Ana içeriğe geç
Sözlük

inanan ile cümle

inanan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.E' gente che ha creduto nella pace e nelle possibilità di realizzarla, ecc... -- e l'hanno reso possibile.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.Ei sunt oamenii care au crezut în pace şi în posibilitatea ei, etc., etc. - şi au realizat-o.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.Eran las personas que creyeron en la paz y en sus posibilidades, etc., etc. ... y lo hicieron posible.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.Họ là những người tin ở hòa bình và khả năng của nó, vân vân. -- và họ làm nó thành hiện thực.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.이들은 평화를 믿는 사람들이었습니다. 그리고 평화에 대한 가능성을 믿는 사람들이었죠. 그리고 실제로 이들은 현실로 이뤄냈습니다.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.Mereka percaya perdamaian dan kemungkinannya, dsb., dsb. -- dan mereka mewujudkannya.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.Olyan emberek voltak, akik hittek a békében, és a béke lehetőségében, stb., stb. -- és meg is valósították.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.São elas as pessoas que acreditaram na paz nas suas possibilidades, etc., etc., e a fizeram acontecer.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.To so ljudje, ki so verjeli v mir in v možnosti zanj, itd., itd. ... in ga uresničili.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.Zij waren de mensen die geloofden in vrede en de mogelijkheden ervan. Zij zorgden dat het lukte.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.Те бяха тези, които повярваха в мира и неговите възможности, и те направиха това реалност.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.Ці люди вірили в мир і його можливості - і вони зробили його реальністю.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.הם האנשים שמאמינים בשלום והאפשרויות של זה, וכולי - הם הפכו את זה לאמיתי.
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.هم كانوا من امن بالسلام وبامكانية حدوثه... الخ ... الخ وهم فعلا من حققوه
Onlar barışa ve onun mümkün kılacağı şeylere inanan insanlardı -- ve bunu gerçekleştirdiler.それを現実のものとしました 彼らに映画を見せて伝えたかったのです
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."De profeet wilde dat iedere gelovige zelf de Koran kan lezen."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Der Prophet wollte, dass jeder Gläubige den Koran selbst lesen kann."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti." Doğru mu duymuştum?Jól hallottam?
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."El profeta quería que todos los creyentes pudieran leer el Corán por sí mismos."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Il Profeta voleva che ogni fedele fosse in grado di leggere da sé il Corano."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."예언자는 모든 신자들에게 그들 자신이 코란을 읽을 수 있게 되길 바랐어요"라고 말했어요
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Le prophète voulait que tout croyant soit capable de lire le Coran pour lui-même."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Profetul cerea ca fiecare credincios să fie capabil să citească singur Coranul."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Prorok pragnął, aby każdy wierzący umiał sam przeczytać Koran."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Ο προφήτης ήθελε κάθε πιστός να μπορεί να διαβάσει το Κοράνι από μόνος του."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Пророк хотел, чтобы каждый верующий мог читать Коран самостоятельно."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."Пророкът е искал всеки вярващ де е способен да чете Корана сам."
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."הנביא רצה שכל מאמין יהיה מסוגל לקרוא בקוראן בעצמו".
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."الرسول أراد من كل مؤمن أن يكون قادرا على قراءة القرآن بمفرده"
Peygamber her inananın Kuran'ı kendileri için okuyabilmesini istemişti."コーランを自分で読んでほしいと考えたのです」 えっ?本当に?
Poussin de Stoacı felsefeye inanan ve bunun gibi resimler yapan ressamları bir araya getiriyor.Poussin znalazł grono malarzy, z których wielu podzielało jego stoicką filozofię i naśladowało jego styl.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Aşa că oamenii care credeau în soluţiile psihologice nu aveau un model.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Así que las personas que creían en soluciones psicológicas no contaban con un modelo.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Chi credeva in una soluzione psicologica non aveva alcun modello.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Donc les gens qui croyaient à des solutions psychologiques n'avaient pas de modèle.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Dus mensen die geloofden in psychologische oplossingen hadden geen model.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.그래서 심리학적 해법을 믿는 사람들은 모델이 없었습니다.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Lidé, kteří důvěřovali psychologickým řešením, tedy neměli model.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Ljudje, ki so verjeli v psihološke rešitve, niso imeli modela.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Ludzie chcący odwoływać się do psychologii, nie mieli dobrych modeli.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Menschen, die also an psychologische Lösungen glaubten, hatten kein Modell.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Quindi chi credeva alle soluzioni psicologiche non aveva un modello.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Så folk der troede på psykologiske løsninger havde ikke en model.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Takže ľudia, ktorí verili v psychologické riešenia, nemali model.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Vì vậy, những người tin vào giải pháp tâm lý đã không có được một mô hình.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Ο άνθρωποι, λοιπόν, που πίστευαν σε ψυχολογικές λύσεις στερούνταν κάποιου πρότυπου.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.И у людей, которые верили в психологические решения, было не с чем работать.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.Хората, които вярваха в психологическите решения, нямаха модел.
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.כך שלאנשים שהאמינו בפתרונות פסיכולוגיים לא היה מודל
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.لذا فإن الناس الذين اعتقدوا في الحلول السيكولوجية لم يكن لديهم مثالاً
Psikolojik çözümlere inanan insanların bir modelleri yoktu.枠組みがなかったのです
Sana inananları kandırmak için nasıl ucuz simya kullandıgını.Come ha usato alchimia da poco per ingannare i suoi sostenitori.
Sana inananları kandırmak için nasıl ucuz simya kullandıgını.Cómo usa alquimia barata para engañar a sus seguidores.
Sana inananları kandırmak için nasıl ucuz simya kullandıgını.Du bruger billig alkymi til at snyde dine tilhængere.
Sana inananları kandırmak için nasıl ucuz simya kullandıgını.Hur använder du billig alkemi för att lura anhängarna?
Sana inananları kandırmak için nasıl ucuz simya kullandıgını.-miten huijaat halvalla alkemialla.
Sana inananları kandırmak için nasıl ucuz simya kullandıgını.Na przykład jak wykorzystać tanią alchemię do zwodzenia ludzi.
Sana inananları kandırmak için nasıl ucuz simya kullandıgını.Por exemplo, como usas alquimia barata para enganar os seguidores.
Sana inananları kandırmak için nasıl ucuz simya kullandıgını.Όπως, πώς εξαπατάς τους οπαδούς σου με αλχημεία.
Sana inananları kandırmak için nasıl ucuz simya kullandıgını.Вы пользуетесь дешёвой алхимией, чтобы обмануть людей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod