Şöyle söyledi: 'Sıkı sıkıya insanlara inanan birisiyim.הוא אמר, "אני מאמין באנשים.
Şöyle söyledi: 'Sıkı sıkıya insanlara inanan birisiyim.لقد قال "أنا أشد المؤمنين في الشعب.
Şöyle söyledi: 'Sıkı sıkıya insanlara inanan birisiyim.真実を伝えられれば 人々を頼りにして
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Da jeg kom til universitetet, mødte jeg en med-poet som delt min tro på det magiske i spoken word poesi.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Khi tôi đến đại học, tôi gặp một nhà thơ khác cũng chia sẽ niềm tin của tôi ở phép màu của thơ nói.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Kiedy poszłam na studia, spotkałam innego poetę, który podzielał moją wiarę w magię poezji mówionej.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.제가 대학에 들어갔을 때 전 회화시의 마력에 대한 제 믿음을 공유할 수 있는 동료 시인을 만났어요.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Ko sem prišla na univerzo, sem spoznala pesnika, ki je z mano delil vero v magijo govorjene besede.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.La universitate am întâlnit un coleg poet care-mi împărtăşea credința în magia poeziei recitate.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.När jag kom till universitetet, mötte jag en annan poet som delade min tro om det magiska i spoken word poesi.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Na univerzite som stretla ďalšieho básnika, ktorý zdieľal moju vieru v kúzlo hovoreného slova.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Na vysoké jsem potkala básníka, který sdílel moje přesvědčení o síle mluvené poezie.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Op de universiteit ontmoette ik een mede-dichter die mijn geloof deelde in de magie van gesproken woordpoëzie.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Quando fui para a universidade, conheci outro poeta que partilhava a minha crença na magia da poesia falada.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Когато отидох в университета се запознах с колега поет, който споделя моята вяра в магията на устната поезия.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Когда я пошла в университет, я познакомилась с поэтом, который разделял мою веру в волшебство устной поэзии.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.Коли я потрапила в університет, я зустріла товариша поета що розділяв мою віру в магію розмовної поезії.
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.עם תרמיל מלא בכל המקומות בהם הייתי. כשהגעתי לאוניברסיטה, פגשתי משורר עמית
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.عندما وصلت إلى الجامعة ، تعرفت على زميل يحب الشعر كان معجباً ايضاً بإلقاء الشعر وسحره الآخاذ
Universiteye başladığımda, benim gibi sözlü şiirin büyüsüne inanan bir şairle tanıştım.考えを共有できる 仲間の詩人に出会いました フィル・ケイと言い
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.A tolik jich souhlasilo s tím samým článkem s obrázkem mozku.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.A tyle osób zgadza się z tymi samymi wnioskami w artykule z obrazkiem.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.Đây là số người đồng ý với bài viết đó nhưng có hình bộ não.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.E questo fa vedere quanto fossero d'accorda con lo stesso articolo che aveva l'immagine del cervello.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.És ennyien értettek egyet azzal a cikkel, melyben volt kép az agyról.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.Et voici combien ils étaient d'accord avec le même article avec image.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.그리고 이건 그림이 포함된 같은 기사의 결론에 동의하는 인원수 입니다.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.Näin moni on yhtä mieltä artikkelista, jossa on kuva mukana.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.Și aici e cât de mult sunt de acord cu același articol care a inclus o imagine de creier.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.Und hier sieht man, wie viele dem gleichen Artikel zustimmten, der ein Bild eines Gehirns beinhaltete.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.Y esto, la cantidad que estaban de acuerdo con el mismo artículo con la imagen de un cerebro.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.Zoveel waren het eens met de hetzelfde artikel maar met een afbeelding van hersenen.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.Και εδώ πόσοι συμφωνούν για το ίδιο άρθρο που είχε όμως και τη φωτογραφία του εγκεφάλου.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.А это количество людей, согласных с той же статьёй, включавшей изображение мозга.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.וזה עד כמה הם מסכימים עם אותו מאמר הכולל תמונה של המוח.
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.و هذا عدد الناس الذين وافقو على نفس الاستنتاجات لنفس المقال الذي يحتوي على صورة الدماغ
Ve bu, aynı makalede, resim olduğuna inanan ne kadar insan olduğudur.同意した被験者の数です ここで学んだことは
Ve buna inanan yaklaşık olarak 3,500 kadar vatandaş vardı ve dilekçeyi imzaladılar.그리고 동의해주셨던 3,500 명의 시민들이 그 탄원서에 서명해주셨습니다.
Ve buna inanan yaklaşık olarak 3,500 kadar vatandaş vardı ve dilekçeyi imzaladılar.Našlo se kolem 3 500 občanů, kteří věřili zrušení zákazu, a petici podepsali.
Ve buna inanan yaklaşık olarak 3,500 kadar vatandaş vardı ve dilekçeyi imzaladılar.Około 3500 przekonanych obywateli podpisało petycję.
Ve buna inanan yaklaşık olarak 3,500 kadar vatandaş vardı ve dilekçeyi imzaladılar.והיו שם, משהו כמו, 3,500 אזרחים שהאמינו בזה והם חתמו על העצומה הזו.
Ve buna inanan yaklaşık olarak 3,500 kadar vatandaş vardı ve dilekçeyi imzaladılar.وكان هناك حوالي 3،500 مواطن من الذين آمنوا بهذا الأمر ووقعوا على تلك العريضة.
Ve buna inanan yaklaşık olarak 3,500 kadar vatandaş vardı ve dilekçeyi imzaladılar.署名をしてくださいました 今お話しした人たちはほんの一例です
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.이 선정된 그룹 내에서 신을 믿는 사람의 비율은 7%라는 충격적 수치가 나왔습니다.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.Ebben a csoportban a személyes istenben való hit mindössze 7%-ra csökkent.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.la creencia en un dios personal cayó drásticamente a un 7%.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.la croyance personnelle en Dieu n'atteint qu'un renversant sept pour-cent.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.la fede in un qualunque Dio precipitava ad un misero 7%.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.Og blandt denne udvalgte gruppe var troen på en personlig Gud faldet til rystende 7 procent.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.V rámci tejto vybranej skupiny sa viera v konkrétneho boha prepadla na mizivých sedem percent.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.V této skupině víra v osobního Boha spadla na ohromujících 7 %.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.W tej wybranej grupie wiara w osobowego Boga runęła z łoskotem do 7%.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.И в этой отдельно взятой группе вера в персонального Бога упала до сокрушительных 7%.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.І серед цієї добірної групи, віра в персонального Бога впала до нищівних 7%.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.ובקרב קבוצה נבחרת זו, האמונה באל אישי צנחה והתנפצה ל-7 אחוזים.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.من إجمالي هذه النخبة من العلماء، 7% فقط منهم يؤمنون بدين واحد.
Ve bu seçkin grupta kişisel bir tanrıya inananların oranı % 7'ye düştü.人格神を信じる割合はわずか7%にとどまりました およそ20%は不可知論者で 残りの人たちは無神論者と呼んで差し支えなさそうです
Ve daha iyi olduklarına inanan hastalar bile, kontollerle birebir eşleştiler.E anche i pazienti che pensavano che stessero migliorando corrispondevano esattamente ai controlli.
Ve daha iyi olduklarına inanan hastalar bile, kontollerle birebir eşleştiler.심지어 자기 상태가 호전된다고 믿던 사람들도 대조군과 완벽히 일치합니다. 정확히요.
Ve daha iyi olduklarına inanan hastalar bile, kontollerle birebir eşleştiler.Nawet ci, którzy myśleli że jest z nimi coraz lepiej, zostali dokładnie dopasowani.