Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ولكن لنفترض.. (تصفيق)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".(拍手) 1987年に ある記者がジョージ・ブッシュ(父)に
# aşk inananlar için gelir,# el amor viene a aquellos que creen
# aşk inananlar için gelir,الحب ياتى لهؤلاء الذين يمؤمنون به
# aşk inananlar için geliyor.# el amor viene a lo que creen.
# aşk inananlar için geliyor.# el amor viene a quienes creen.
# aşk inananlar için geliyor.الحب ياتى لمن يؤمن بة
# aşk inananlar için geliyor.الحب ياتى لمن يؤمن به
# aşk inananlar için geliyor.الحب ياتى لهؤلاء الذين يمؤمنون به
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Bạn biết đấy, tôi còn không tin vào khái niệm một gia đình lý tưởng.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Io non credo nell'idea della famiglia ideale.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Jeg tror ikke på konceptet om en ideal familie.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.음, 저는 이상적인 가정에 대한 개념을 믿지 않습니다.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Sabem, eu nem acredito no conceito de uma família ideal.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Saben, ni siquiera creo en el concepto de familia ideal.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Saya bahkan tidak percaya dengan konsep keluarga ideal.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Ştiţi, eu nici măcar nu cred în conceptul de familie ideală.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Tudod, én nem is hiszek az ideális család fogalmában.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Vet ni vad, jag tror inte ens på konceptet av en idealfamilj.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Viete, ja ani neverím v koncept ideálnej rodiny.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Víte, já ani nevěřím na ideální rodinu.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Vous savez, je ne crois même pas au concept d'une famille idéale.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Weet je, ik geloof niet eens in het concept van een ideaal gezin.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Wiecie...nie wierzę w koncepcję idealnej rodziny.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Wissen Sie, ich glaube nicht einmal an das Konzept einer idealen Familie.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Ξέρετε, δεν πιστεύω καν στην έννοια της ιδανικής οικογένειας.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Ви знаєте, я навіть не вірю в концепцію ідеальної родини.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Вы знаете, я не верю, что существует какое-то универсальное понятие "идеальная семья".
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.Знаете ли, аз дори не вярвам в концепцията за идеално семейство.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.אתם יודעים, אני לא מאמין אפילו ברעיון של משפחה אידיאלית.
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.أتعرفون، لا أؤمن بمبدأ الأسرة المثالية
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.你知嘅,我唔相信有么嘢系叫做理想家庭嘅。
Aslında ben ideal aile kavramına inanan biri değilim.子どもの頃の話をしましょう
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Alta care crede în transparenţa pură a conţinutului.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Egy másik, amely a tartalom teljes átláthatóságában hisz.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Eine weitere Haltung bezieht sich auf die pure Transparenz von Inhalten.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.En anden forholder sig til indholdets gennemskuelighed.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.또 다른 입장은, 순수하게 투명한 내용 전달을 신봉합니다.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Kolejne, które wierzy w pełną jasność treści.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Một cái khác nữa tin vào tính trong sáng thuần túy của nội dung.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Otra que cree en la pura transparencia del contenido.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Outra acredita na transparência do conteúdo.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Un'altra ancora che crede nella pura trasparenza del contenuto.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Une autre qui croit à la transparence pure du contenu.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Weer een ander gelooft in de transparantie van de inhoud.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Άλλη μια η οποία πιστεύει στην αγνή διαφάνεια του περιεχομένου.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Другой подход заключается в утверждении, что содержание предельно понятно.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.Още едно, което вярва в чистата прозрачност на същината.
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.גישה נוספת מאמינה בשקיפות הטהורה של התוכן,
Ayrıca, içeriğin mutlak saydamlığına inanan yaklaşım var.ونوع آخر يؤمن بالشفافية المطلقة حول المحتوى.
Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Ayahmu mengatakan kepada saya Anda percaya pada Tuhan dan Anda berbicara kepada Tuhan?
Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Cha nói với tôi là tin vào Thiên Chúa và bạn nói chuyện với Thiên Chúa?
Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Dein Vater sagte mir, Sie glauben, in Gott, und du mit Gott sprechen?
Babanız size inanan bana Allah ve Tanrı konuşmak?Tatăl tău mi-a spus sunteţi crede în Dumnezeu şi voi vorbi cu Dumnezeu?
Babanız size inanan banaTu padre me dijo que se cree en Dios y hablar con Dios?
Babanız size inanan banaБаща ти ми каза да се вярва в Бога и да говори с Бога?
Bazı insanlar feryat figan oldular. Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Jotkut nostivat kauhean älämölön, ja he olivat niitä, jotka uskoivat, että Indus-kirjoitus ei edusta kieltä.
Bazı insanlar feryat figan oldular. Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Podniósł się krzyk wśród ludzi, którzy twierdzili, że pismo induskie nie stanowi języka.
Bazı insanlar feryat figan oldular. Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Были те кто подняли шум, те самые, кто считал что хараппская письменность не является языком.
Ben tasarım duygusuna sahip büyük bir inananım, ve mesaj gönderilmişti저는 디자인의 감정에 대해 큰 믿음을 가진 사람입니다. 그리고 누군가 읽기 시작하기도 전에