Ve ona inanan insanlar... ...onun hedefini aldılar, ve kendi hedefleri yaptılar, ve insanlara söylediler.فكان من الناس الذين آمنوا بما آمن به أن تبنوا قضيته،وأخبروا الناس بها.
Ve ona inanan insanlar... ...onun hedefini aldılar, ve kendi hedefleri yaptılar, ve insanlara söylediler.彼の動機を自らの動機とし 他の人にも伝えたのです さらに多くの人々に伝えるため
Ve onun inandığına inanan insanlar onun nedenini aldılar, kendi nedenleri yaptılar ve insanlara anlattılar.그가 믿고 있는 것을 믿는 사람들은 그의 이유를 받아들였고, 그걸 자신의 것으로 삼아, 사람들에게 말하고 다녔습니다.
Ve onun inandığına inanan insanlar onun nedenini aldılar, kendi nedenleri yaptılar ve insanlara anlattılar.Y la gente que creía en lo que él creía tomó su causa como propia, y le contó a más gente.
Ve onun inandığına inanan insanlar onun nedenini aldılar, kendi nedenleri yaptılar ve insanlara anlattılar.І люди, які вірили в те, у що вірив він, взяли його справу і зробили її своєю, і понесли її в маси.
Ve onun inandığına inanan insanlar onun nedenini aldılar, kendi nedenleri yaptılar ve insanlara anlattılar.彼の動機を自らの動機とし 他の人にも伝えたのです さらに多くの人々に伝えるため
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Akik hittek a Wright fivérek álmában mindent beleadtak, szívvel-lélekkel velük voltak.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Aqueles que acreditavam no sonho dos irmãos Wright trabalhavam com eles com sangue, suor e lágrimas.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Ceux qui croyaient au rêve des frères Wright, travaillaient avec eux avec sang, sueur et larmes.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.De mennesker der troede på brødrene Wrights drøm arbejdede med dem med blod, sved og tårer.
Wright kardeşlerin hayallerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.라이트 형제의 꿈을 믿었던 사람들은 그들과 함께 혼신의 힘을 다해 함께 일했습니다.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.라이트 형제의 꿈을 믿은 사람들은, 그들과 함께 열과 성의를 다해 헌신적으로 일을 했습니다.
Wright kardeşlerin hayallerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.La gente que creía en el sueño de los hermanos Wright trabajó con ellos con sangre, sudor y lágrimas.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.la gente que creyó en el sueño de los hermanos Wright trabajó con ellos dejando sangre, sudor y lágrimas.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Le persone che credevano nel sogno dei fratelli Wright, hanno lavorato con loro con sangue, sudore e lacrime.
Wright kardeşlerin hayallerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Les gens qui croyaient dans le rêve des frères Wright leur ont donné leur sang, leur sueur et leurs larmes.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Lidé, kteří věřili snu bratří Wrightů, pro ně pracovali i přes krev, pot a slzy.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Ljudje, ki so verjeli v sanje bratov Wright, so delali z njima, točili solze in potili krvavi pot.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Ľudia, ktorí verili v sen bratov Wrightovcov, s nimi krvopotne pracovali.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Ludzie, którzy wierzyli w marzenia braci Wright, pracowali z pełnym poświęceniem.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Människorna som trodde på Bröderna Wrights dröm, arbetade med dem för blod, svett och tårar.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Người mà họ tin vào giấc mơ anh em nhà Wright, làm việc với họ bằng máu, mồ hôi, và nước mắt.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Αυτοί που πίστευαν στο όνειρο των αδελφών Ράιτ, δούλεψαν μαζί τους με αίμα, ιδρώτα και δάκρυα.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Люди, которые верили в мечту братьев Райт, работали на них потом, кровью и слезами.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Люди, які вірили в мрію братів Райт, працювали на них потом, кров'ю та сльозами.
Wright kardeşlerin hayallerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Люди, які вірили в мрію братів Райт, працювали разом з ними з повною самовіддачею, кров'ю, потом і слізьми.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.Хората, които вярвали в мечтата на братята Райт, работели за тях с кръв, пот и сълзи.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.האנשים שהאמינו בחלום של האחים רייט, עבדו עבורם עם דם יזע ודמעות.
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.الأشخاص الذين آمنوا بحلم الأخويت رايت عملوا بدمهم و عرقهم و دموعهم.
Wright kardeşlerin hayallerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.血と汗と涙を流して 共に働きました もう一方のチームは ただ給与のために働きます
'Wright' kardeşlerin hayâllerine inanan insanlar, onlarla kan, ter ve göz yaşları içinde çalıştılar.血と汗と涙を流して共に働きました もう一方のチームはただ給与のために働きます
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Deci oameni -- de exemplu poate, clasa muncitoare -- sau oameni care cred cu adevărat în cooperativă.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Donc des gens -- càd peut-être moins aisés -- ou des gens qui croient vraiment dans une coopérative.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Így az emberek -- talán a kétkezi dolgozók -- vagy akik hisznek a szövetkezetek erejében.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Klasie pracującej i ludziom, którzy wierzą we współpracę.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.사람들, 즉, 아마도 보다 노동 계층이거나 협동조합에 대해 실제 신뢰를 가지고 있는 사람들이죠.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Lidem, například, více pracující třídě -- nebo lidem, kteří věří družstevnictví.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Mensen dus, wellicht meer arbeidersklasse -- of mensen die echt geloven in een coöperatie.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Så folk -- till exempel fler från arbetsklassen eller folk som faktiskt tror på en kooperation.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Sprich, Leute die mehr der Arbeiterklasse angehören, oder Leute die eigentlich an Genossenschaften glauben.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Tal vez personas de la clase trabajadora o personas que creen realmente en una cooperativa.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Ανθρώπους -- ίσως περισσότερο της εργατικής τάξης -- ή ανθρώπους που πραγματικά πιστεύουν σε ένα συνεταιρισμό.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.Різним людям - робочому класу, чи людям, котрі вірять у кооперативи.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.То есть людям среднего класса или тем, кто верит в кооперативы.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.אז אנשים -- לדוגמה אולי, יותר אנשים עובדים -- או אנשים שבאמת מאמינים בקואופרטיב.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.إذن الناس -- ربما الطبقة العاملة -- أو الناس الذين يؤمنون بالتعاونيات.
Yani insanlar -- belki de, daha çok çalışan kesim -- ya da işbirliğine gerçekten inanan insanlar.私の活動に賛同してくれる人にもです。 これは社会的計画です。
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.A jam rzekł: Panie! onić wiedzą, żemci ja podawał do więzienia i bijał w bóżnicach te, którzy wierzyli w cię.
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.A já řekl jsem: Pane, oniť vědí, že jsem já do žaláře dával a bil jsem v školách ty, kteříž věřili v tebe.
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.A ja som povedal: Pane, oni vedia, že ja som žalároval a bil po synagógach veriacich na teba.
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.Da sa jeg: Herre! de vet selv at jeg kastet i fengsel og hudstrøk rundt om i synagogene dem som trodde på dig,
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.Disse eu: Senhor, eles bem sabem que eu encarcerava e açoitava pelas sinagogas os que criam em ti,
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.E io dissi: Signore, essi sanno che facevo imprigionare e percuotere nella sinagoga quelli che credevano in te
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.In jaz rečem: Gospod, sami vedo, da sem jaz zapiral v ječe in tepel po shodnicah te, ki verujejo v tebe;
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.내가 말하기를 주여 내가 주 믿는 사람들을 가두고 또 각 회당에서 때리고
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.Og jeg sagde: Herre! de vide selv, at jeg fængslede og piskede trindt om i Synagogerne dem, som troede på dig,
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.Şi am zis: ,Doamne, ei ştiu că eu băgam în temniţă şi băteam prin sinagogi pe ceice cred în Tine:
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.Tôi thưa rằng: Lạy Chúa, chính họ biết tôi từng bỏ tù những người tin Chúa và đánh đòn trong các nhà hội nữa.
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.Και εγω ειπον Κυριε, αυτοι εξευρουσιν οτι εγω εφυλακιζον και εδερον εν ταις συναγωγαις τους πιστευοντας εις σε
‹‹ ‹Ya Rab› dedim, ‹Benim havradan havraya giderek sana inananları tutuklayıp dövdüğümü biliyorlar.А я сказав: Господи, вони знають, що я вкидав у темниці та бив по школах тих, що вірували в Тебе.