Ana içeriğe geç
Sözlük

inanan ile cümle

inanan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ben tasarım duygusuna sahip büyük bir inananım, ve mesaj gönderilmiştiאני מאמין גדול בעיצוב עם רגש, ובמסר שנשלח
Ben tasarım duygusuna sahip büyük bir inananım, ve mesaj gönderilmiştiأنا مؤمن جدا بالإحساس في التصميم, والرسالة المرسلة
Ben tasarım duygusuna sahip büyük bir inananım, ve mesaj gönderilmiştiデザインには 文章を読んで、残りの情報を知る前に
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Eszembe sem jutott, hogy ennyi hívő lesz egy TED konferencián!
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum. (Gülüşmeler)Zoveel gelovigen op een TED-conferentie... (Gelach)
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Ich hatte keine Ahnung, dass bei einer TED-Konferenz soviele Gläubige sein würden.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Je ne pensais pas qu'il y avait autant de croyants à une conférence TED.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.테드 강연장에 이렇게 많은 신자들이 있었는지 몰랐네요.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Não fazia ideia de que haveria tantos crentes numa conferência TED.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Netušil jsem, že na TED konferenci je tolik věřících.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Nie przypuszczałem, że na konferencji TED będzie tylu wierzących.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Non mi aspettavo di trovare tanti credenti a una Conferenza TED.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.No tenía idea de que había tantos creyentes en una TED Conference.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Nu-mi închipuiam să fie atâţia partizani la o conferinţă TED.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Tôi không ngờ là có nhiều người mộ đạo như vậy tại buổi hội thảo TED cơ đấy.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Δεν είχα ιδέα ότι υπάρχουν τόσοι πιστοί σε ένα συνέδριο του TED.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Даже и не думал, что на конференции TED столько верующих.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.Не знаех, че има толкова вярващи на TED конференция.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.לא ידעתי שיש כ"כ הרבה מאמינים בכנס TED.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.لم يكن لدي فكرة أن هناك الكثير جدا من المؤمنين في مؤتمر TED.
Bir TED konferansında bu kadar inananın olduğunu bilmiyordum.(笑)
Biz, Anayası'nın ikinci düzeltmesine inanan bir ulusuz. Ben de bu düzeltmeye inanıyorum.We\'92re a Nation, die glaubt die zweite Änderung, und ich glaube an die
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Das waren die, die nicht glaubten, dass die Indus-Schrift eine Sprache repräsentiert.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Dat waren de mensen die geloofden dat het Indusschrift geen taal vertegenwoordigt.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.생각하는 사람들은 고함을 지르며 큰 소동을 벌였습니다.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.Індське письмо мовою.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.והם היו מאלה שהאמינו שכתב האינדוס אינו מייצג שפה.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.وكان هؤلاء الناس هم الذين يعتقد أن النص الاندوسي لا يمثل لغة.
Bu insanlar, İndus yazısının bir dili yansıtmadığına inananlardı.非難の声を上げました 私にも嫌がらせメールが届きました
Bu kartları inananlar şovdan önce dolduruyordu.Diisi oleh para jemaat sebelum acara dimulai.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Eine Menge Leute glauben das, aber ich halte das für völligen Unsinn
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Er zijn veel mensen die dat denken, en ik denk dat het je reinste onzin is.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Há muitas pessoas que acreditam nisso, mas eu penso que estão totalmente enganados.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Hay muchas personas que creen que sí, y yo pienso que es pura tontería.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Il y a beaucoup de gens qui le croient, et je pense que c'est des balivernes.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Je plno ľudí, ktorí tomu veria, aj keď ja si myslím, že sú to číre nezmysly.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Jest mnóstwo ludzi, którzy w to wierzą, a według mnie to kompletna bzdura.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.그렇게 생각하는 사람들이 많은데, 저는 완전히 헛소리라고 생각합니다.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Mnoho lidí věří, že ano. Já si však myslím, že je to naprostý nesmysl.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Molte persone lo credono, ma io penso sia sciocco.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Sokan így gondolják, de szerintem ez csak süket duma.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Sunt o mulţime de oameni care cred asta, dar eu cred că este o prostie completă.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Багато людей вірять що так, а я думаю, що це казки баби Параски.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Има много хора, които вярват това и мисля, че това са пълни глупости.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.Многие люди так и считают, но по-моему это — полная чепуха.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.רבים חושבים שכן, ואני חושב שזה ממש שטויות.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.هناك الكثير من الناس الذين يؤمنون بذلك، وأعتقد انها هراء مطلق.
Buna inanan pek çok insan var ve bence bu tam bir zırvalık.世の中には法則があります
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ce sont des gens qui croient qu'ils peuvent indivuellement changer le monde.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Đây là những người tin rằng bản thân họ có thể thay đổi thế giới.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.De är människor som tror att de individuellt är kapabla till att ändra världen.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.De er mennesker der tror på, at de hver især er i stand til at forandre verden.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Dit zijn mensen die geloven dat ze individueel in staat zijn om de wereld te veranderen.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ei sunt oameni care cred că sunt capabili individual să schimbe lumea.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Es sind Menschen, die glauben, dass sie als Einzelne die Welt verändern können.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Jsou to lidé věřící, že jsou osobně schopni změnit svět.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.이들은 모두 스스로가 세계를 변화시킬 능력이 있다고 믿습니다.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Ők olyan emberek, akik hiszik, hogy egyénileg képesek megváltoztatni a világot.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.Queste sono persone che credono di essere individualmente capaci di cambiare il mondo.
Bunlar bireysel olarak dünyayı değiştirebilecek kabiliyette olduklarına inanan insanlardır.São pessoas que acreditam que são capazes individualmente de mudar o mundo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod