Ana içeriğe geç
Sözlük

inanan ile cümle

inanan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,Et donc un économiste traditionnel, quelqu'un qui croie au principe de rationalité, dira :
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,그러니까, 이성을 믿는 일반적인 경제학자라면 이렇게 말하겠죠
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,Takže běžný ekonom, který věří v racionální uvažování, by řekl:
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,Tavallinen taloustietelijä, joka uskoo rationaalisuuteen, sanoisi:
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,Um economista típico, que acredita na racionalidade, diria:
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,Więc przeciętny ekonomista, ktoś, kto wierzy w racjonalność, powie:
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,Έτσι, ένας συνηθισμένος οικονομολόγος, που πιστεύει στον ορθολογισμό, θα έλεγε:
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,И така някой типичен икономист, който вярва в рационалността, ще каже:
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,Экономист, впитавший идеи рациональности поведения, нам может возразить, сказав:
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,אז כלכלן רגיל, כזה שמאמין ברציונאליות,
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,لذا فعالم الإقتصاد المعياري، شخص ما يؤمن بالعقلانية،
Akılcılığa inanan herhangi bir ekonomist size diyecektir ki,こう言うでしょう「鉛筆持ち上げ
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.A cél az, hogy azokkal köss üzletet, akik abban hisznek, amiben te is.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Celem jest robienie interesów z ludźmi, który wierzą w to, w co ty wierzysz.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Cieľom je obchodovať s ľuďmi, ktorí veria tomu, v čo veríte Vy.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Cílem je prodat zboží lidem, kteří věří tomu, čemu věříte i vy.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Cilj je poslovati s tistimi ljudmi, ki verjamejo v to, kar verjamete sami.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Das Ziel ist es mit allen Geschäfte zu machen, die glauben, was Sie glauben.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.El objetivo es hacer negocio con la gente que cree en lo que uno cree.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.El objetivo es hacer negocios con aquel que cree en lo que uno cree.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Het doel is zaken te doen met mensen die geloven wat jij gelooft.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.목표는 우리가 믿는 것을 믿는 사람들과 사업을 하는 것이죠.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.목표는.. 당신이 믿는 것을 믿는 사람들과 함께 일하는 것입니다.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Le but est de faire du business avec les gens qui croient en ce que vous croyez.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Le but est de vendre à des gens qui croient en la même chose que vous.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.L'obiettivo è fare affari con gente che crede in ciò in cui credete.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Målet är att göra affär med folk med folk som tror på vad du tror på.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Målet er at handle med mennesker der tror på det man selv tror på.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Mục tiêu là làm kinh doanh với những ai tin vào cái mà bạn tin tưởng.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.O objetivo é fazer negócio com as pessoas que acreditam no que nós acreditamos.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Țelul este să faci afaceri cu oameni care cred în ceea ce tu crezi.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Tujuannya adalah berurusan dengan orang-orang yang percaya dengan apa yang Anda percayai.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Ο στόχος είναι να συνεργάζεστε με ανθρώπους που πιστεύουν αυτό που πιστεύετε.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Мета в тому, щоб мати справу з людьми, які вірять у те, в що ви вірите.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Метою є вести бізнес із людьми, які вірять у те, в що віриш ти.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Целта е да се прави бизнес с хора, които вярват в онова, в което вярваш ти.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.Цель состоит в том, чтобы делать бизнес с людьми, которые верят в то, во что веришь ты.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.המטרה היא לעשות עסקים עם אנשים שמאמינים במה שאתם מאמינים.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.إنما الهدف أن تقوم بالأعمال مع الأشخاص الذين يؤمنون بما تؤمن به.
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.ビジネスするのを 目標とすべきなのです 一番肝心なのは
Amaç senin inandığına inananlarla ticaret yapmak.一番肝心なのは
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Aber angenommen -- (Applaus)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ale představte si -- (Potlesk)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ale predstavte si -- (potlesk)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ale przyjmijmy ...(Brawa) (Napis: zwolennicy teorii asteroidów nie mogą być patriotami.)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ampak recimo-- (Aplavz)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Dar să presupunem -- (Aplauze)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".하지만 한 번 생각해보세요. (소행성 이론의 지지자는 애국 시민이 될 수 없다.) (박수)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Maar veronderstel -- (Applaus)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Mas suponham... (Risos) (Aplausos) [Os apoiantes da Teoria do Asteroide não são cidadãos patrióticos]
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Ma supponiamo... (Applausi)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Men sæt - (Bifald)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Mutta oletetaan -- (Suosionosoituksia)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Pero supongan... (Aplausos)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Tapi misalnya-- (Tepuk tangan)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Αλλά αν υποθέταμε -- (Χειροκρότημα)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Αλλά αν υποθέταμε -- [Χειροκροτήματα]
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".Но представете си -- (аплодисменти)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ברור שזה לא יעלה על הדעת. אך הבה נניח-- (תומכי תיאוריית האסטרואיד אינם אזרחים פטריוטיים)
Ama farz edelim ki -- (Alkışlar) -- "Asteroid Teorisi'ne inananlar vatansever yurttaşlar olamazlar".ברור שזה לא יעלה על הדעת. אך הבה נניח-- (תומכי תיאוריית האסטרואיד אינם אזרחים פטריוטיים) [מחיאות כפיים]
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod