есть все основания полагать, что мы должно быть вовремя, чтобы остановить его.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Chcem veriť a aj vy chcete.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Chcę wierzyć i ty także.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Chci něčemu věřit a vy také.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Eu quero acreditar, e vós também.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Hinni akarok, mint ahogyan Önök is.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Ich möchte glauben, und Sie möchten es auch.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Ik wil geloven, en jullie ook.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Io voglio credere, e anche voi lo volete.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Jag vill tro, och du också.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Jeg vil gerne tro, og det vil I også.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Je veux croire, et vous aussi.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.저는 믿고싶습니다. 여러분도 그렇죠
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Minä haluan uskoa, ja tekin haluatte.
Ben inanmak istiyorum, sizler de öyle.Quiero creer, y tú también.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod